Mucize « Hamle Gazetesi

Mucize

Bu haber 09 Haziran 2016 - 0:49 'de eklendi ve 1.282 kez görüntülendi.
Hüseyin Nizamoğluhuseyinnizamoglu@hamlegazetesi.com.tr
Nerede Kalmıştık

Ülkemizde neler olduğunu hatırlayınca bir ömür içine sığanlar nelerdir?  Kurtuluş Savaşı boyunca Mustafa Kemal Paşa’nın her an yanında olan ve 5 vakit namazını kılarak dua eden Mareşal Fevzi Çakmak var. 1919’da Samsun ve civarında asayişi sağlayıp Ruslarla yapılan sınır ve dostluk anlaşmasını imzalayan Kazım Karabekir Paşa var. Mustafa Kemal’i ordu müfettişi olarak Anadolu’ya Samsun tarikinden gönderen son Padişah Vahdettin Han var.

BÜYÜK ZAFERDEN SONRA

Kurtuluş Savaşı zaferinden sonra Mustafa Kemal Paşa’nın yanında savaşta bölgelere göre zafer kazanan paşaları göremiyoruz. Atatürk’ün çok iyi niyetine rağmen sevdiği kişilerin parti kurmasına teşvik ettiği halde, kısa zaman sonun da aynı partilerin kapandığını biliyoruz. Burada etkin olan Atatürk’ün yakınları idi. Zamanla din tartışmaları büyüdü, Ata’nın ölümünden sonra İslamiyet sanki devletin rakibi oldu. 1940’lı yıllarda evinde din kitabı bulundu diye jandarma evleri basıyordu.

1950’DEN SONRA

1950’de Demokrat Parti iktidarı, halkın umumi arzusu üzerine ezan okuma şartlarını serbest bırakmıştı. Halkımız Müslüman lider diyerek, Menderes ve arkadaşlarını 10 yıl bağrına basmıştı. 27 Mayıs ihtilalinin esas sebebi Ezan’ın Arapça okunmasıdır diye kitaplar yazıldı. Bazı siyasilerin Cumhuriyet Gazetesi’nde çıkan makaleleri var.

ADALET PARTİSİ

Adalet Partisi döneminde halkın isteklerini yerine getirmeye devam etmiştir. En çok dikkat çeken imam kadrosu isteğidir.

ANAP DÖNEMİ

Özal Cumhurbaşkanı seçilince, Kocatepe Camii yine Cuma namazına giderken dünya basını oradaydı. Kendisine gazeteciler soruyordu. Siz Laik bir ülke değil misiniz, cami’ye gidiyorsunuz ne diyeceksiniz? O büyük lider şöyle cevap verdi: Dünyada Hristiyanlar ve Museviler Laik olduklarını söylerler. Ama Hristiyan lider kilisede Museviler havrada dua etmeden görevine başlayamaz. Bu adetleri dünyada ilk defa yaşayan Müslümanlar olduğu halde neden bugün uygun görülmüyor. Ben Müslüman’ım 1000 yıldan beri camiye en mutlu günlerimizde gideriz ve bundan böyle hep gideceğiz…

İslamiyet’in zayıf olduğu yılların mahsulü olan bizim insanlarımızın arasında vatan sevgisini unutanlar var. Baksanıza Almanya meclisinde sözde Ermeni konusunda aleyhimizde oy veren sözde Türkler var.

Oysa ülkede aslımı isterim diyen Menderesleri ve Turgut Özalları şehit vermiştik. Bugün 2016’da büyük bir mucize oldu ve İslam kimliğimize kavuştuk. Konu ile ilgili yazımın devamını M. Kelkitlioğlu’nun yazısını okuyacaksınız.

CEM ÖZDEMİR CHP’yi DEĞİL, CHP TÜRKİYEYİ KANDIRDI

Almanya’da alınan skandal karar, iki ülke arasındaki ilişkileri ne derecede etkileyecek bilmem ama ‘soykırım’ kararı alan ülkenin Almanya olması kargaları bile güldürdü. Uluslararası hukuk açısından ‘soykırım’ yaptığı resmi olarak kabul edilen tek ülke olan, Yahudileri sabuna çeviren Almanya’nın, 3 milyon mülteciye kucak açan Türkiye hakkında böyle bir karar alması gerçekten komik.

Bir yandan Almanya’ya kızarken, diğer yandan da içimizdeki Almanları unutmamamız lazım. Almanya Parlamentosu’nda oylanan ‘soykırım’ kararma ‘evet’ diyen Türk milletvekillerini nereye koyacağız? Tasarının mimarı Cem Özdemir denen şahsın bu yaptıklarını nasıl anlatacağız?

Bunların hepsini bir kenara bıraktım, Almanya’da alınan skandal karardan 15 gün önce bu ülkeyi ziyaret eden ve Türkiye’yi sırtından hançerleyen bu vekillerle poz veren Kemal Kılıçdaroğlu’na ve ekibine ne diyeceğiz?

Kararın ardından ‘Cem Özdemir bizi kandırdı’ açıklaması CHP’yi bu işin içinden sıyırır mı? Bugün köşemde yayımladığım fotoğraftaki 3 Türk; Cem Özdemir, Özcan Mutlu ve Ekin Deligöz, Almanya Parlamentosu’ndaki oylamada ‘evet’ diyen isimler.

Türkiye düşmanlarıyla aynı karede yer almaktan çekinmeyen, daha önce de kendi halkını katleden Esad’la mutluluk fotoğrafları çektiren CHP, Türkiye’yi kandırmıştır.

Hatta daha da ileri giderek söylüyorum; PYD’yi terör örgütü olarak görmeyen, HDP’nin değirmenine su taşıyan CHP’nin, Almanya’daki bu skandal kararın arkasında etkisi bile olabilir.

Tüm bunlar olurken, paralel yapının elemanları da kendilerinden bekleneni yaptı. Bülent Keneş, İhsan Arslan ve Tuncay Opçin’in soykırım yalanlarına sarılması, örgütün kirli yüzünü yine ortaya koydu.

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.