Muğla Adına Önemli Tespitler

Bu haber 01 Ağustos 2014 - 0:52 'de eklendi ve 658 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Ziraat Odası Başkanlığının daveti üzerine bir süre önce Muğla’ya gelen Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, ülke tarımı adına öylesine yerinde tespitlerde bulundu ki.

Olursa bu kadar olurdu.

Gözlemlediğimiz kadarıyla, Türkiye’nin tarım bağlamında bir açmaz içerisinde olduğunun farkındaydı.

Oysa, ülkenin bir ucundan diğerine uzanan topraklarda modern tarımın tüm şartlarını yerine getirmek mümkündü.

Buna karşın, geçmişten günümüze ülke yönetiminde görev üstlenen hükümetler, hangi akla hizmet etmişlerse, tarımı geri plana ittiler.

Tarım, bir yerde üvey evlat muamelesi gördü.

Özellikle yaşadığımız kent Muğla, bu bağlamda istisna teşkil eden kentlerden olmasına karşın o da kayıtsızlıktan nasibini aldı.

Kaldı ki, Muğla ve çevresinde gerçekleştirilecek tarım, sadece bölgesi değil ülke ekonomisine tahminlerin üzerinde katkı sağlardı.

Bugün için gözde faaliyet alanı olarak görülen turizmden daha fazla gelir elde etmek mümkündü.

Eğer, turizm çalışmaları yanında tarımı ihmal etmeyen bir anlayış egemen olsaydı, birçok tarım kentleri yanında Muğla’nın katkısı, şüphe yok ki ülke ekonomisinde daha bir lokomotif görev üstlenirdi.

Ama yapamadık.

Dünyanın birinci derecede ihtiyacı olan tarım ürünlerini geri plana ittik.

Gelinen noktada bunun farkına vardık ama geçmişte izlenen plansız, programsız politikalar nedeniyle tam bir açmaz içine düşmüştük.

Zira, miras hukuku nedeniyle geniş araziler parçalandıkça parçalandı.

Bugün yakın süreçte çıkarılan bir yasa ile önü alınması istense de ne derece üstesinden gelinir, zamana endeksli.

***

İşte Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, hükümetlerin bugüne değin izledikleri politikaların yanlışlığına işaret ederek, bakınız neler söylemişti.

Diyor ki;

Muğla dışarıdan bakıldığında bir turizm kenti olarak görülüyor. Ama sadece turizm kenti olarak bakarsak haksızlık etmiş oluruz.

Muğla tarım bağlamında ülke ekonomisine en fazla katkı sağlayan illerden bir tanesi. 4.1 milyar lira ile turizmin önünde yer alıyor. Muğla çiftçisini değerlendirdiğimizde üretmediği hiçbir ürünün olmadığını görürüz.

Narenciye, balıkçılık, nar ve bal üretiminde önemli bir potansiyele sahip.

Muğla’ya gelmeden önce 14-15 ili dolaştım. Bölgelerimizin çoğunda doğal afetlerden kaynaklanan sıkıntılar çiftçilerimizin yüzüne yansıyor. Muğla’da bu sıkıntıyı görmedim.

İşte, ülke tarımını yerinde gözleme ve inceleme imkanı bulan bir genel başkanın tespitleri.

Şahsen yıllar boyu, Muğla genelinde sürdürülen tarım, devletin buna ilişkin politikaları üzerine sıkça benzer ayrıntıları dile getirdim.

Çoğu kez ilgili ve yetkililere bir çağrıda bulunarak, Muğla tarım bağlamında istisna teşkil eden bir kent. Her türlü tarım ürününün fazlasıyla üretildiği bir yerleşim merkezi. Buna karşın, devletin öncülüğünde daha bilinçli tarım yapılabilmesi için destek olunması gerekir dedim.

Özellikle, ihracat bağlamında mutlaka yol gösterilmesi gerektiğinin altını çizdim.

Ne var ki Şemsi Bayraktar’ın belirttiği gibi meselenin özüne ancak vakıf olunduğu gözleniyor.

