Muğla Büyükşehirde İpi Kim Göğüsler?

Bu haber 26 Mart 2019 - 1:30 'de eklendi ve 2.302 kez görüntülendi.
Namık Açıkgöznamikacikgoz@gmail.com

Namık Açıkgöz

 Muğla’ya 6 Nisan 1994 günü geldim. Yani 1994 Yerel seçimlerinden bir hafta sonraydı gelişim. Orhan Çakır’ın seçildiği seçimmiş o seçim. ANAP adayı Ramazan Özdemir çok az bir farkla kaybetmiş. ANAP 6.155 oy almış; CHP 6.611 oy… Aradaki fark sadece 456… Diğer merkez partilerinin oyları da bir araya geldiğinde aradaki fark gene birbirine yakın ama 1994 Yerel Yönetim seçimleri, merkez sağın Muğla’da fırsatı kaçırdığı bir seçim olmuş ve bir daha o fırsat yakalanamamış.

Zaten 1973’ten beri belediyede merkez sol egemenliği Erman Şahin’in şahsiyeti ve karizması ile devam edegelmiş. İşte 1994 seçimleri 20 yıl sonra bu akışı tam değiştirecekken, fırsatı kaçırmış. Yoksa Muğla genelinde oy dağılımı yarı yarıya, hatta zaman zaman merkez sağ lehine dönmüştür ama belediye başkanlığı seçimlerini hep merkez sol kazanmıştır.

Dr. Osman Gürün 1999 yılında “meydâne” bir çıkmış pir çıkmıştır; 20 yıldan beri belediye başkanımız Dr. Gürün. Allah uzun ve sağlıklı ömürler versin; neredeyse, hekimlikten sonra bir de belediye başkanlığından emekli olacak. Herhalde Erman beyin başkanlık süresini de geçti.

1999’dan beri Dr. Gürün’ü seçimlerden bir-iki ay önceden iki defa tebrik ettim. Çünkü görünen seçim “oy sayımı” istemiyordu. Dr. Gürün açık ara önde görünüyordu. Dr. Gürün’ü “önceden tebrik” etmemin ikisi de Ak Parti döneminde idi.

Muğla’da sevgili başkanımız Dr. Gürün’ü bu defa da baştan, yani Ekim-Kasım 2018’de falan tebrik etmek mümkündü. Alınan oylar meydandaydı ve Dr. Gürün, İYİ Parti desteğini de alarak işi baştan bağlamışa benziyordu.

Ama iş öyle olmadı ve ben bu defa sevgili başkanımızı taa baştan tebrik etmedim.

Etmedim; çünkü siyaset dengeleri değişmişti.

Bir kere Ak Parti’de Kadem Mete, şahsî beklenti gütmeden, azimli ve ilkeli bir şekilde varlık gösterecek bir tavır sergilemek üzere stratejisini sergilemeye başlamıştı. Alışılmış bir il başkanı tavrı sergilemiyor; duvarları zorluyordu. Başlarda bazı tereddütler yaşandıysa da eski vekil Mehmet Nil Hıdır isminin açıklanması, kararlılığın göstergesi olarak algılandı.

Arkasından gelen Behçet Saatcı ve Mehmet Kocadon fırtınaları, “Osman abi”yi sarsmaya başladı.

Bütün bunlara bir de yaşanan CHP içi olumsuzlukların doğurduğu “küskünler” eklenince, bizim “baştan tebrikimiz” güme gitti!…  Sonucu önceden sezebilsek, gene “önceden tebrik etmek”ten içtinap etmezdik; ama durum bunu göstermiyordu.

Geçen haftalarda rakamları az-çok yazdık. O çerçevede yarışın 3 aday (Hıdır, Gürün, Saatcı) arasında geçeceği ve Kocadon ile Ali Acar’ın açacağı gedikler ile sevgili başkanımızın durumunun eski seçimlerdeki kadar kolay olmadığı görülüyor.

Sosyal medyadaki beğenilere bakılınca, Saatcı’nın heyecanlı bir takipçi kitlesinin olduğu görülüyor; M. Nil Hıdır’ın takipçileri istikrarlı ve sonuçtan emin adımlarla ilerliyor. Osman başkanımız, sosyal medyada beklenen revaca ulaşamadı; Kocadon’un beğenileri kıpırdıyor ama sıçrayamıyor.

Tabii ki sosyal medya beğenileri oy değil; sade birer gösterge… Demokrasi 5 gün sonra 31 Mart Pazar günü sandıkta tecelli edecek. Hepimiz çıkacak sonuca rıza göstereceğiz. Kazansak da kaybetsek de…

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.