Milletimize Özgü Hasletler « Hamle Gazetesi

Milletimize Özgü Hasletler

Bu haber 21 Haziran 2016 - 0:50 'de eklendi ve 832 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Dünyada konuşlanan onca ülke içerisinde Türkiye, ilişkin olarak Türk insanının, inancı ve sahip olduğu hasletler bağlamında farklı bir konuma sahip olduğu bir gerçektir.

Hal böyle iken kimse kalkıp itiraz edemez.

Ve de aksini söyleyemez.

Söyleyemezler, gelişmeler tüm çıplaklığıyla gözler önünde sergileniyor.

Hem de kesintiye uğramaksızın.

Aslında bu meseleyi defalarca kaleme aldım.

Özellikle Mübarek Ramazan ayında Türk insanına özgü hasletler daha farklı bir şekilde galebe çalınca, ilgisiz kalmam mümkün değildi.

Aksi halde böylesine duyarlılık gösteren insanımıza karşı görevimizi yapmamış olurduk.

Sonra, Yüce Yaratan ve vatandaş indinde yakışık alan bir durum olmazdı.

***

Denebilir ki, söz konusu özellikler itibariyle;

Türk insanını farklı kılan nedir?

Bunun üzerine tek bir şey söyleyebiliriz.

Ne değil ki!

İnsanımızı ayrıcalıklı yapan sayısız hasletlerimiz var.

Hem de her biri diğerinin fevkinde.

Hangi birinden dem vuralım!

Tereddütsüz öncelik, merhamet, acıma ve yardımlaşma duygusuna aittir.

Dünyada hiçbir ülke vatandaşı yoktur ki, Türk insanı kadar dayanışma içerisinde olsun.

Üstelik, zaman zaman ekonomik olarak elverişsiz koşullarla yüz yüze gelinmesine karşın.

Hele birde yeterince ekonomik özgürlüğe sahip olsalar!

O takdirde tereddütsüz, yardımlaşma eğilimi daha bir galebe çalardı.

Bunun en belirgin örneği, her zaman olsa da özellikle Ramazan ayında kendini gösteriyor.

Şu sıra mübarek ay nedeniyle, ülkemizin bir ucundan diğerine uzanan her yerleşim merkezinde, iftar çadırları konuşlandırılmış durumda.

Aynı duyarlı yaklaşımı, 10 seneyi geçen süreden bu yana Muğla Belediyesi adına da gözlüyoruz.

Hem de hiç ara vermeksizin.

Bu kadar da değil.

Aynı çadırlarda insanımıza sunulan yemekler, belediye başkanlığı ile birlikte bir çok duyarlı vatandaşımız tarafından ikram ediliyor.

Kuşkusuz bu yaklaşım, insanımızın nasıl bir yardımlaşma duygusu içerisinde olduğunun en bariz göstergesidir.

Sonra, böylesine duyarlı yaklaşımların, sadece Mübarek Ramazan ayı ile sınırlı olduğu sanılmasın.

Yılın diğer günlerinde de imkanları elverişsiz insanlarımızın ihtiyaçlarını gideren nice yardımlaşmalar sergilenmektedir.

Buna karşın “yardımların gizliliği esastır” düsturu nedeniyle, çoğunluğumuz bu gibi duyarlılıklardan haberdar değildir.

***

Hiç kuşku yok ki bu anlamda, aziz milletimize özgü hasletlerin sınırı yoktur.

Buna karşın Mübarek Ramazan ayı, özelliği itibariyle yardımlaşma bağlamında öncelik alır.

İnananların yükümlülüğü itibariyle öyle bir aydır ki nice vatandaşımız, özellikle maddi imkanları sınırlı olmasına karşın, oruç faraziyesini yerine getirmekten kendilerini alıkoymazlar.

İçimizde öyle inanç sahipleri vardır ki, orucunu engelleyen mücbir sebepleri olduğu halde, kendini sarf-ı nazar etmemektedir.

Tıpkı maden çıkarmak gayesiyle yüzlerce metre yerin derinliğinde çalışanlar,

Rızkını temin için gece-gündüz tarla veya inşaat işlerinde çalışanlar,

Direksiyon başında binlerce KM yol katedenler,

Ve daha nice elverişsiz koşullarda çalışanlar gibi.

Buna karşın onlara sorsanız.

Deseniz ki;

Sizin oruç tutmamak adına geçerli sebepleriniz var.
Buna karşın orucunuzu tutuyorsunuz.

Size verecekleri cevap, mahcubiyetimiz olur.

Bizim işimiz bu.

Bunun arkasına sığınarak ömür boyu mazeretli olduğumuzu beyan etmek, bizi kurtarmaz.

Sonra öbür dünyada bunun hesabını nasıl veririz.

***

İşte böylesine takdire şayan hasletlere sahiptir bizim insanımız.

Dünya genelinde onları farklı kılan da bu değerlerdir.

Ne mutlu onlara ki, şartlar ne olursa olsun inançlarını yaşamak adına hiçbir mazeretin arkasına sığınmıyorlar.

Onlara farklı kılan da bu ya…

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.