Milletvekili Şeker Endişeli

Bu haber 01 Eylül 2015 - 21:28 'de eklendi ve 931 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Geçtiğimiz hafta içerisinde Muğla CHP İl ve İlçe Teşkilatının, basın mensuplarıyla birlikteliğinde dile getirilen ayrıntılardan bazılarını kaleme almıştım.

İlişkin olarak, yerel teşkilat mensupları yanında Büyükşehir Belediye Başkanı Op.Dr. Osman Gürün, Muğla Milletvekili Akın Üstündağ, Adana Milletvekili Elif Doğan Türkmen ve Gaziantep Milletvekili Dr. Mehmet Şeker de vardı.

“Endişe içeren demeçler” başlığını taşıyan yazımda, İl başkanı Mürsel Alban, Milletvekilleri Akın Üstündağ ve Elif Doğan Türkmen’in seçim sonrası gelişmeler ve de erken seçime yönelik görüşlerini aktardım.

Aslında her birinin birleştiği ortak nokta, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, koalisyon bağlamında uzlaşmaya fırsat vermeden, ülkenin erken seçime gitmesine önayak olduğuydu.

Böylesine net ve iddialı konuşmuşlardı.

Özellikle Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gelişmeler bağlamında direkt müdahil olduğu görüşündeydiler.

Yanı sıra erken ve de baskın seçim olarak belirtilen 1 Kasım seçimlerinde Ak Parti’nin kesinlikle umduğunu bulamayacağı noktasında birleşmişlerdi.

***

İl başkanı ve iki milletvekilinden sonra görüşlerini açıklayan Gaziantep Milletvekili Dr. Mehmet Şeker’in yaklaşımları, daha keskindi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik olarak;

Türkiye’de demokrasiyi amaç değil araç olduğunu söyleyen birisinden çok şey beklenemez. Zira demokrasiye saygısı yok.

Şüphesiz bu yaklaşım, düpedüz itham içeriyordu.

Konuşmasını sürdüren milletvekili Şeker, bir ülkenin hükümetsiz kalması duvara toslamasıdır. Kaldı ki şu an tesis edilen hükümetin hiçbir sorumluluğu yoktur.

Dedim ya milletvekili Mehmet Şeker’in yaklaşımları gerçekten radikaldi.

***

Bu kez terör örgütünden dem vuruyor.

Bu örgütün elinde çok ciddi silahların olduğu tahmin ediliyor.

Şayet hiçte istemediğimiz halde bir çatışma ortamı doğarsa, özellikle Doğu ve Güneydoğu bölgesi halkı seçimde nasıl oy kullanacak?

Bu endişeler üzerine ister istemez düşünüyorsunuz.

Bu şartlar altında söz konusu bölgelerde sağlıklı bir seçim yapılabilir mi?

Yapılamaz ise demokratik bir seçimden dem vuramazsınız.

Görünen o ki 1 Kasım seçimleri, bilhassa sıkıntı bölgelerde beraberinde çeşitli şüpheler getirecektir.

CHP Gaziantep milletvekili Dr. Mehmet Şeker, bu kez AK Parti Hükümetinin izlediği dış politikadan dem vuruyor.

Bu hükümetin tutarlı bir dış politika izlemediğinin en belirgin göstergesi, Suriye ile olan ilişkilerde gelinen noktadır.

Çok değil 2 sene öncesinde iki ülke iyi niyete dayanan ilişkiler içerisinde iken bu gün, ipler tamamen gerilmiş vaziyette.

Zira Türkiye’nin Suriye adına izlediği politika tutarsızlıklarla doludur.

Şüphesiz bu konu tartışmaya açıktır.

Ak Parti kanadına göre Suriye Devlet Başkanı Beşer Esat yanlış yapmıştır.

Ve yapmaya devam etmektedir.

Esat’a göre ise Türkiye bölgede çok yanlış bir politika izlemiştir.

Bunun sonucunda, önceden çok önemli ihracat yapılmakta iken bugün Arap Ülkelerine ihracat yapamaz hale geldik.

Hiç şüphe yok ki bu konu, başlı başına ülkemizi çok yakından ilgilendiren bir meseledir.

Siyasi bağlamda bir takım belirsizliklerin gözlendiği süreçte ekonomik olarak da sıkıntılar içerisine girilirse, sadece hükümet kanadı değil vatandaş da çok ağır bir fatura ödemek zorunda kalacaktır.

Sonra, 1 Kasım’da yapılacak yeni bir seçimin, ekonomik bazda bir takım sıkıntılar getirmeyeceği söylenemez.

Hele, bir parti tek başına iktidara gelip sorumluluk üstlenemez ise!

Yanı sıra hiçbir partinin tek başına iktidar olacak oy oranına sahip olamaması halinde koalisyon hükümeti oluşturulamazsa!

Kısaca Türkiye uzun bir süre hükümetsiz kalırsa!

Bu durumda bilmem olacakları şimdiden kestirmek mümkün mü?

***

CHP Gaziantep Milletvekili Dr. Mehmet Şeker, konuşmasının sonunda yine iktidara yöneliyor.

Artık Ak Parti, bu ülkeyi yönetemez hale gelmiştir.

1 Kasım seçiminde 300 milletvekili çıkarsalar dahi ülkeyi yönetemezler.

Şeker yeniden cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik olarak;

Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurun reisi olamadı.

O Ak Parti’nin cumhurbaşkanı oldu.

Ardından bir başka yaklaşım sergiliyor.

Halkın uyarılarına karşın ülkeyi bu hale getirenler bir gün mutlaka hesabını verirler.

İç ve dış politikada yapılan yanlışlıkların hesabını verecekler.

Kaldı ki 1 Kasım seçimlerinde Ak Parti 1. parti olamayacaktır.

Neticede, Muğla CHP kanadı ve milletvekilleri çok iddialı konuşsalar da, her zaman olduğu gibi 1 Kasım seçiminde belirleyici yine halk olacaktır.

 

 

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.