Milli Şair: Mehmet Akif Ulusal Şair: Nazım Hikmet

Bu haber 06 Eylül 2018 - 3:40 'de eklendi ve 733 kez görüntülendi.
Hüseyin Nizamoğluhuseyinnizamoglu@hamlegazetesi.com.tr
Nerede Kalmıştık

 

Hüseyin Nizamoğlu

18 Ocak 2008 tarihli yazımdır.

16 Ocak 2008 akşamı Hamle TV ekranından bir sergi açılışını seyrettik. Bu serginin ulusal şair olarak takdim ettikleri Nazını Hikmet’i anmak gayesi ile tertip edildiğini, ev sahipliği yapan Belediye Başkanı Osman Gürün’den öğrendik. Osman Gürün’ün hemen yanı başında tebessüm ile anlatılanlara onay veren Rektörümüz Sayın Şener Oktik bulunuyordu. Sözcü, şairin şiirlerinin kurtuluş yıllarına ait olduğunu, kendisinin ünü yurt dışına taşmıştır diyordu. Aynı gün, Hamle TV’de başka bir program ile milli şair Mehmet Akif’in hayatının son günleri anlatıyordu. Burada dikkatimi çeken ulusalcıların milli şair’e ilgi duymadığı olmuştur. Cumhuriyetin ilk günlerinde dahi, Mehmet Akif’e ve İstiklal Marşına muhalefet edenler vardı. M. Cemal Kuntay diyor ki; Akif’e zulüm yapmaya çalışanların onun sahip olduğu iman ve cesaretten rahatsız olduklarını bizzat Mustafa Kemal de biliyordu. O nedenle İstiklal Marşından, “HAKKIDIR HAKKA TAPAN MİLLETİMİNDİR İSTİKLAL” gibi satırların çıkarılması gerektiğini söyleyenlere, ‘‘Milli mücadeleyi tam da bu cümleler ifade ediyor”’ diyerek şiddetle karşı çıkmıştı. Şimdinin çakma Marksistleri, jakobenleri, bilumum hışırları ise eskininkiler kadar cesur değiller. Rahatsızlıklarını jokobenleri ile örtmeyi çabalıyorlar.

Prof. İsmet Giritli’nin araştırma yazısında. Nazım Hikmet’in kurtuluş savaşı yıllarında Moskova’da olduğunu yazmıştır. Kurtuluş savaşı sıralarında. Osmanlının düşmanı olan Moskova’da bulunan ve beni Lenin yarattı diyerek. Atatürk’ün getireceği rejimin peşinen düşmanı olan birisini kimler ulusal şair ilan ediyor? Ülkede 81 vilayet içinde en akılı olanı galiba Muğla oluyor. Kendisinin söylediğine göre o bir komünisttir. 1938 yılında, ordu içinde ülke aleyhine terörist hareketleri sebebiyle, ceza evine konulmuştur. 12 sene İnönü döneminde hep hapis kalmıştır. 1950’de demokratların dünya insan hakları beyannamesini kabul etmesi dolayısıyla genel af çıkınca, dosdoğru Rusya’nın yolunu tutmuş ve kendini yaratan Lenin’e kavuşarak bir daha geri dönmemiştir.

Şimdi ülkede komünist olmak serbest olduğu halde, onların yapacağı ne varsa daha iyisini yapanlar var ki, onlar var mı belli bile değildir. Bu vesile ile 2000’li yıllarda üçlü koalisyon döneminde Muğla’mızı da üzen bir olayı yaşadık. Vali Yiğenoğlıı’nun kızağa alınmasının sebebini bilmeyenlere yeniden anlatıp bitiriyorum. Olaylı yıllarda Ecevit’in başbakanlığındaki üçlü koalisyon hükümetinin Kültür Bakanı İstemihan Talay, 7 metre yükseklikte yaptırdığı Nazım’ın heykelini. İstanbul red edince İzmir fuarına dikilmiştir. Aynı bakanın talimatı ile Gökova’daki ünlü Sedir Adası’na çivi çakmak yasak iken. Bakanlık tarafından başlatılan inşaatı mühürleyen Vali, görevi gereği SİT olan yere yapılan izinsiz yapıları yetkisini kullanarak yıktırıyor. Olay da kanunsuz bir işlem yoktur. Ancak, Kültür Bakanının kimleri bu suçu işlettiği araştırılarak, bakanın ve alet olanların soruşturulacağı yerde İçişleri Bakanının talimatı ile Vali görevden alınmıştır. İçişleri Bakam ANAP’lı, Kültür Bakanı ise DSP’dendir. Daha önceki yıllarda Muğla’ya da aynı kişinin heykelini diken de ekiptendir. Vali Yiğenoğlu için Muğla çok çırpındı. Bu gibi olayların ülke genelinde de pek çok meydana geldiğini, ancak seçimlerden sonra öğrendik. Seneler sonra mağdur edilen Valimizin, tekrardan gittiği yere getirilmesinde, adalet ve icra elbette en doğrusunu yapmıştır. Öyledir de. Valilik hizmet binası içinde yapılan bir salonun adı, ihtilalcilerin getirdiği Özer Türk’e verilir. Bu karar sanki Allah yapısıdır, değişmez! Bu gün il genel meclisimiz var. Hatırlatırız…

Öyleyse Atatürk demek CHP demek değildir.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.