MUĞLA ADINA ÖNEMLİ BİR ADIM

Bu haber 08 Şubat 2013 - 0:00 'de eklendi ve 1.190 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Türkiye genelinde konuşlanan iller içerisinde, sahip olduğu yeraltı ve yerüstü kaynaklar itibariyle Muğla, istisna teşkil eden yerleşim merkezlerinden olduğunu yadsımak olası değildir.
Eğer geçmişten günümüze her alanda devlete kazandırdıkları bağlamında ilk sırada yer alan kentlerden biri ise aksini düşünmek, haksızlık olur.
Kaldı ki Devlet İstatistik Enstitüsü verileri her şeyi ortaya koyuyor.
Devletin önemli kuruluşlarında biri, değişik alanlarda gerçekleştirdiği inceleme sonrasında, Muğla gerçeğini rakamlarla ortaya koyduğuna göre gerisi laf-güzaftır.
***
Muğla, hangi alanlarda devlete katkı sağlıyor? dendiğinde, verilecek cevap hangisinden bahsedelim den gayrisi değildir.
Kaldı ki, konuya ilişkin araştırmalar yapan DİE’nin ortaya koyduğu rapor, her şeyi gözler önüne seriyor.
Aynı rapor, Muğla’yı devlete sağlanan katkılar bağlamında ilk 3 şehirden biri olarak tescilliyorsa, daha başka ne söylenir?
Bütün bunlar dışında, yeni bir araştırmanın sonucu var ki, gündemde yine Muğla var.
Üstelik bu araştırma sıradan olmaktan çok uzak.
Şayet, meselenin üzerine titizlikle gidilirse, başlı başına önemli bir sektör olacağı kaçınılmazdır.
Bunun en çarpıcı örneği Fransa.
Aynı ülke bugün, dünyanın dört bir köşesine birçok ürünün ihracatını sağlayarak, ekonomisine sayısız katkılar sağlıyor.
Bilmem hangi konudan dem vurduğum kestirildi mi?
Kozmetik ürünlerden dem vuruyorum.
Hani istisnasız herkesin gündelik kullandığı ürünler.
Mesele şu.
Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Araştırma Laboratuarı Müdürü Prof.Dr. Nazan Demir diyor ki;
Türkiye’de en fazla endemik bitki türüne sahip il Muğla.
Üniversite bünyesinde aynı ürünleri araştıran bir laboratuvarın olması önemli bir avantaj.
Yöreye özgü bitki sayısı Avrupa ülkelerinden daha fazla.
İlişkin olarak aynı zamanda ticari ürün olan bitkiler adına markalaşma çalışmaları sürdürülüyor.
Konuya ilişkin nasıl çalışmalar yapıldığını açıklayan Prof.Demir;
Biyoçeşitliliği ile dünyada sayılı merkezler arasında gösterilen, Türkiye’de ise ilk sırada yer alan Muğla’da, özellikle kozmetik üretiminde kullanılacak etken maddelerin doğal bileşenlerinin izole ve formül tasarımları konusunda önemli çalışmalar yapıyoruz.
Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Araştırma Laboratuvarı merkezinde dünyanın en gelişmiş cihazları ile yapılan analiz çalışmalarında, özellikle kozmetik ürünler konusunda gelecek 10 yılda Muğla kozmetik merkezi olabilir.
***
Prof.Dr. Nazan Demir Muğla genelinde bulunan endemik ürünlerin neler olduğunu açıklarken, her türlü bitki, mantar, hayvan türleri konusunda ciddi bir çeşitlilik var.
Ne var ki Muğla bunun farkında değil diyor.
Hepsi bu kadar olsa!
Muğla, Kozmetik sanayi dışında ilaç yapımında da kullanılan Kantaron, Orkide Çiçeği, Lavanta, Papatya bağlamında Muğla çok önemli potansiyele sahip.
Açıklamalarını şu şekilde tamamlayan Prof.Demir;
Gelecekte ilgili yönetmelikler çerçevesinde akredite yapabilen ve yasal izinler alınmış lavoratuvarlar oluşturmayı hedefliyoruz.
Ne var ki şu anda yasal olarak ürün akreditesi vermemiz mümkün değil. Hedefimiz yasal izinler alınarak çevre, sebze ve meyvelerin de akreditesini yapmak.
Yanı sıra gıda analizleri birimimiz, ülkemizin belki de bu alandaki birimini oluşturmuş durumda.
Prof.Dr. Nazan Demir, bu açıklamalar sonrasında bir önemli ayrıntının altını çiziyor ki, bilmem üstesinden gelebilir miyiz?
Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesinin bilimde dünyaya açılan kapısı kesinlikle Araştırma Laboratuvarı olacak.
Üniversitemiz önümüzdeki 10 yıllık süreçte, bütün dünyada özellikle kozmetik ürünler, biyoçeşitlilik etken maddeler ile ön plana çıkacak potansiyele sahip.
Şimdi eğri oturup doğru konuşalım.
Geçmişten günümüze Fransa, kozmetik sanayi dalında katetmiş olduğu mesafe itibariyle, ekonomisini ayakta tutan sektörlerden birini yaratmışsa, her türlü bitki türlerine fazlasıyla sahip Muğla, neden aynı girdilerin sahibi olmasın?
Yeter ki ilgili ve yetkililer, araştırmayı sürdüren bilim adamlarının önünü açsın.
Açsınlar ki Türkiye, sahip olduğu potansiyeli yeterince değerlendiremeyen ülke olmaktan kurtulsun.
Bilmem Prof.Dr. Nazan Demir’in altını kalın harflerle çizdiği bir gerçekten hareket edilerek, Fransa ile yarışır hale gelir miyiz?

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.