Milletin Mirası Kimlere

Bu haber 28 Ağustos 2014 - 4:09 'de eklendi ve 1.191 kez görüntülendi.
Hüseyin Nizamoğluhuseyinnizamoglu@hamlegazetesi.com.tr
Nerede Kalmıştık

(Geçen yazının devamı Temellerin Duruşması -2 Ahmet Kabaklı)

Atatürk’ün zengin bir aileye mensup olmadığını, hatta çocukluğunda maddi sıkıntı çektiğini bilmekteyiz. Askerlik mesleğinin ona kazandırdığı gelirin servet yapma derecesinin çok altında olduğu, hele Osmanlı Devleti’nin bazı aylar maaş ödeyemeyecek durumda bulunduğu göz önüne getirilirse durum daha iyi anlaşılır.

Atatürk’ün servet yapmaya başlaması Milli Mücadele dönemine rastlar. O yıllarda henüz bağımsız olmayan, İngiltere’nin tahakkümü altında bulunan Hint Müslümanları, 1921-1922 yıllarında Mustafa Kemal Paşaya Milli Mücadelede kullanılmak üzere toplam 675.494 Türk lirası vermişti. Bazı kaynaklar bunu 125.000 İngiliz Lirası olarak ele almaktadır. (Müderrisoğlu, Alptekin, Kurtuluş Savaşı Milli Komutanı, İstanbul 10.) Bu da Türk Lirası olarak aynı yılın 675 bin Türk Lirasına tekabül etmektedir. Konuya değinen kaynaklar bu paranın Mustafa Kemal Paşanın şahsına gönderildiğini yazmaktadır. Mesela, 9 Eylül Üniversitesi Türk İnkılap Tarihi Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ergün Aybars bu konuda şunları söylemektedir. “Bu para Mustafa Kemal’in şahsına gönderildi. Bu para Maliye Bakanlığında durdu ve Hazineye girmedi. Mustafa Kemal Paşanın emrinde Osmanlı Bankasında idi. Çok sıkıntılı zamanlarda bile bu paraya dokunulmadı. Büyük Taarruz öncesi büyük sıkıntı doğunca Mustafa Kemal Paşa, bu parayı geçici olarak Maliyeye verdi. Büyük Taarruz sırasında Yunanlıların yaptığı katliamı gören Mustafa Kemal Paşa, paranın bir kısmını yardım olarak felakete uğrayanlara dağıttı. Geri kalan parayı maliye, savaştan sonra iade etti. (Aybars Ergün; Türkiye Cumhuriyeti Tarihi, 3. Baskı İzmir,1987C: 1,S.330)Başka bir kaynakta meseleye Sayın Aybars şu noktadan yaklaşmakta ve şunları yazmaktadır;

Mustafa Kemal Paşanın, Hint Müslümanlarının gönderdiği para yardımı konusundaki tutum ve davranışları çeşitli eleştirilere konu olmuş, birçok milletvekili zihinlerdeki çeşitli sorulara cevap aramışlardır. Mustafa Kemal Paşa, büyük hazırlık döneminde Anadolu’nun kaynakları son kuruşuna kadar ümitsizce zorlanırken neden Hindistan Hilafet Komitesinin gönderdiği parayı kullanmayı düşünmemiştir.

Büyük Taarruz öncesinde bazı ordu ihtiyaçlarının karşılanmasında bu paranın neden yalnızca küçük bir kısmının kullanılmasına izin vermişti? Yunanlıların kaçarken yaktığı, yıktığı yerlerdeki halkın yaralarının sarılması amacıyla halka bir miktar para dağıtılması için emirler verirken, Mustafa Kemal Paşa ne düşünmektedir? Zaferden sonra, Hint Müslümanlarının gönderdiği paradan harcanmış olan kısmının Maliye Bakanlığı tarafından iade edilmesinin ve paranın tamamının Mustafa Kemal Paşa adına açılmış bir hesapta muhafaza edilmesinin nedenleri nedir? “Müderrisoğlu, Alptekin, a.g. e. C:2, S:655-661) Ancak hiç de tatminkar bir cevap verilmez. Yazar, Mustafa Kemal’in bu parayı geri göndermeyi düşündüğü için muhafaza ettiğini, neticede bu paranın İş Bankası’nın kuruluşuna yani Ülke Ekonomisine katkı amacıyla harcandığını belirtiyor. (a.g. C:2,S:660-661)

Bizim bu konuda yapabileceğimiz yorum şudur;

1) Mustafa Kemal Paşa’nın şahsına gönderildiği söyleniyor. O zaman, Mustafa Kemal Paşa,

Milli mücadele için çalışmasaydı, bu işin içinde olmasaydı, onu Hilafetin koruyucusu olarak

görmeselerdi bu parayı gönderirler miydi?

2) Mustafa Kemal Paşa’ya gönderildiğini iddia edenlere şunu sormalıyız; 1921 ve 1922 yıllarının Türkiye’sinde 675 bin lira çok büyük bir rakamdır. Bu para 1920 yılı Türkiye’sinin savunma bütçesinin 54’de biridir. Eğer amaç Mustafa Kemal Paşa’yı maddi sıkıntıdan kurtarmak ise, bu kadar çok para niye?

Hem de fakir Hint Müslümanlarınca…

(Devam Edecek)

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.