Muğla Cumhuriyet Başsavcısı İlyas Yavuz: “Toplumu yanıltmak istiyorlar”

Bu haber 17 Kasım 2017 - 1:47 'de eklendi ve 891 kez görüntülendi.

Muğla Cumhuriyet Başsavcısı İlyas Yavuz, FETÖ soruşturmalarla ilgili sosyal medya hesapları üzerinden isimsiz olarak kamuoyunu yanıltıcı, provoke edici paylaşımlar yapanların, hala medet umdukları FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne sadakat gösterisi yapmak uğruna gerçekleri çarpıttığını ve bu uğurda ilgisiz kişileri hedef göstermeye toplumu yanıltmaya çalıştığını belirtti. Konu ile ilgili olarak bir açıklama yapan Yavuz ayrıca hali hazırda FETÖ/PDY ve darbeye teşebbüs soruşturma ve kovuşturmaları kapsamında 387 şüphelinin tutuklu bulunduğunu söyledi.

Haber Merkezi

Muğla Cumhuriyet Başsavcısı İlyas Yavuz, yürütülen FETÖ soruşturmalarla ilgili sosyal medya hesapları üzerinden isimsiz olarak kamuoyunu yanıltıcı, provoke edeci paylaşımlar yapanların, hala medet umdukları FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne sadakat gösterisi yapmak uğruna gerçekleri çarpıttığını ve bu uğurda ilgisiz kişileri hedef göstermeye toplumu yanıltmaya çalıştığını belirtti.
Muğla Cumhuriyet Başsavcısı İlyas Yavuz, FETÖ/PDY soruşturmalarına yönelik bazı basın yayın organları ile isimsiz ve imzasız sosyal medya hesaplarından yapılan yorumlara ilişkin açıklama yaptı. Başsavcı Yavuz Muğla Adliyesi’nin web sayfasından yaptığı açıklamada, “Son günlerde bazı basın yayın organları ile bir takım sosyal medya hesapları üzerinden kamuoyunu yanıltıcı, provoke edici ve yürütülen soruşturmalara yönelik çelişkili paylaşımlar yapılmaktadır. Bu paylaşımlarda bazı FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi şahıslar hakkında işlem yapılmadığı, bunların korunduğu, bazılarının ise keyfi biçimde serbest bırakıldığı şeklinde gerçek dışı ithamlar dile getirilmektedir. Ayrıca, ‘Şu kişi neden dışarıda, neden serbest kaldı, şu kişi hakkında neden hala işlem yapılmadı’ şeklinde söylemlerle algı operasyonları yapılmakta ve maalesef buna bazı kişi ve kuruluşlar da alet edilmektedir. Öncelikle bilinmelidir ki, Türkiye Cumhuriyeti Devleti, yaşadığı tüm alçakça, haince ve kural tanımaz saldırıya rağmen, hukuka ve insan haklarına saygılı, somut deliller ile hareket eden, kin ve düşmanlıkla asla işlem yapmayan, siyasi ve politik hiçbir baskı altına girmeyen ve sadece milletin emrinde olan bir yargı teşkilatına sahiptir. Bu unsurular başta FETÖ/PRY, DEAŞ, PKK, DHKP-C ve benzeri olmak üzere milli güvenliğimize karşı tehdit oluşturan tüm örgütlere karşı sürdürülen mücadelede de geçerlidir” dedi.
Soruşturmaların hızlı ve şeffaf bir şekilde yürütüldüğünü açıklayan Yavuz, “Anayasal düzeni değiştirmeye çalışan darbeciler ile FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarına yönelik olarak Muğla merkez ve mülhakat Cumhuriyet Başsavcılıklarımızca yürütülen adli soruşturmalar, hızlı, şeffaf, hukuka ve adalete uygun bir şekilde, Anayasamız, Türk Ceza Kanunumuz, Ceza Mahkemesi Kanunumuz ve diğer hukuk normları çerçevesinde devam etmektedir. Cumhuriyet Başsavcılığımızca yürütülen soruşturmalarda FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne ait, ‘Adliye, asker, emniyet, jandarma, öğretmen, esnaf, kadın, üniversite, sağlık, öğrenci gibi yapılanması’ gibi birçok hücresel yapılanmanın varlığı tespit edilmiştir. Elde edilen gizli ve açık tanık ifadeleri, itirafçı beyanları, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü tarafından Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin yasal düzenlemelerinden yararlanılarak ‘yasalmış gibi gösterilmek suretiyle’ oluşturulan eğitim kurumları, yurtlar, dernekler, sendikalar, basın kurum ve kuruluşlarına ait kayıt ve belgeler üzerinde yapılan incelemeler neticesinde elde edilen veri, doküman, belge ve bilgiler soruşturma dosyalarında maddi delil olarak değerlendirilmiştir” dedi.
Soruşturma sürecinde FETÖ terör örgütünün faaliyetlerine katılmalarına karşın itirafçı olmayı tercih ettiğini belirten Başsavcı Yavuz, açıklamasına şöyle devam etti:

“FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensubu olan, bu mensubiyet çerçevesinde üst düzey, orta düzey ve alt düzey gruplarda yöneticilik yapmış, yöneticilik yapmamış olsa dahi sempatizan üye olarak bir çok faaliyete katılmış şüphelilerden bazıları bu aşamada itirafçı, açık ve gizli tanık olmayı tercih etmiştir. Bu kişilerin verdikleri ifade ve beyanlarda; FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile bağlantılarının öğrencilik yıllarında başladığı, öğrencilik sonrası kamu kurumlarında görev aldıkları, bu görevde iken bazılarının irtibatının koptuğu, bazılarının ise çocuklarını FETÖ/PDY silahlı terör örgütünce kurulan eğitim kurumlarına kaydettirmeleri neticesinde bağlantılarının devam ettiği ortaya çıkmıştır. Bu eğitim kurumlarında eğitim hizmetleri dışında velilere yönelik olarak sohbet toplantıları yapılarak FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ve bu örgütün yöneticileri ile örgüt lideri Fetullah Gülen lehinde propagandaların yaptırıldığı, kitapların okutulduğu, videolar izlettirildiği, zaman zaman hükümet ve devlet aleyhine yolsuzluk iddiaları ile konuşmalar yapılarak taraftar toplanmaya çalışıldığı tespit edilmiştir. Haklarında kuvvetli deliller ile soruşturma başlatılan örgüt yönetici ve mensuplarının ilk ifadelerinde suskun kaldıkları, itiraf etmekten çekindikleri ve özellikle yasal düzenlemelerden bilgilerinin olmaması nedeniyle pişmanlık yayasından yararlanıldığında ne gibi faydasının olacağı konusunda tereddütlerinin olduğu gözlenmiştir. Kendilerine her türlü yasal fayda sunulması ve anlatılmasına rağmen, örgütün bu soruşturmalardan aklanacağına ve kurtulacaklarına inanan tutukluların kandırıldıkları gözlemlenmiştir. Ancak Cumhuriyet Başsavcılığımızca uygulanan hukuki yöntemler neticesinde birçok örgüt mensubu devlete olan güvenini tazelemiş, itirafçı olmalarının kendilerine ve ailelerine büyük fayda sağlayacağını anlamıştır. Bu itiraflar neticesinde Cumhuriyet Başsavcılığımızca yapılan operasyonlar kapsamında da önemli sonuçlar elde edilmiştir. Etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanılarak adli kontrol ile serbest kalınması hususunda önemle belirtilmesi gereken nokta şudur. Haklarında herhangi bir adli soruşturma başlamadan veya başladıktan sonra veya tutukluluk süresi içerisinde pişmanlık duyarak itirafçı olacağına kanaat getirilen ve yasal mevzuat çerçevesinde görüşme yapılarak gerçek itiraflara yönelik anlatımlar yaptığı anlaşılanların söylemleri ışığında yapılan operasyonlar ile örgütün çok önemli isimlerine ulaşılmış ve gerekli adli işlemler uygulanmıştır. Bunun sonucunda da söz konusu itirafçılar yasaların da emrettiği maddeler ışığında adli kontrol kararı verilerek serbest bırakılmıştır”
İlgisiz kişileri hedef gösterme çabaları var
