Muğla Basını Böyle Olmamalı

Bu haber 15 Mayıs 2015 - 0:00 'de eklendi ve 1.451 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Bu gün herkesin bu köşede, dün yapılan AK Parti Seçim Mitingi ile ilgili izlenimlerimi beklediğinizi biliyorum. Teknik nedenlerle bu yazımı paylaşmak durumunda kaldım. Muğla hemşerisi Başbakan Davutoğlu’nun “Muğla Mitingi” ile ilgili izlenimlerimi yarın paylaşırız.

Yerel gazetelerimizden birisi önceki gün “Muğla’da karşıt görüşlü öğrenciler arasında çıkan kavgada 20 kişinin yaralandığını” duyurmuş, görmemiştik. O gün telefonlarımız hiç susmadı. Kimisi “Bu haber sizde neden yok?” diye sorarken, kimisi de “haberi neden sansürlediğimizi” sorguluyordu.

Aslında bir gün önce gece geç saatlerde Kötekli’de küçük bir olay yaşanmış ve bir kişi yaralanmıştı. Bize gelen haber böyleydi. Üzerinde durmadık.

xx        xx        xx

Sadece bu olayda değil, Hamle olarak bezer olaylarda da aynı yaklaşım içinde oluyoruz. Marjinal; provokatif hareketlere gazetemizi dolaylı olarak kullandırmış olmak istemiyoruz.

Bu anlayış içinde 11 Mayıs’ı 12 Mayıs’a bağlayan gece Kötekli’de yaşanan olayı haber yapmadık. Haber yaparsak sadece olayı büyütmüş olurduk…

Elbette 20 kişinin yaralanıp, hastanelik olduğu bir haberi de görmezden gelemezdik.

Ancak böyle bir olay yoktu. Varmış gibi göstermek ise provokasyondan başka bir şey olamazdı!

Muğla’da yaşanan basit bir olay, başka illerdeki üniversitelerde dana büyük olayların yaşanmasının bahanesi haline gelebiliyor… Bunun örnekleri var.

Genel seçime giderken provakatif olaylara daha duyarlı yaklaşmamız, herkesten daha çok duyarlı olmamız gerektiğine inanıyoruz.

xx        xx        xx

Gelen tepkiler karşısında gazetelere baktık. Sadece birinde söz konusu provokatif  haber vardı. “Çıkan olaylarda 10 öğrenci yaralandı” başlığı atılmıştı. Habere “Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü ikinci sınıf öğrencisi 21 yaşındaki Şerzan Kurt’un 5’inci ölüm yıldönümünde, olaylar çıktı.” diye giriş yapılmış.

Sanki birkaç olay çıkmış!

Bari yazım kurallarına uyulsaymış. Neymiş?.. “Şerzan Kurt’un 5’inci ölüm yıldönümünde” imiş… Sanki 5 kere öldürülmüş! Doğrusu “Şerzan Kurt’un ölümünün 5’inci yıldönümünde” olması gerekir… Belki biz yanlış biliyoruzdur!

xx        xx        xx

Yapılan “asparagas” ve “provakatif” haberin yanında haberin yazım kurallarına bakmanın da alemi yok tabi… Haber şöyle devam ediyor:

Karşıt görüşlü öğrenciler arasında çıkan kavgada 10 üniversite öğrencisi yaralandı. Olaylara müdahale eden polis ekiplerinin attığı ileri sürülen gaz fişeğinin isabet ettiği bir öğrenci de başından yaralandı.

Bu kadarına “Atma recep din kardeşiz” denir.

Söz konusu gazetenin manşetten verdiği habere göre, Şerzan Kurt’un ölüm yıldönümünde 200 kişilik topluluk Sınırsızlık Meydanı’nda toplanıyor; yapılan basın açıklamasının ardından Recai Güreli Caddesi’ne yürüyüşe geçiliyor, orada Şerzan’ın can verdiği noktaya karanfil bırakılıyor; gün boyu ve gece de Sınırsızlık Meydanı’nda etkinlikler yapıldıktan sonra topluluk polis ekiplerinin güvenlik çemberinde gece saat 03.00 sıralarında Kötekli’ye sessiz yürüyüşe geçiyor. Gün boyu karşı karşıya gelmeyen öğrenciler o gece sabaha doğru Kötekli’de karşı karşıya geliyorlar! Taşlar havada uçuşuyor. Polisin attığı biber gazı fişeğinden bir kişi başından yaralanırken, öğrencilerden  9’u değişik yerlerinden yaralanıyor. Yaralılar aynı gece hastanede tedavi edilip, taburcu ediliyor.

Ancak gazetede karşı karşıya geldiği iddia edilen öğrencilerden ve yaralananlardan bir tek kare fotoğraf yer almadığı gibi, yaralıların isimleri de verilmiyor!

xx        xx        xx

Bu kadarı fazla… Haberi yapana “Kardeş amacın ne senin?” derler. Denmeli…

Çünkü o haber Muğla il merkezinde bir yerel gazetede yayınlanmakla sınırlı kalmadı.  O gazetede haberi yapan aynı zamanda bir haber ajansının Muğla Muhabiri olduğu için, ajans vasıtasıyla haber bütün yayın organlarına, dolayısıyla Türkiye’ye  yansıdı.