Umarım, gerçek anlamda bir tarım politikası izlenir de üretici kesimi yanında bizatihi devlet, tahminlerin üzerinde girdinin sahibi olur.

***

Tarım faaliyetlerinin çok önemli bir sektör teşkil ettiğinin yeni farkına varıldığını belirten Şemsi Bayraktar;

Uzun yıllar tarım sektörünün önemi anlaşılamadı. Dünyada değişen konjonktür, küresel ısınma, nüfusun hızla artması, Çin’lilerin sadece pirinç yemeyip et ve süt tüketimine yönelmeleri, buna karşın yapılaşma sonucu tarım arazilerinin kaybı, dünyada arz talep dengesinin önemini ortaya çıkarmıştır.

Şimdi Türkiye olarak bir karar vermek durumundayız.

Tarım ürünlerine ihtiyaç üzerine ortaya çıkan bu tabloyu lehimize mi çevireceğiz?

Yoksa ıskalayacak mıyız?

Dolayısıyla, doğru karar vermek durumundayız.

Artık, yıllarca popülizm yapılan bu sektörde buna yer olmadığını görmeliyiz.

Bilmem, Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar’ın böylesine yerli yerinde tespitleri üzerine, tez elden harekete geçip, istenilen düzeyde tarım faaliyetlerine yönelecek miyiz?

Altı çizildiği gibi, bu durumdan yeterince istifade edilecek mi, yoksa yine yaya mı kalacağız!

Her şey tüm açıklığıyla ortaya çıktığına göre, genel başkanın vurguladığı gibi Türkiye, hiç değilse bundan sonra ıskalamamalı.

***

Şemsi Bayraktar, konuşmasının sonunda çok önemli bir konuyu daha değiniyor.

Geçtiğimiz günlerde TBMM’den Toprak Kullanım ve Toprak Kanunu çıktı.

Dolayısıyla buna bağlı olarak miras hukuku değişecek.

Oysa bunun 50 sene öncesinde yapılması gerekirdi.

Ne var ki, iktidar sahipleri seçmenden, mirasçılardan doğabilecek tepkilerden çekindikleri için miras hukuku değiştirilemedi.

Muğla’ya baktığımızda işletme büyüklüğünün 34 dekara düştüğünü görüyoruz. Dolayısıyla araziler parçalanmış. Arazileri parçalanmış bir ülkede teknolojiyi kullanmanız, ilişkin olarak verimliliği artırmanız mümkün değildir.

Bu yüzden bu kanunun değişmesi gerekiyordu.

Türkiye Ziraat Odaları Birliği olarak bu yasanın bakanlık ve başbakanlık düzeyinde ele alınıp meclisten geçirilmesi gerekiyordu.

Şimdi bu kanunun meclisten geçmesini sağladık.

Devrim niteliğindeki bu kanunun çıkmasıyla önümüzdeki yıllarda çok önemli sonuçlarını göreceğiz.

Türkiye Ziraat Odaları Birliği Başkanı Şemsi Bayraktar’ın, Muğla Menteşe İlçesi ve diğer yerleşim merkezleri adına altını çizdiği hususlar, ne yazık gerçeğin ta kendisiydi.

Devamla diyor ki;

Muğla’ya gelip gördüğümde manzara beni çok şaşırttı. Muğla dağın yamaçlarına yerleşmeliydi.

Maalesef ova imara açılmış. Dağın yamaçları boş kalmış.

Verimli tarım arazileri imara açılırsa, tarım yapılacak alan kalmaz. Özellikle Muğla yöresinde portakal tarlaları, narenciye bahçeleri bozularak, yerlerine binalar inşa edilmiş.

Bu gidişe valiler, kaymakamlar ve belediye başkanları dur demeli.

İşte, ülkemizi karış karış gezen bir genel başkanın, tarıma ilişkin tespitleri.

Görünün o ki buna kimse itiraz edemez.

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.