“Muğla Belediyesi şirket gibi!”

Bu haber 10 Nisan 2013 - 0:00 'de eklendi ve 1.706 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Muğla Belediyesi Nisan ayı toplantısında 2012 Yılı Faaliyet Raporu oylanırken gerilimli anlar yaşanmış. Muğla Belediyesi 2012 Yılı Hesap İş ve İşleri Meclis Denetim Komisyonu ve Adalet ve Kalkınma Partisi Meclis Üyesi Hamza Akercan’ın denetim raporunun mecliste görüşülmesi talebi reddedilmiş.

Biz de merak edip, o görüşülmesi engellenen ve Meclis Üyeleri CHP’li Hilmi Giresun, Gökhan Çağlav, Celal Orhan, MHP’li M. Hüner Yağcıoğlu ve AK Partili Hamza Akercan’dan oluşan Komisyon tarafından hazırlanan raporu bulduk.

Rapora “şerh” koyan Akercan’ın şerh gerekçeleri şaşkınlık yaratıcı ve düşündürücü. Özellikle Fen İşleri faaliyetleri tedirgin edici…

xx        xx        xx

Akercan’ın Fen İşleri ile ilgili tedirgin edici bulgularını mercek altına alacağız.

Ama önce CHP’li Belediye Meclisi Üyesi, Belediye Başkan Yardımcısı Yavuz Kayı’dan bir fıkra…

Sayın Kayı mecliste gerilimi düşürmek için, Belediye Meclis Üyelerinin taşeron değil, müteahhit olduklarına vurgu yaparak “Belediyemizi bir kolektif şirket olarak düşünün. Grubun ciddi katkıları var. Geçen sene yaşananlar orada kalsın, dostluklar baki kalsın.” demiş.

İyi demiş… Dostluklar baki kalmalı… Ama “gerçekler” de konuşulmalı… Denetim Komisyonu Raporu meclisten kaçırılmamalı…

Sayın Kayı, mecliste bir de fıkra anlatmış. Şöyle;

İşçiler iktidara gelir. ‘Yeni bir program yazalım’ derler. Muhafazakarların hazır programının güzel olduğunu görür, alır ve uygularlar. Ama ertesi gün gazeteler ‘Muhafazakarlar nehirde yüzerken işçiler çamaşırlarını çaldı’ diye başlık atarlar.

xx        xx        xx

Sayın Kayı’nın fıkrası bir kıssadan hisse.

İyi de buradan nasıl bir hisse çıkarılmalı? Fıkranın muhatabı kim?

Muhafazakar olmayanlar ilerici ve demokrat olduklarına göre CHP’mi?

Yoksa muhatap biz gazeteciler mi?

Muhatap bizsek, doğrudur. Biz genellikle görülmeyeni, gösterilmek istenmeyeni, üstü örtülmek isteneni görür, yazarız. Yazının muhatapları da bizleri yalancılıkla, abartmakla, saptırmakla suçlarlar. Bu böyle sürer gider…

Tabi gazeteci var, “gazetecicik” var. O gün o meclisi izleyenler içinde ben olsaydım, Sayın Kayı’nın meclisteki gerilimi ortadan kaldırmak için yaptığı konuşmayı ayrı haber yapıp şöyle başlık atabilirdim:

Muğla Belediyesi şirket gibi

xx        xx        xx

Sayın Kayı nüktedan insandır.

Biz gazeteciler özeleştiri yapmasını da biliriz.

Bir başka meclis toplantısında, gerekirse anlatsın diye bir fıkrada ben anlatayım.

Papa bir gün Amerika’ya gider.

Hava limanında kendisini bir gazeteci ordusu karşılar.

O münafık gazetecilerden birisi Papa’ya şu soruyu yöneltir:
“Efendim genel evleri ziyaret edecek misiniz?”

Papa yanıt verir:

“Amerika’da genel ev var mı?”

Ertesi gün gazeteler şu başlığı atar:
Papa gazetecilere, ‘Amerika’da genel ev var mı?’ diye sordu.

xx        xx        xx

Var sayalım Muğla Belediyesişirket” gibi yönetiliyor.

Şirketlerin kurumsallaşmışı var, kurumsallaşamamışı var…

Kurumsallaşmış şirketler doğal olarak “menfaatleri” ile hareket ederler ve her zaman menfaatlerini gözetirler.

Ama Muğla Belediyesi 2012 Yılı Hesap İş ve İşleri Meclis Denetim Komisyonu Üyelerinden Adalet ve Kalkınma Partisi Belediye Meclis Üyesi Hamza Akercan 5 üye olarak yaptıkları denetim sonucu ortaya koydukları rapora “şerh” koymuş.

Akercan’ın şerh gerekçelerine baktığınız zaman Muğla Belediyesi’nin bir “şirket gibi” dahi yönetilmediği görülüyor!

CHP’li (CHP ve sol kültürü tartışılır) Belediye Başkan Yardımcısı Yavuz Kayı Muğla Belediye Meclis üyelerinin taşeron değil, müteahhit olduklarına vurgu yaparak “Belediyemizi bir kolektif şirket olarak düşünün.” diyor.

Sormazlar mı:

O müteahhitlerin işvereni kim?

İşveren geri zekâlı mı? Sormaz mı:

Şirketin çıkarlarını, kamunun yararını neden gözetmiyorsunuz?

xx        xx        xx

Hamza Akercan, Belediye Meclisi’nde görüşülmesi reddedilen “Denetim Komisyonu Raporu”na muhalefet şerhi koyarken gerekçelerini sıralamış. Gerekçelerin her biri bir başka köşe yazısı konusu…

Akercan öteki denetim komisyonu üyesi arkadaşları ile denetime başlarken, “Biz teknik konulardan anlamayız. Yasanın da izin verdiği gibi teknik danışmanlık hizmeti alalım.” Önerisinde bulunmuş. Anlaşılır gibi değil, MHP’li Üye M. Hüner Yağcıoğluçekimser” oyu verirken, CHP’li üç üyenin “ret” oyu ile Akercan’ın önerisi kabul edilmemiş!

Neden?.. Görülmesi, anlaşılması istenmeyen ve dahi Ahmet Karaosmanoğlu’nu haklı çıkaracak durumlar mı var?

Denetim sırasında bir teknik adam bulunmamasına ve kendisi de teknik adam olmamasına rağmen Akercan, şerhine gerekçe olarak önemli bulgularını ortaya koymuş.

Tabi “Akercan teknik adam değil. Bu işlerden anlamaz. Bulgularına itibar edilmemeli.” de denebilir!

O zaman gelin, sadece Fen İşleri’nin dosyalarını “özel” teknik adamlara açın…

Akercan’ın bulgularını yarın ele alalım.

 

 

 

 

 

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.