Milli Şairimiz Mehmet Akif

Bu haber 25 Ocak 2018 - 0:39 'de eklendi ve 367 kez görüntülendi.
Hüseyin Nizamoğluhuseyinnizamoglu@hamlegazetesi.com.tr
Nerede Kalmıştık

Hüseyin Nizamoğlu

 

Bu yazı 30 Aralık 2004’te kaleme alınmıştır.

27 Aralık 1936’da aramızdan ayrılan büyük vatansever Mehmet Akif, gönüllerde ve tarih kitaplarında ebediyen yaşayacaktır. Onun şiirlerini ve gönlündeki imanı anlatan “Safahat”ı her Türk çocuğu muhakkak okumalıdır. Aynen Atatürk’ün nutkunu, şimdi söylev olarak yeni dil terimi ile yazarak esas orijinalliğini kaybettirdikleri gibi, Safaat da dil katillerinin hışmına uğramıştır. Fakat, hiçte önemli değildir. Çünkü orijinalleri her yerde bol bol vardır, öyle eserler vardir ki, yakın tarih içinde eserin sahibine fesat ile yıpratmaya çalışanlar, kendileri sililnip gitmişlerdir.

Mukaddes kitabımızı da, İncil veya Tevrat gibi değiştirmeye çalışanlar olmuştur. Elbette bu mümkün değildir.

Nutuk ve Sefahat milletin gönlüne yazılmış eserlerdir, uyduruk sözde Türkçe ile yazarsanız anlamını elbette hafife alınmış olur. Atatürk İstiklâl demişse onu kimse bağımsızlık yazarak aynı manaya geldiğini söyleyemez. Yurtta Sulh, Cihanda Sulh denilmişse, siz bunu yurtta barış, dünyada barış dersiniz, amma Atanın ifade ettiği gibi olamaz. Mehmet Akif, Kurtuluş Savaşından önce, Çanakkale Savaşından sonra, bu milletin düşmanı kovacağına o kadar emindir ki, coşku içinde, birlik beraberlik içinde tek yürek olduk, anlamına, Safaat, milli şairimizin hayatı boyuncu vatanı için mücadele içinde olduğunu, günü gününe yazılan şiirlerle anlatır. İstiklal Marşımızın yazarı oluşu ile “milli” ünvanını hak etmiştir. Bu yıl yurdun birçok yerinde, özellikle Erzurum Atatürk Üniversitesinde yapılan anma törenleri çok manidar ve duygu dolu olmuştur. Umarım gelecek yıllarda emsali büyüklerimizi de hep hatırlarız. Bu vesile ile merhuma Allah’tan rahmet diliyorum.

 

Cehennem olsa gelen, göğsümüzde söndürürüz.

Bu yol Hak yoludur, dönme bilmeyiz, yürürüz;

Düşer mi tek taşı sandın harim-i namusun,

Meğer ki harbe giren son nefer şehit olsun.

 

Şu karşımızdaki mahşer kudursa, çıldırsa,

Denizler ordu, bulutlar donanma yağdırsa,

Bu altımızdaki yerden bütün yanardağlar

Taşıpta kaplasa âfakı bir kızıl sarsâr,

 

Değilmi ki cephemizin sinesinde iman bir;

Sevinme bir, gaye aynı, vicdan bir;

Değilmi ki sinede birdir vuran yürek…  yılmaz,

Cihan yıkılsa emin ol bu cephe sarsılmaz!

 

Canı cananı, bütün varımı alsın da Hüda,

Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda.

Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?

Şüheda fışkıracak, toprağı sıksan şüheda!

 

Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;

Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.

O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak;

O benimdir, o benim milletimindir ancak.

 

Bu ezanlar ki şahadetleri dinin temeli,

Ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli

Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilal;

Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helal!

Hakkıdır, Hak’ka tapan milletimin İstiklâl!

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.