Muğla dışında o haberleri okuyan velilerin durumunu düşünebiliyor musunuz? İlk akıllarına gelen o yaralıların içinde kendi çocuklarının olup olmadığı olmuştur. Hemen telefona sarılmışlardır.

Çünkü yaralandığı iddia edilenlerin isimleri yok.

Madem 10 kişinin yaralandığını ve hastanede ayakta tedavi edildiklerini biliyorsun, neden isimlerini bilmiyorsun. Hastaneye sordun da isimlerini vermediler mi? Hadi hastane yetkilileri isimleri vermedi, Emniyet’e neden sormadın?

O manşetten verilen haber, güne sığdırılamayıp gecede devam eden anmaya sesini çıkarmayanlarda infiale neden olsaydı, sorumlusu kim olacaktı?

xx        xx        xx

Muğla’yı bir gazeteciler cemiyeti yetmediği için ikincisini kurduk… (!)

Ben birincisinin olduğu gibi ikincisinin de kurucularındanım.

Bu anlamda kendimi de eleştiriyorum. Hala “sorumlu gazetecilik” bilincine sahip değiliz!

Eğer o haberi yapan “gazeteci” bu anlamda “Ben o bilince sahibim” diyebiliyorsa, O’na “Amacın ne senin?” denir! Çünkü aynı “gazeteci” daha öncede benzer bir haber yaptı…

Sorumluluk sahibi olmalıyız… “Gazeteciler” olarak Muğla’da “toplumsal barışın” bozulmasının nedeni, müsebbibi olmamalıyız…

xx        xx        xx

Muğla İl Emniyet Müdürlüğü’nden dün konuyla ilgili olarak basına yazılı açıklama yapıldı.

Mesleğimize tokat gibi bir açıklama…  Açıklamada, özetle “Son günlerde bazı basın ve yayın organları ile görsel ve internet medyasında gerçeği tam olarak yansıtmayan haberler yapılmakta olduğu görülmektedir.” denilerek şöyle devam edilmiş:

İlimiz Kötekli bölgesinde 12 Mayıs günü (11 Mayıs’ı 12 Mayıs’a bağlayan gece) 04.00 sıralarında bahsi geçen dernek üyeleri ve destekçileri tarafından anma yürüyüşü yapılırken bu gruba sözlü ve fiili tepki gösteren yalnız (1) bir kişi, grupta bulunan bir kısım kişiler tarafından taşlanmış, olaya müdahale eden polislere de taş atılması üzerine polis grubu kısa süreli bir müdahale ile dağıtmıştır.

Grubu protesto eden şahıs ise gözaltına alınarak hakkında yasal işlem yapılmıştır. Bu olay nedeniyle yaralandığından bahisle İlimiz hastanelerine bugüne değin (1) bir kişi müracaat ederek, basit tıbbi müdahale ile iyileşir tanısıyla aynı saatlerde taburcu edilmiştir.

Olay bu şekilde gerçekleşmişken İlimizin ve Üniversitemizin; büyük öğrenci olaylarının olduğu, karşıt görüşlü öğrenci gruplarının çatıştığı ve pek çok yaralının bulunduğu güvensiz bir yer olarak gösterilmesi gerçeklikle bağdaşmamaktadır.

xx        xx        xx

Ne diyelim, olur böyle şeyler deyip geçelim mi?

Geçenlerde bir başka “gazetecilik olayını” bu köşede paylaşmıştım. Gazeteci-Yazar olduğunu iddia eden biri Muğla’daki siyasi partilerin kurucularına aba altından sopa gösteriyordu. Kendisine yönelik eleştirimin altına internette çok sayıda yorum geldi ve büyük bölümünün yayınına onay vermedim. Yapılan yorumlar yüz kızartıcı idi. O anlamda yorumlarını yayınlamadığımız okurlarımızdan özür diliyorum.

Tabi siyasi partilerin il başkanlarının sesinin çıkmaması da ilginç!

Ben bu vesile ile iki meslek örgütümüzün; Muğla Gazeteciler Cemiyeti ve Muğla Büyükşehir Gazeteciler Cemiyeti yöneticilerine çağrıda bulunuyorum;

Hemen hepimiz her şeyi düzeltmeye kalkışıyoruz, gelin önce kendi kendimizi düzeltelim. Gerekirse iki meslek örgütü bir araya gelin, büyük “kazalar” yaşanmadan bir şeyler yapın…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

