Muğla Belediyesi’nin Güneş Evi…

Bu haber 09 Kasım 2009 - 0:00 'de eklendi ve 1.253 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Geçen hafta (5 Kasım) Perşembe günkü yazımda dikkatleri çekmeye çalıştığım gibi, Muğla’nın her yanı enerji…
O yazımda, Zorlu Grubu’nun Türkiye’deki bütün tesislerinde tükettiği enerjiyi karşılamak için Dalaman Akköprü Barajı havzasında hidroelektrik santralı kurmaya başladığını da yazdım.
Acaba diyorum, Muğla’da İl Genel Meclisi’nin ve dolayısıyla İl Özel İdaresi’nin veya belediyelerin öncülüğünde ya da İl Özel İdaresi ve belediyeler öncülüğündü bir “Anonim Şirket” kurulsa ve Ankara’ya başvurup, “Biz de hidroelektrik santralı kurmak ve Muğlalılar olarak kendi santralımızın ürettiği enerjiyi tüketmek istiyoruz.” denilse ne olur?
E, güzel olur…
Güzel yetmez, müthiş olur!
 
xx           xx           xx
Ama Muğla’da kendine enerji üretimini dert edinmiş hiç değilse bir belediye var:
Muğla Belediyesi…
Geçtiğimiz günlerde Muğla’da belediye tarafından “İsveç Tarzı Sürdürülebilir Kalkınma ve Türk Belediyeleri Bundan Nasıl Faydalanabilir?” başlıklı bir panel yapıldı. Bu ilginç paneli izleme olanağı bulamadım.
Panelde, ülkesindeki uygulamalarla ilgili bilgi veren İsveç Proje Yürütücüsü Rolf A. Karlson “Gelişmiş teknoloji, doğal varlıklar zenginliği ve öteden beri süren geleneksel enerji araştırmalarında, Dünya sürdürülebilir enerji sistemlerine geçmeyi benimserken İsveç bu alanda önde gelen ülkelerden birisidir. İsveç 1970 yılında başlayan petrol krizinden bu yana alternatif enerji kaynakları konusunda kendisini geliştirmiştir” demiş.
Nedense; petrol kuyularımız da olmadığı halde, Türkiye bunu yapmadı…
Türkiye, yine de bu anlamda bir İsveç olabilir mi bilmiyorum ama, isterse; 5 Kasım tarihli yazımı okuyanlar, (okumayanlar okumalı) bana hak vereceklerdir; isterse Muğla olabilir…
 
xx           xx           xx
Aynı panelde, Muğla Belediye Başkanı Dr. Osman Gürün de şöyle demiş:
“Kentsel Sit Alanı, Doğal Sit alanı ile birlikte belediye ve mücavir alan sınırlarımız içerisinde çatılarda kolektör uygulamasına başlayacağız. Bu sayede aynı zamanda görsel kirliliği ortadan kaldıracağız. Öte yandan parkların tüm elektrik ihtiyaçları enerji panelleri ile sağlanacak. Bu konuda ilerleyip kamu binalarını ve daha da ilerleyerek şehrin tüm aydınlatmasını güneş enerjisi ile sağlamayı hedefliyoruz.”
Paneli izleyip, Başkan Gürün’ün bu sözlerine haberlerinde yer veren arkadaşlarımın eksiği fazlası var mı bilemiyorum ama, sözlerden anlaşılan şu:
1- Muğla’da güneş enerjisi kolektörleri ile yaratılan görüntü kirliliği ortadan kaldırılacak.
2- Şehir içindeki tüm parkların aydınlatması güneş panelleri ile elde edilecek enerji ile gerçekleştirilecek. Parkları, Kentsel SİT Alnı ile Doğal SİT Alanı (Karabağlar Yaylası) aydınlatması ve ardından kamu binaları, onları da  tüm şehir izleyecek.
 
xx           xx           xx
Muğla Belediyesi’nin bu büyük ve Türkiye’ye “model olabilecek” projesi ne kadar zamanda gerçekleşir bilemem, ama başlamak bile çok önemli.
Muğla Belediyesi bu önemli projeye adım atmadan, aynı çerçevede şimdi “Güneş Evi” kuruyor.
Muğla Güneş Evi, Türkiye’de ikinci Güneş Evi olma özelliği taşırken, yenilenebilir ve temiz enerjiye örnek oluşturuyor…
Daha önce Diyarbakır’da kurulan güneş evinin mimarı olan Çelik Erengezen Muğla Belediyesi için kuracağı ikinci Güneş Evi ile ilgili, Muğla’nın güneş enerjisi açısından önemli bir potansiyel olduğunu belirterek şunları söylüyor:
“Küçük bir evin enerji gideri 10-15 kilowat saattır. Kuracak olduğumuz bu sistem konutlar başta olmak üzere turizm, kamu kuruluşları, özel kuruluşlar, fabrikalar her alanda kullanılabilir.Elde edilen enerji ısıtma ve soğutmanın yanında aydınlatmada da kullanılabiliyor. Son derece temiz ve yenilenebilir bir enerji. Sıkça karşılaştığımız bir soru var ‘Bu sistem pahalı mı?’… İlk anda pahalı gibi gözükse de aslında pahalı bir sistem değil. Bu sistemin yaygınlaşması durumunda enerji kullanımında çok büyük tasarruflar sağlayacak. Bu proje Muğla için son derece elverişli bir model. Bu sistem yeni yapılacak evlere de kurulabilir mevcut evlere de uyarlanabilir. Muğla bu sistemle bir Güneş Kente dönüşebilir dolayısıyla vatandaşlar hem kendi ekonomilerine hem de ülke ekonomisine büyük katkılar sağlayabilir.”
 
xx           xx           xx
Türkiye’nin Diyarbakır’dan sonra ikinci Güneş Evi Muğla’nın Muslihittin Mahallesi’nde, Akyol’da düzenlenen bir parkın içine yapılıyor. Güneş Evi ısıtma ve soğutmanın yanında parkın aydınlatmasında da kullanılacak. Evin 2 ay içinde tamamlanacağı belirtiliyor.
Bu oldukça sevindirici ve heyecan verici bir gelişme.
Ama…
İnsan “Muğla Üniversitesi nerede?” diye sormadan edemiyor!
Muğla Üniversitesi’nde bu yönde çok ciddi çalışmaların yapıldığını; üniversite köprüsünde ve kampus içinde aydınlatmanın “güneş pilleri” ile yapıldığını, kampus içindeki yapılardan birinin cephesinin güneş panelleri ile kaplandığını ve güneş enerjisi ile çalışan bir otomobil üzerinde çalışıldığını biliyoruz.
Hal böyle iken, Türkiye’nin ikinci Güney Evi’nin “Muğla Üniversitesi&Muğla Belediyesi işbirliğinde” değil de, bir mimara yaptırılıyor olması da düşündürücü!
MUĞLA ÜNİVERSİTESİ, SADECE MUĞLA BELEDİYESİ İLE DEĞİL, ÖTEKİ İLÇE BELEDİYELERİ İLE DE İŞBİRLİĞ İÇİNDE OLMALI…
 
xx           xx           xx
Bilemiyorum Muğla Üniversitesi bu anlamda, yerel yönetimlerle bir arama konferansı gerçekleştirse, bir yol haritası hazırlansa nasıl olur…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.