Millet Ne Derse O Olur

Bu haber 15 Ağustos 2014 - 0:52 'de eklendi ve 873 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Hafta içerisinde yeni teşekkül ettirilen Ak Parti Menteşe İlçe Başkanlığının düzenlediği bir birliktelik vardı.

Anlaşıldığı kadarıyla iki amaca yönelik.

Birincisi yeni teşekkül ettirilen Menteşe İlçe Başkanlığı bünyesinde görev yapacak yeni üyelerin tanıtımıydı.

Bir diğeri 10 Ağustos 2014 tarihinde gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı seçimine yönelik olarak İl Başkanı Nihat Öztürk’ün açıklamalarıydı.

Böylelikle bir taşla iki kuş vurmuşlardı.

Hem yeni yönetim basın kanalıyla tanıtılacak.

İlişkin olarak, cumhurbaşkanlığı seçiminin kritiği yapılacaktı.

***

Usul gereği ilk açıklamayı İlçe Başkanlığına atanan Erdoğan Ünal yapıyor.

Ünal;

Kısa bir süre öncesinde genel merkezimiz tarafından ilçe başkanlığını teşekkül ettirme görevi bana verildi. Ben de kısa süre içerisinde yönetim kurulunu oluşturarak genel merkezimizin onayına sundum.

Ak Parti Genel Merkezince atama yapıldıktan sonra hemen işe başladık.

Zira önümüzde cumhurbaşkanlığı seçimi vardı.

Dolayısıyla bize düşen görev, bayrağı en iyi şekilde taşımak için Muğla genelinde yoğun çalışmalar yapmaktı. Bizde gece gündüz demeden genel başkanımız ve başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın cumhurbaşkanı olması için çok emek sarfettik.

Bunun sonucunda başarılı da olduk.

Yerel yönetim seçimlerinde Muğla’dan aldığımız oy oranı % 27 iken bu defa oy oranını % 32’ye çıkardık.

***

Anlaşılan çiçeği burnunda ilçe başkanı ve yönetim kurulu üyeleri, atanmış olmaları kadar genel başkanlarının cumhurbaşkanı olmasından son derece mutluydular.

Ne var ki, yerel yönetimler seçimine göre Muğla’da oyumuzu artırdık yaklaşımı, çok da övünülecek bir durum değildir.

Türkiye genelinde konuşlanan birçok il yanında, başbakanın Muğla’dan aldığı oy oranı abartılacak bir rakamdan oldukça uzak.

Yine de biraz olsun oy artışının sağlanması, yeni yönetim döneminde olmasından mutlu olmaları yadırganamaz.

***

Aynı birlikteliğe katılan Ak Parti İl Başkanı Nihat Öztürk’ün yaklaşımları ise daha bir kendinden emin siyasetçinin söylemlerinden farksız.

Belli ki genel başkanlarının cumhurbaşkanı olması, mensubu olduğu partinin başarısıyla örtüşen bir durumdu.

O da il başkanı olarak kendine paye çıkarıyor.

Muğla Ak Parti Teşkilatları olarak cumhurbaşkanlığı seçiminde çok çalıştık. Çok şükür bunun sonucunu aldık.

Dolayısıyla genel başkanımız, başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan, halkımızın teveccühleriyle cumhurbaşkanı seçildi.

Bunun anlamı, siyasi tarihimizde ilk defa halkın seçtiği cumhurbaşkanına sahip olmamızdır.

Basın mensupları olarak baktık, her birinin mutluluğu gözlerinden okunuyor.

Aslında cumhurbaşkanlığı seçiminin bu yolla belirlenmesi, demokrasi ve halkın iradesinin yansıması adına, gerçekten önemli bir olaydı.

Birçok kez şahsen vurguladığım gibi hem demokrasiden dem vuracaksınız.

Buna karşın cumhurbaşkanlığı seçiminde vatandaşın iradesine itibar edilmeyecek.

Bu düpedüz, demokrasinin kural ve kavramlarıyla bağdaşmayan bir durumdu.

Bu yüzden, Ak Parti İl Başkanı Nihat Öztürk’ün vurguladığı gibi ilk defa ülkemizin halkın seçtiği cumhurbaşkanına sahip olması, çok önemli bir adımdı.

***

Konuşmasını sürdüren Öztürk;

Şüphe yok ki bundan sonra ülkemizde daha bir güven ortamı oluşacaktır.

Bu açıklama üzerine tek söyleyebileceğimiz, bu durumun zamana endeksli olduğudur.

Öztürk devamla;

Bazıların iddia ettiği gibi Ak Partinin oylarında 30 Mart seçimine göre bir gerileme yoktur.

Bu durum, oylarını artıran birkaç ilden biri olan Muğla için de geçerlidir.

Bu yüzden bundan sonraki hedefimiz, Muğla’ya çok daha fazla hizmet etmektir.

Bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın.

Ak Parti Muğla İl Başkanı Nihat Öztürk Muğla adına böylesine iddialı konuştuğuna göre biz basın mensuplarına düşen görev, yapılmakta olan ve proje safhasındaki yatırımların takipçisi olmaktır.

Yatırımlar belirlenen tarihte bitirilirse beis yok demektir.

Yok eğer tersi olursa bizlere düşen görev, Öztürk’ün sözlerini hatırlatmaktır.

Bu yüzden sadece Öztürk değil Ak Parti Muğla Milletvekilleri de hizmet bağlamında kendilerinin ne derce sorumlu olduklarını akıldan çıkarmamalılar.

***

İl başkanı iddialı açıklamalarını sürdürürken diyor ki;

Bundan böyle millet ne derse o olacaktır.

Tekrar sormak isterim.

Bundan öncesinde milletin ne dediği önemli değil miydi?

Önemli olması için Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı seçilmesi mi gerekiyordu?

Konuşmasının sonunda anlayamadığım bir nokta var diyor.

Aradan 4 gün geçtiği halde hala başbakanımızın aldığı % 52 oy oranı tartışılıyor.

Kimse, çatıyı oluşturan onca partinin aldığı % 38’lik oy oranı tartışılmıyor.

Bu durum ilginç olduğu kadar, düşündürücüdür.

Oysa asıl tartışılması gereken, çatıyı oluşturanların neden düşük oy aldıklarıdır.

Çatı başlarına çöktü, hala bahane arıyorlar.

Her şeye karşın gerçek olan milletin ne dediğidir.

Halkın iradesi bu şekilde tecelli ettiğine göre asıl olan saygı göstermektir.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.