MUCİZENİN ADI “MUĞLASPOR” (I)

Bu haber 02 Haziran 2009 - 0:00 'de eklendi ve 774 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Dünyada mucize denen bir olay varsa ki var, bunu yaratanlardan biri şüphesiz Muğlaspor.
Eğer her türlü olumsuzluklara karşın bir takım, Türkiye genelinde konuşlanan 1400 amatör takım arasından sıyrılıp, profesyonelliğe adım atan 5 spor kulübünden biri olmuşsa, kim ne derse desin bunun adı mucizedir.
Bu arada şu denebilir.
Her şampiyon olan takımın yarattığı mucize midir?
O zaman dünya mucizelerden geçilmez.
Bir bakıma doğru.
Doğru da, mucizenin hangi şartlarda yaratıldığı önemlidir.
Bugüne değin hiçbir takım aynı koşullar içerisinde böyle bir başarı sağlayamadığına göre, Muğlaspor için başka paye veremezsiniz.
Peki, yeşil-beyazlı takımı farklı kılan neydi?
Daha açık bir ifade ile hangi olumsuzlukları ortadan kaldırarak olmaz denileni gerçekleştirdi?
Bir kere peşinen kabul edelim ki, futbolun gerçek anlamda endüstrileştiği, dolayısıyla mali durumu elvermeyen takımların bırakın profesyonel lig, amatör liglerde dahi yer edinmesi, günümüz koşullarında mümkün değildir.
Bu nedenle adı amatör, ama gerçekte profesyonel krıterlerin geçerli olduğu günümüz futbolunda, hangi kategoride yer alırsa alsın bir takım için evvel emirde şart olan, mali yapının istenen düzeyde olmasıdır.
Aksi halde olmak ve olmamak noktasında kalırsınız.
İşte Muğlaspor için birinci derecede rol oynayan faktör parasızlıktı.
Zaten bir sene öncesinde profesyonel ligden amatörlüğe dönmesinin temelinde maddi yetersizlik vardı.
Şayet geçtiğimiz yıl imkanlar elverseydi de takıma birkaç kaliteli futbolcu takviye edilebilseydi, amatör lige düşmesi söz konusu olmazdı.
Onun için bir kere daha altını çizmek gerekirse günümüzde her türlü sportif faaliyetler, paralı hale gelmiştir.
Hele futbol.
Bu şartlardan kurtulmanın tek şartı, takımların alt yapısını güçlendirip, zaman içerisinde kendi bünyenizde yetişen futbolcularla mücadele etmek gerektiğini düşünen Önder Kaytan, kulüp başkanlığına getirildiğinde, farklı düşüncede değildi.
Biz önce alt yapıyı güçlendirelim. Zaman içerisinde yeniden profesyonel lige dönebiliriz.
Bu düşünceden hareketle, daha bir özveriyle mücadele edecek Muğla’lı gençlerden oluşan takım kurma eğilimine girildi.
Teknik direktörlüğe de aynı bünye içerisinde yetişen Began Çavlav’ın getirilmesi en isabetli karardı.
Zaten 18 kişilik kadroda bulunan futbolculardan 12 tanesi, 11 kişilik maç kadrosunu oluşturanlardan 8 tanesi Muğla’lı ise, işiniz nispeten daha bir kolay demektir.
Gerek yönetim gerekse teknik heyetin bu düşünceden yola çıkması, en akılcı seçimdi.
Nitekim Began Çavlav yönetimindeki takım, kendi grubundan çıkarak profesyonelliğe adım atmanın yolu olan terfi maçları yapmaya hak kazanmıştı.
Nedense Çavlav’ın zamansız ayrılmasına anlam veremediğimiz bir süreçte, Muğlasporu çok iyi tanıyan Kemal Dirikan’ın getirilmesi bir başka isabetli seçim oldu.
Dirikan hoca, iyi bir taktisyen olduğu kadar, takımı motive etmede son derece başarılı bir teknik adamdı.
Şayet Isparta’da yapılan ilk tur maçları, ardından Antalya’da oynanan final niteliğindeki müsabakalardan Muğlaspor yüzünün akıyla çıkıp, bir sene aradan sonra tekrar profesyonel lige dönmüşse, her halde hocanın verdiği taktikler ve motivasyon etkendir.
Yoksa maddi yetersizlikler bir yana, çoğu çok genç futbolculardan oluşan kadronun mucize yaratması, gerçekten mucize olurdu.
Bu yüzden diyorum ki, yeşil-beyazlı futbolcuların başarısı kolay kolay unutulacak bir öykü değildir.
Zira, Muğlaspor’dan hem maddi bağlamda, hem de tecrübe ve kadro zenginliği itibariyle daha güçlü takımlar arasından sıyrılıp mutlu sona ulaşmak her takıma nasip olmaz.
Tekrar tekrar altını çizmek istiyorum.
Bu mucizenin yaratılmasında, başta Kulüp Başkanı Önder Kaytan olmak üzere bir kısım yöneticilerin inanılmaz özverisi, takımın nüvesini oluşturan futbolcuların alt yapıdan yetişmiş olması ve de teknik direktör Kemal Dirikan’ın inanılmaz motivesi ön plandadır.
Yoksa yaşları henüz 16 ila 18 arasında olan sporcularla böyle bir başarı kazanmak mümkün değildir.
Onun için diyorum ki, bunun adı mucizedir.
Peki şimdi, Muğlaspor’un asansör takım değil profesyonel ligde kalıcı olması için neler yapılmalı?
(Devamı Var)>

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.