Muğla Barosu’ndan açıklama

Bu haber 30 Aralık 2017 - 0:38 'de eklendi ve 548 kez görüntülendi.

Muğla Barosu Başkanı Avukat Cumhur Uzun,  OHAL kapsamında Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren KHK’lara ilişkin çok önemli uyarılarda bulundu.

Nazife Taşdelen

Muğla Barosu Başkanı Avukat Cumhur Uzun yaptığı yazılı açıklamada, 696 sayılı OHAL KHK’sının insanların yaşam hakkını tehlikeye attığını ifade eden Avukat Uzun, son Anayasa değişikliği referandumunda “hayır” diyenlerin dahi bazılarınca terörist ilan edildiklerini hatırlatarak, “Toplumsal kaosun ve şiddetin fitilini yakmak kolay, söndürmek çok zordur” dedi.

Baro Başkanı Uzun, 696 sayılı OHAL KHK’sı için Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kuruluna derhal geri çekme, TBMM’ye konuyu acilen ele alma, Anayasa Mahkemesine de iptal etme çağrısı yaptı.

Muğla Baro Başkanı Avukat Cumhur Uzun’un basın açıklamasının tamamı şöyle, “Milli iradeyi yok sayan ve devletin güç kullanma yetkisini sivillere devreden 696 sayılı OHAL KHK’sı vahim bir düzenlemedir. 696 Sayılı OHAL KHK’sı ile Türkiye Büyük Millet Meclisi bir kez daha Anayasaya aykırı olarak işlevsiz kılınmıştır. Milli irade bir kez daha yok sayılmıştır.135 kanun maddesini kalıcı olarak değiştiren bu KHK’nın bir tek hükmü bile OHAL ile ilgili değildir. Bundan daha vahimi şudur: Bu KHK, insanların yaşam hakkını tehlikeye atmıştır. Çünkü;15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminin devamı niteliğindeki eylemlerin bastırılması için sivillerin silah dâhil güç kullanmasını, ceza ve tazminat sorumluluğundan muaf tutmaktadır. Soruyoruz: Darbe teşebbüsünün devamı niteliğindeki eylemler ne demektir? Kim, neye göre bunu tespit edecektir? Bir kez daha soruyoruz: Türk Ceza Kanunu’ndaki mevcut düzenlemelerin ötesinde mutlak sorumsuzluk getiren bu düzenlemeyle ne amaçlanmaktadır?

Örneğin; işinden atılan, kıdem tazminatı dahi alamayan veya ürün taban fiyatını az bulan, kadınlara yönelik haksız bir uygulamayı yanlış gören bir grup vatandaş, demokratik protesto haklarını kullanmaya kalkarsa ve bu kişilerin üzerine birileri saldırırsa ne olacaktır?

“15 Temmuz’un devamını istiyorlardı, bunun için öldürdük, bunun için evlerini bastık ve yaktık” derlerse ne yapılacaktır? Son Anayasa değişikliği referandumunda “hayır” diyenlerin dahi bazılarınca terörist ilan edildiği unutulmamalıdır. Toplumsal kaosun ve şiddetin fitilini yakmak kolay, söndürmesi çok zordur. Güç kullanma yetkisi sadece devlete aittir. Devlet tarafından bile hukukun evrenselleşmiş ilkelerine uygun kullanılması gereken bu yetki, peşinen ve hiçbir kayıt ve şarta tabi tutulmaksızın başkalarına devredilemez. Oysa bu düzenleme, bazı kişilerde devlete ait güç kullanma yetkisinin kendilerine geçtiği algısı yaratmaya elverişlidir. Bu algının verdiği sorumsuzluk, önünü alamayacağımız, sonuçlarını kestiremeyeceğimiz bir şiddet dalgasına sebebiyet verebilir. İşin şakası yoktur. Küresel ve bölgesel çeşitli güç odaklarının Türkiye üzerine pek çok senaryo yazdığı ve uygulamaya çalıştığı apaçık ortada iken, bizi kardeş kavgasına sürükleyebilecek böyle bir düzenlemenin sonuçlarının, yetkili makamlarca öngörülmemiş olduğuna inanmak istiyoruz. Bu sebeple; Sayın Cumhurbaşkanı’nı ve Bakanlar Kurulu’nu 696 Sayılı KHK’yı geri çekmeye davet ediyoruz. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin konuyu, milli bir mesele olarak, siyasi parti kaygılarının üzerinde ve acilen ele almasını diliyoruz.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.