Bazı sosyal medya hesaplarından isimsiz yorumların yapıldığını, bu kişilerin aslında kendilerini gizlemeye çalıştığını ve ilgisiz kişileri hedef göstermeye yönelik olduğunu belirten Yavuz, “Gerçek dışı ithamları kendilerine iş edinmiş ve kullanıcısı belli olmayan bir takım sosyal medya hesaplarının aslında kimlere ve neye hizmet ettiği bellidir. Toplumdaki algıyı neden devletin aleyhine çevirmeye çalıştıkları da bunun bir ispatıdır. Ayrıca, bildiklerini iddia ettikleri konuları dile getirmek için ismini, cismini ve fiili varlığını gizlemeyi tercih eden bu kimseler, hala medet umdukları FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne sadakat gösterisi yapmak uğruna, gerçekleri inanılmaz derecede çarpıtıp, bu uğurda ilgisiz kişileri hedef göstermeye, toplumu yanıltmaya çalışmaktadır. Bu kişiler sözde FETÖ karşıtı gibi durup, özünde bu terör örgütüne bağlı kalmaya devam etmektedir. Sosyal medyadan gerçek dışı yorumlarla etki yaratacağını düşünenler, birilerinin kuklası ve piyonu olmuş ve hayatı böyle sürdürmeye mahkûm aciz kişilerdir” dedi.
Türkiye Cumhuriyeti Yargı Teşkilatının sadece hukukun terazisine bağlı, milletin emrinde olduğunu ve sadece milletine hesap vermekle yükümlü olduğunu belirten Yavuz, şunları kaydetti:
“Türk yargısı delillerle işlem yapar, kin ve garez ile hareket etmez. Elinde bilgisi ve belgesi olanların müracaat edeceği tek yer Türk yargısıdır. Sosyal medya hesapları üzerinden simsiz, imzasız yorum ve haberlerle iş ve işlem yapılmasını beklemek beyhude bir bekleyiştir. Elinde bilgi, belge ve delili olanların, altına imzasını da atarak Türk yargısına yardımcı olması gerekmektedir. Mesnetsiz girişimlerle, sadece sosyal medya hesaplarından yorum yapmak, elindeki bilgiyi yargıyla paylaşmamak, devlete yapılan en büyük ihanettir, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne edilen bir hizmettir.”
3 bin 86 soruşturma dosyası
Muğla Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan FETÖ/PDY ve darbeye teşebbüs soruşturmaları kapsamında yapılan çalışmaları da değerlendiren Başsavcısı Yavuz, “15 Temmuz 2017-15 Kasım 2017 tarihleri arasında 3 bin 086 soruşturma dosyasında işlem yapılmış olup, işlem yapılan şüpheli sayısı 2 bin 658’dir. Bu dosyalardan 572 soruşturma dosyasında iddianame ile mahkemelere kamu davası açılmıştır. Hakkında dava açılan şüpheli sayısı bin 190 olup, 346 dosya da kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir. 102 dosya da kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş olup, mahkemelere açılan 572 iddianameden 149’u karara çıkmıştır. Hali hazırda FETÖ/PDY ve darbeye teşebbüs soruşturma ve kovuşturmaları kapsamında 387 kişi tutuklu bulunmaktadır. Soruşturma ve yargılamalar, masumiyet karinesi ve gizlilik kuralının ihlal edilmemesi çerçevesinde, hukuka uygun, kanunlar ışığında, titizlikle, adil, hızlı ve yoğun bir şekilde devam etmektedir. Konuyla ilgili olarak sadece Cumhuriyet Başsavcılığımızın resmi açıklamaları dikkate alınıp, kamuoyunda ortaya çıkan asılsız söylemlere itibar edilmemesi, hem soruşturma ve yargılamaların selameti açısından, hem de halkımızın yanlış bilgi sahibi olmaması açısından önem arz etmektedir. Ayrıca Cumhuriyet Başsavcılığımızca yürütülen soruşturmalarda gözaltına alınanlar şanlı bir tarihe sahip olan necip milletimizin kurduğu son devlet olan Türkiye Cumhuriyetimizin hukuka sıkı sıkıya bağlı, adalete gönül vermiş biz kamu görevlilerinin ve şanlı devletimizin teminatı altındadır” ifadelerini kullandı.

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.