Muğla Belediyesi ve demokrasi

Bu haber 03 Eylül 2009 - 0:00 'de eklendi ve 891 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Biz Muğlalıların en büyük övgülerinden biri, “Muğla’nın bir hoşgörü ve demokrasi limanı” olduğu savımızdır.
Böylesine bir övgüye sahip olunan yerde, yerel yönetimler demokrasinin en önemli, köklü kurumları olarak gösterilebilmeliler.
1999 yerel seçimlerinde Muğla Belediyesi bu anlamda ciddi adımlar atmıştı.
Ancak 2009’a gelinceye kadar, gerçek anlamda saydamlık ve katılımcılıktan söz etmek çok kolay değil…
 
xx           xx           xx
Belediye Başkanı Op. Dr. Osman Gürün’ün 1999 yerel seçimlerinde vaatlerinin başında; “Katılımcı, saydam belediyecilik” geliyordu.
Aslında bu her belediye başkanı adayının vaatleri arasında vardır. Hemen hepsi de seçildikten sonra “demokratik krallar” olurlar…
Belediye Başkanı’nın “kral” olmak gibi bir niyeti olmasa da “Padişahım çok yaşa” kültürü bürokratlarda genellikle devam etmektedir ve belediye başkanını kuşatan bürokratlar çoktan “Sen kralsın” demeye başlamışlardır!
Bu dolmayı başkanların kimi yer kimi yemez. Ancak genellikle yerler. Çünkü övülmek, okşanmak hemen hepimizin ‘insani’ zaaflarındandır!
 
xx           xx           xx
Muğla’da “100 Günlük Rapor” uygulamasını başlatan ilk belediye Muğla Belediyesi oldu. Başkan Gürün 1999 yerel seçimlerinden buyana 100 günde bir faaliyet raporu yayınlayarak bir anlamda Muğlalılara hesap veriyor.
Muğla’da “Dilek Kutuları” ve “Beyaz Masa” uygulamalarını getiren ilk belediye de Muğla Belediyesi olmuştu. Nedense bu güzel uygulama Başkan Gürün’ün ilk döneminde sona erdirildi!
Kent Meclisi kuran ilk belediye de Muğla Belediyesi oldu. “Katılımcılığın” meyvelerinin toplanacağı bu Kent Meclisi de nasıl olduysa, zaman içinde “Uydu Kent” gibi bir şey oldu!
Bu meclisin varlığından Muğlalıların haberlerinin olduğunu sanmıyorum.
 
Xx          xx           xx          
Başkan Gürün’ün 1999 yerel seçimlerindeki vaatlerinin arasında, katılımcılığın ve saydamlığın bir gereği olarak, “Meclis Toplantılarının halka açık” yapılması da vardı.
“Şimdi yok” demeyeceğim. Var… Zaten Belediye Meclisi toplantıları yasal olarak halka açıktır. Ancak halkın haberi yoktur!.. O nedenle o zaman Başkan Gürün, “Meclis toplantılarını gündemiyle birlikte önceden halkımıza duyuracağız” demişti.
Ama…
Meclis toplantılarının önceden halka duyurulması gerçekleştirilemedi. O gün “şov yapmaya niyetlenmiş” belediye meclis üyeleri olmasa, biz gazetecilerin bile düne kadar toplantılardan haberi olmuyordu!
 
xx           xx           xx
Başkan Gürün’ün 1999 yerel seçimlerinde ortaya koyduğu vaatlerinin tamamının gerçekleştirildiğini düşünün…
İşte o zaman Muğla’nın bir “demokrasi ve hoşgörü limanı” olduğundan haklı olarak söz edebilirdik! Bir de Belediye Meclisi toplantıları yerel TV kanallarından naklen verilebilmiş olsaydı…
Hayali bile güzel!
 
xx           xx           xx
Önceki gün yeni dönemin ilk belediye meclisi toplantısının yapılacağını sokaktan, ikinci üçüncü şahıslardan duymadığımız gibi, bizi haberdar eden şov yapmaya niyetli meclis üyesi de olmadı… Haber Merkezimize Başkan Gürün imzalı ‘gündem’ fakslandı. Gerçekten çok sevindim. Yıllar sonra ilk kez Belediye Meclisi toplantısına gittim.
Toplantıyı izlerken, “katılımcı ve saydam belediyecilik” için yukarıda anlattıklarımın gerçekleştirilebilmiş olmasının da yetmeyeceğini gördüm. İyi bir “muhalefetin” de olması gerekiyor…
Başkan Gürün Muğla’nın kanalizasyon sistemi işletmesinde sözleşmeli çalıştırılmak üzere iki mühendise verilecek maaşın mecliste belirlenmesini istiyor, AKP’li bir meclis üyesi çıkıp, “Size iki personel alımı için yetki vermeyiz” diyor. Oysa meclisin böyle bir yetkisi yok!
Gündemin ilk maddesi “yeni su tarifesinin onayı”… AKP’li üye Hamza Akercan su zammına tamamen karşı çıkarken, Bütçe Mali Komisyon’da zamma ‘evet’ diyen MHP’li üye Tahir Palaska, meclisteki oylamada ‘hayır’ diyor. MHP Grubu ise zammın ekonomik nedenlerle bir yıl ertelenmesini istiyor. Palaska da, “Zam bir yıl ertelense, evet demeye devam edecektim” diyerek çelişkili oyunun gerekçesini açıklıyordu.
 
xx           xx           xx
CHP’li üyelerin oyları ile meclisten geçen “su zammı kararı” gerekçelere bakıldığında yerinde, kaçınılmaz bir karar. O nedenle “akıllı muhalefet” zamma karşı çıkarak popülistlik yapmak yerine, “Muğlalı ciddi elektrik harcaması ile pahalı kuyu suyu içmeye daha ne kadar devam edecek?” diye sorabilirdi…
Öyle görünüyor ki, meclis toplantılarını izlemeye devam edeceğiz…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.