Muğla Devlet Hastanesi (II)

Muğla güzel bir kent ve tüm ülkenin de gözbebeği.

Bir ülkenin milli değerlerinden biri olarak turizm, bacasız sanayide önemli pasta payına sahip ve bu yüzden Bodrum, Fethiye, Marmaris ilçelerimiz çok dikkat çekiyor. Dünya’nın her bir yerinden vatandaş, ilimize tatil amaçlı gelebiliyor. Aynı zaman da İstanbul’un yutucu ve kaotik yapısından kurtulmak için yaz aylarında inanılmaz yazlıkçı akınına uğramakta ve nüfusumuz yaklaşık 4,5 milyon kişiyi buluyor.

Bu rakam İstanbul’u düşününce devede kulak kalsa da, müthiş bir sayı. Bu artış ile vatandaşın hizmete olan ihtiyacı 5 kat artmakta. Bir kentte İnsanlara sunulan çeşitli hizmetler var ve sağlık hizmetleri de en önemlilerinden bir tanesidir. Sağlık hizmetleri depo yapılan hizmet değildir. Hizmeti anında vermek zorundasınız. Düşünün! kalp krizi geçirmiş bir kişi hizmet almak için bekletilebilir mi? anında müdahale etmeniz gereklidir. Hizmetin aksamaması ve hizmete ihtiyaç doğduğu anda erişim sağlanması şart. Halkın erişim sağlaması için sağlık kuruluşları ve konuşlandırıldığı yerler çok önemli. Özellikle sağlık hizmetlerinin kamusallık özelliğini çok önemsiyorum ve ilimizin vatandaşının da basamaklı sağlık hizmetine erişimi şart diyorum. Önce birinci basamak, sonra ikinci basamak ve üçüncü basamak olarak sağlık hizmeti veriyor olması gereklidir.

Engebeli yollardan geçilerek Muğla Tıp Fakültesi kurulmuştu. Bu olgunun ortaya çıkarılmasında Muğla halkının ve kanat önderlerinin tutumu takdire şayandı.

Ve sonrasında…

Muğla Tıp Fakültesi, ikinci basamak sağlık hizmeti sunan Muğla devlet hastanesinin içinde konuşlandırılmış ve yaklaşık 6 senedir, hizmetini Eğitim Araştırma Hastanesi tabelası altında devam etmekteydi. Dayım sağ olsun denir ya, Sağlık Bakanlığı sağ olsun. Bakanlığımızın yaptırdığı yeni binaya, taşınma aşamasında olan Eğitim Araştırma Hastanesinin, ayrışarak öncesinde de olan 2. basamak devlet hastanesinin yok edilmeden tekrar yaşatılması çok önemli. Bu konuya dikkat çekilmesi gerekmekte. Devlet Hastanesi eski binanın yenilenmesi sonucunda hizmet vermeye devam etmesi Muğla halkının menfaatlerine olur. Tüm Muğlalının da geç olmadan konuyu sahiplenmesi gereklidir.

Muğla Ortak Akıl Birliği (MAB ) üyeleri son günlerde bu konuya yoğunlaşmış durumdalar ve çok geç olmadan, devlet hastanemizi kaybetmeden Muğla’ya kazandırılması için çaba göstermeye başladılar.

Bu arada Ticaret Odası, Tabip Odası, Esnaf Odası gibi Muğla ekonomisinde önemli üyeye sahip olup da kent dinamiklerinde var olan odalar sessiz kalmakta ve süt dökmüş kedi misali süklüm püklüm oturuyorlar. Açıklama yapmaya bile eriniyorlar.

Tek sivil toplum kuruluşları mı? Halkın kanıda yavaş devir daim ediyor.

Ne ağır bir kent yahu burası. Akdeniz bölgesi yörükleri çok tez canlıdır. Bir yörük olarak benimde  en kötü huyum sabırsızlığım ve her şeyin anında olmasını istememdir. Muğla biraz geniş karınlı.Tavuktan tam yumurta düşerken müdahale ediyorlar. Ve biraz daha dinamik olmalılar. Taşın altına da elini sokmak zorundalar.

Muğla’nın Muğlalının kanı hızlı devir daim yapmalıdır. Biraz da beyin fırtınasına ihtiyaç duymaktalar.

Aslında düşününce bizimle aynı nüfusta olan Aydın ilinde il merkezinde kamuya ait 4 adet hastane var. Turizmde inci konumunda olan ilimiz merkezinde bir tane. Bu işin doğasına aykırı.

Muğla Ortak Akıl Birliği ( MAB ) üyelerinin çabalarını desteklediğimi belirtmiş geçen hafta konuyu ele almıştım. MAB üyesi arkadaşlarım diyorlar ki;

– Muğla Halkının Basamaklı sağlık hizmeti erişimi yok edilmemelidir.

BASAMAKLI HİZMET SUNUMU

– Muğla ekonomisinde, kent dinamiklerini tutan herhangi bir işletme yoktur. Şehrin göbeğinde olan hastane, kent merkezinde önemli ekonomik değerdir ve ortalama 1600 esnafın ekmek yemesine vesile olması ile kent merkezinde çok önemli işlevi vardır. Bu yok edilmemelidir.

ŞEHİR MERKEZİNDE ESNAFI ZOR GÜNLER BEKLİYOR

– İlçe ve beldelerden gelen vatandaş hem alışverişini yaparak, hem de kent merkezinde olan hastanemizde muayene olarak ihtiyaçlarını gidermektedir. Bu Muğla ekonomisi için can suyudur.

DEVLET HASTANESİ CAN SUYU

– 2. basamak sağlık hizmeti olmadığı için hastalar direk 3. basamak sağlık hizmeti veren kuruma akın edecekler ve gerçek hasta olanlar ise atlanacaktır tezleri çok aklı başında ve bilimsel bir tezdir. Mesela ismini vermek istemiyorum akademik personelle karşılaşıp sohbet etmişti. Kendisi profesör ve poliklinik yapmak istemediğini belirtiyordu. Gerekçede kendisine 2. basamakta çözümlenememiş hastaların gelmesini istiyordu. Eften püften vakalarla uğraşmak istemiyorum diyor. Çünkü öğrencilerin ve asistanların yetiştirilmesine odaklanmak istiyordu. Haklı. Bir eğitimci olarak zamanını iyi kullanmak istemekteydi.

GERÇEK VAKALARIN ATLANMASI

Şimdi hastane kalkıp üniversitenin karşısında yeni binaya taşınınca çevresinde yeni oluşacak alanlarda rant ekonomisi oluşacaktır. Hastane çevresinde yeme- içme, eczane, tıbbı malzeme, gözlükçü, konaklama gibi bir çok hizmete ihtiyaç duyulacaktır. Bu da yeni bir rant kapısı yaratacaktır. Bir de alan yokluğu mevcuttur deniliyor.

YENİ RANTLARA DİKKAT

Çok önemli bir konu da, akademik personelle devlet hastanesi personeli arasında uyum problemi ortaya çıkıyor. Bunun acı örnekleri göğüs hastalıkları ve çocuk cerrahisinde yaşandı.

PERSONEL UYUMSUZLUĞU.

FALAN…. FALAN……

Sonuç olarak 2. basamak hizmet sunan devlet hastanesi Muğla için elzemdir. Ve sağduyulu siyasi otorite Güzel Muğla’nın değer kaybetmesine müsaade etmez diye düşünüyorum…

 

Okunma Sayısı:161

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.