3 ADET YORUM YAPILDI
mehmet Uysal 15 Mayıs 2015 / 08:48

Özcan bey merhabalar,
konuyu haber yapmamanız en azından yalan yandaş ve yanlı haber yapmanızdan iyidir.
Maalesef tüm haber sayfaladında “hdp” denilen pkk nın siyasi uzantısının haberleri ve adı geçerken bir tarafta karşıt görüş adı geçiyor. Bu birinci hata.İkinci ve büyük kabahat yada hata ise 20 kişi değil 1 kişi hafif yaralandı ve kamuoyu bunun üzerinden gerilmek istenmiştir. Üçüncüsü ise gözaltılarda onlardan değil bizim Hak ve Eşitlik partisi HEPAR gençlik kolları başkanımız Özkan Erekli ve Alperen ocaklarından bir arkadaşımız gözaltına alınıp salınmıştır.
Toplum nezdinde bu kadar ajitasyon ile siyaset yapan ama yeri geldiğinde pazar yerinin ortasında hamile eşinin yanında askerimizi öldürmekten kaçınmayan bir örgütün ve zihniyetin tutup da batıda kendine alan bulmak için şehrimizi karıştırmalarına elbette tepkisiz kalamazdık.

MEHMET UYSAL
HAK VE EŞİTLİK PARTİSİ HEPAR MUĞLA İL BAŞKANI.

Rıza Nazar 15 Mayıs 2015 / 08:58

Özcan bey, bu olay o kadar da basit değil. Muğla’mızda çok güzel işler yapan gazeteciler ve köşe yazarları da var, gazeteci kimliğinden faydalanıp, köşeden korner atışı yapmaya kalkan da…Bu olaylarda bir partinin gençlik kolu (ocağı) açıklama yaptı PKK lılar yürüdü, biz durdurduk, yürütmedik, çevik kuvvet bize “iyi ki buradasınız sağol” dedi açıklaması, üstüne malum (!) Haber Ajansı… Ortada bir şey yok ama… Avrupa’da tekzip büroları vardır, hangi gazeteci, köşe yazarı kaç kez tekzip almış, kaç haberi asparagas çıkmış, bunları bilirsiniz, keşke bizde de olsa. Şimdi dün bir miting vardı, bir gazetecide mitingde kimse yok diye foto atmış, meydanda bizler hayal mi gördük? Bir algı operasyonu yapma alışkanlığı başladı. Yahu gözümüz görmüyor mu bizim? Bir de köşemin yazarı var, çalışırken icralardan, uçan kuşa borcundan dolayı maaş kesile kesile kuş olunca, önce emekli olup, ismini sonra cismini değiştirip, sahilden bir iş adamından her ay belli bir miktar destek alarak hayatına devam etmişmiş, daha neler neler ….. Yani bu duyduklarımız gerçekse kim kimi yazıyor? Kimi niye yazmıyor? Muğla Basını toparlanmalı, doğrular kişilere göre değil, evrensel değerlere göre tespit edilir, iftira, yalan haber, dörtköşe yazıları, hiç bir şekilde bu şehrin ruhuna hitap etmez. İl Başkanları toplansın, ortak deklarasyon yayınlasınlar, Muğla’yı, bu şehrin güzel insanlarını bu şekilde dışarıya pazarlama yapmak kimsenin haddi değildir. Basından objektif olmasını istesinler. Tarafsızlık adı altında taraf olmasınlar. Mesela köşesinden “paralel ile mücadele edilmiyor” diyen bazı yazarların , ilimizde bu cemaate bağlı okula övgüler yağdırdığı, her salı günü o okulda dernek olarak toplandıklarını bütün Muğlanın bildiğini de hatırlatabilirler. .Niye mi yazıyorum bunları, her şey samimiyet ister, siyaset, bürokrasi, gazetecilik, vatandaşlık her şey samimiyetle başlar. Bu ülkeyi ve insanını menfaatsiz sevmekle başlar, bahsettiğiniz haberi yapan gazete ve haber ajansının bu ara zaten işi gücü o. Olanı abartmak, olmayanı var etmek, meydan boş demek ki, yeni gazeteciler derneği başkanı belki bir toplantı yapar, uzmanlar getirir, hatta psikologda getirsin, olur ya danışmak isteyen olabilir. Dilim sürçtü ise affola, benim ahlak irfan öğretim doğruyu doğru şekilde telaffuz etmektir. Yukarıda duyduğum bazı olayları yazdım, aslında gündem de o kadar çok söz taşınıyor ki, çok şükür, biz Muğla halkı olarak artık sosyal ağlarda bile bahsi geçen konuları teyit ediyor, araştırıyor, tartışıyoruz. Yani “yemiyoruz” ….

resat oztepe 15 Mayıs 2015 / 10:48

Gocuman; Yukarıdaki yazıyı okuyunca Gadın Moğlamda da işi garıştıracak,sanki varmış gibi abartı yaparak küçük düşürücü haberleri yayımlayanları başbaşa bırakmak lazım haberleriyle. Nasıl olsa 07 Haziran da Takke düşcek Kel görüncek. YadaBaştaki saçımızın hangi renk olduğu nu önümüze düştüğünde görürüz. Hacı Nizamoğlu Ağabeyim yazısında (Bugünkü) herşey ayan beyan belli edilmiştir. sevgi ve saygı.