Muğla Geçmişine Sahip Çıkmaya Çalışıyor

Bu haber 15 Ocak 2016 - 8:57 'de eklendi ve 762 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

İsmail Atasever

Yaşadığımız kent Muğla dahil olmak üzere Türkiye genelinde konuşlanan iller adına dense ki, geçmişten günümüze eski dönemlerin izlerini taşıyan nice eserlere sahip çıkıldı mı?

Devletle birlikte bir takım kişi, kurum ve kuruluşlar benzer yaklaşımlar içerisinde oldular mı?

Hiç kuşku yok ki bu yaklaşım, tartışmaya açıktır.

Zira bütünüyle sahip çıkıldı veya çıkılmadı demek, yanıltıcı olur.

Bu nedenle, yeri geldiğinde sahiplenildi vurgusu, en akılcı yol diye düşünüyorum.

***

Hal böyle iken Muğla genelinde yer alan, dolayısıyla geçmişin izlerini taşıyan tarihi eserler ne durumda?

Bunlar, yerli yerindeler mi?

Yoksa, çoğu kez basın organlarına da yansıdığı şekliyle başka ülkelere mi kaçırıldı?

Eğri oturup doğru konuşalım.

Muğla genelinde yer eden nice tarihi eserlerin bir şekilde ülkemiz dışına çıkarıldığı bir vakıa.

Aksi iddia edilemez.

Başta Fransa’nın Loure Müzesi, İngiltere’nin British, İtalya’nın Uffizi Galerisi olmak üzere dünyanın birçok ülkesinde bulunan müzelerde, özellikle Anadolu medeniyetlerine ait pek çok eserin yer aldığı, bilinmez değildir.

Bu kadar olsa!.

Dünya genelinde yer eden Rusya’nın Ermitaj St Petesburg, Mısır Kahire Müzesi, ABD’nin MoMa New York, İspanya Prado Madrit, Hollanda Rijksmuseum Amsterdam, İtalya Vatikan Müzesi ve Çin Terra-Cota Savaşcıları ve Atları müzesinde, Anadolu medeniyetlerine ait eserlerin olmadığının garantisi yok.

Hal böyle iken, cevap arayan bir soru var.

Dünya literatüründe “geçmiş dönemlerin izlerini taşıyan eserler, ait oldukları toprakların malıdır” gerçeği tüm açıklığıyla ortada olduğu halde, bu eserlerin ilgili ülkelere iadesi yapılmış mıdır?

Bilhassa ülkemizin nice dönemlerinin simgesi haline gelenler.

Hiç kuşku yok ki bugün için dünyanın dört bir köşesinde, Anadolu medeniyetlerine ait eserler, ilgili ülkelerin müzelerinde sergilenmektedir.

Oysa, ülkeler arasında varılan anlaşmaya göre, söz konusu eserin ait olduğu ülkelere iadesi karar altına alındığı halde, Türkiye olarak bekliyoruz.

Sonra, Avrupa kıtasında ve denizaşırı ülkelerde, Anadolu Medeniyetlerini simgeleyen eserler olduğu kayıtlardan anlaşılmasına karşın hala iadelerinin yapılmaması, ülkeler sarasında yapılan anlaşma hükümlerine aykırıdır.

Buna karşın sözde batılı geçinen, burnundan kıl aldırmayan aynı ülkelerin bu eğilimi, sahip oldukları konuma aykırı olmasına karşın, bizim deyimimizle umurlarında değildir.

Yine de bekliyoruz.

Ne zaman gönülleri olurda, bize ait eserler iade edilir!

***

Bunlar dışında geçmiş dönemlere ait farklı yapı ve özellikte nice taşınmaz eserlerimiz var.

Cami, Medrese, Kilise, Sarnıç, Çeşme, Külliye gibi.

Bu eserlerden Muğla merkez ilçe dahil kendisine bağlı ilçe merkezlerinde bulunanlar hangileri diye baktığımızda;

Venedik Kalesi-Bodrum, Mousellum-Bodrum, Kayaköy (hayalet şehir) Fethiye, Loryma Antik Kent-Marmaris, Amos Antik Kent-Marmaris, Stratonikeia-Yatağan, Herakleia Antik Kent-Milas, Lagina Antik Kent- Yatağan, Kral mezarı-Fethiye, Kaunos Antik Kent-Kral Mezarları Dalyan-Köyceğiz, Bargilya Antik Kent Bodrum, Datça Kindos en belirgin olanları.

Bunlardan ayrı Muğla merkez ilçede bulunan tarihi değere haiz eserler, Hisar Dağı eteklerine doğru yayılan Türk Evleri, Rum evleri, Arasta Bölgesi, Tarihi Saat kulesi, Kurşunlu Cami en belirgin olanları arasında yer alıyor.

Eski Muğla evlerinin simgesi haline gelen Kuzulu Kapı ve aynı kapı ile ev arasındaki avlu, evlerle bütünleşen müştemilatlar, bu kente özgü mimari olarak karşımıza çıkıyor.

İlişkin olarak, geçmiş dönemlerin izlerini yansıtan bu eserler arasında yer alanlardan bazıları, çeşitli kurum ve kuruluşların gösterdiği duyarlılık sonucu, aslını korumak şartıyla restorasyona tabi tutuldular.

Muğla Valiliği tarafından restore edilen ve bugün Yörük Obaları Derneğinin ikamet ettiği Hacı Kadı Evi ile Saatli Kule’nin yukarı kesiminde bulunan Özbekler evi, İnşaat Mühendisleri ve Mimarlar Odasının restore ettiği evler.

Yanı sıra birçok oda, sendika ve derneklerin duyarlılığı sonucu aslını bozmamak koşuluyla restore edilen daha niceleri.

Şu sıra restorasyon çalışması yapılan tarihi bir yapı daha var.

Geçtiğimiz sene Muğla’ya gelen Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun ziyaret ettiği Camikebir Mahallesindeki Şahidi Hazretlerine ait ev, Kültür Bakanlığı tarafından restore ettiriliyor.

Şüphesiz gösterilen bu duyarlılıkların anlamı, geçmişimize sahip çıkmaktır.

Tabi elimizde kalanlar itibariyle…

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.