Milas İkiz Türbe’de iftar

Bu haber 26 Temmuz 2013 - 0:00 'de eklendi ve 1.514 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Ramazan Ayı’nda toplu iftarlar keyifli olur. Sevabı vardır. Verene de alana da…

Bu Ramazan’da şu ana kadar iki toplu iftara katıldım.

İlki Adalet ve Kalkınma Partisi’nin Kurşunlu Cami Meydanı’nda düzenlediği iftar oldu. İkincisi Milas’ın Ortaköy Köyü’nde 88 yaşındaki Hacı Abdullah Demir ve oğullarının türbedarlığındaki ünlü “İkiz Türbe”nin gölgesinde Ortaköy Muhtarı Mehmet Aral ve Demir ailesinin ev sahipliğinde düzenlenen iftar oldu.

Pazartesi günü de MUTSO seçimini kaybeden Gelişim Hareketi üyeleri ile birlikte olacağız.

xx        xx        xx

Geçen yıl olduğu gibi bu yıl da İkiz Türbe’nin gölgesinde yapılan iftar en çok keyif aldığım iftar oldu. İnsanı kâmil mertebesine ulaşmış mıdır bilemem, ama 80’li yaşlarında bir “çocuk masumiyetinde” olan Hacı Abdullah Demir’i Adalet ve Kalkınma Partisi Muğla Milletvekili Prof. Dr. Yüksel Özden sayesinde tanıdım. Kendisine müteşekkirim.

Geçen sene Ramazan’da Milletvekili Özden ile birlikte gittiğimizde İkiz Türbe’den, çevresindeki iki medrese kalıntısı ile cami, hamam, misafirhane ve bölgenin ayakta kalabilmiş tek yağhanesinden ve oradaki yerleşmenin hikâyesinden müthiş etkilenmiştim.

O gün orada iftar sofrasında “siyaset” yoktu. Birisi yerle yeksan olmuş, birisinin yarısı göçmüş 800 yıllık türbe ile çevresindeki yapıların nasıl ayağa kaldırılacağı konuşulmuştu. “Gelecek yıl inşallah restorasyon başlamış olur ve yine burada hep beraber iftar yaparız” diye kavilleşmiştik.

Öyle oldu… Restorasyon başlamış. Milletvekili Özden ve İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Veli Çelik ile gittik. Geçen Ramazan’daki insanlarla birlikte bu defa “Gelecek Ramazan’a inşallah cami ve türbenin restorasyonu tamamlanmış olur. Yine burada birlikte iftar yaparız” dedik, orada nasıl bir peyzaj düzenlemesi yapılması gerektiğini, nasıl ziyarete açılacağını konuştuk.

xx        xx        xx

Görünen o ki her Ramazan bir iftarı İkiz Türbe’de yapacağız…

Adalet ve Kalkınma Partisi’nin iftar programından keyif almadım. Orada siyaset vardı. Dini programlarda, etkinliklerde “siyaset” olmamalı…

Pazartesi günü Altınkalp’te gerçekleştirilecek MUTSO Gelişim Hareketi iftarında da keyif alacağıma inanıyorum. Aslında biz MUTSO seçiminden beri Safa Altaş’ın kolaylaştırıcılığında her ay bir “Muğla sofrasında” buluşuyoruz. Bu ay “iftar buluşması” olacak. Seçim bitti, dağılır gideriz sanıyordum, büyümeye devam ediyoruz. Gelişim Hareketi’nde CHP’liler, AKP’liler, MHP’liler, BBP’liler, DP’liler, “Muğla” var… “Siyaset” değil, “Muğla’yı” konuşuyoruz.

Eşlerimizle iftar yapacağız. Keyifli olmaz mı…

xx        xx        xx

İkiz Türbe’nin bulunduğu Ortaköy Anadolu’ya hatta Selçuklulardan önce gelen ilk Türk boylarından biri tarafından kurulmuş bir köy. Köyün eski adı “Eski Türbe”… Köyün bu adı, yaklaşık olarak 13. yy. başlarında Horasan Erenlerinden olup bölgeye yerleşen, Seyyit olan (yani peygamber soyundan) kişilerden ve onların mirası tipik Selçuklu mimarisi türbeden aldığı söylenmekte. Bu gelen Seyyitlerin öncü akıncı birliklerinden oldukları ve Anadolu‘yu Türkleştirmek için geldikleri bilinmekte. Köyde “türbedar” ve tarihi caminin son imamı olan 88 yaşındaki Hacı Abdullah Demir ve Oğulları olarak bilinen sülale 800 yıldır Türbedarlığı nesilden nesile sürdürmekte…

xx        xx        xx

Milas’ta antik kent Labranda yakınlarındaki bölgede 9 köyün “Türbe Köyleri” diye anılmasına da neden olan “İkiz Türbe”nin ayağa kaldırılması için Hacı Abdullah Demir’in oğullarından Ali Demir’in başvurmadığı kurum ve siyasetçi kalmamış. Ali Demir ikiz türbenin restore edilmesi için ilk başvuruyu 1986 yılında yapmış. Yapmış da ne olmuş?

İzmir 2 Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu 1992 yılında türbe ve cami ile çevresindeki yapıları tescillemiş. Tescillemiş de ne olmuş?

Nerede bir tarihi yapı, kültür varlığı varsa tescillendi mi koruma altına alınmış oluyor! Ama korunmuyor, kaderine terk ediliyor. Yakılıyorlar, yıkılıyorlar. Unutulup, metrukleşiyorlar…

Bin yıldır bu toprakların sahibi olduğumuzun tapusu, nişanı, kanıtı İkiz Türbe ile kendisinden daha yaşlı olan çevresindeki cami, misafirhane, hamam, yağhane (zeytinyağı imalathanesi) ve iki medrese de öyle olmuş…

Türbelerden biri çökmüş, birisinin yarısı ayakta. Tarihi camiyi Hacı Abdullah Demir ayakta tutabilmiş…

xx        xx        xx

Ali Demir yılmamış. Nereye başvurulacaksa oraya başvurmaya devam etmiş. Bir dönemin Kültür Bakanı Yüksel Yalova da ilgilenmiş, olmamış… Ta ki 20 yıl sonra karşılarına Milletvekili Prof. Dr. Yüksel Özden çıkıncaya kadar.

Tabi bürokrasi ile yıllardır cebelleşen sadece Ali Demir değil… Son iki yıldır da Milletvekili Özden mücadele ediyormuş bürokrasi ile… O da zorlanmış “ortak olduğu derdi” anlatmakta… Geçen Ramazan Türbe’de yapılan iftar yemeğinde, Ali Demir olup bitenleri, daha doğrusu bitmeyenleri anlatırken “Sağ olsunlar sonunda Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürü O. Murat Süslü ile Milas Müze Müdürlüğü ve hocalarımız sahiplendi. Yüksel Özden Bey olmasa babamız gözleri açık gidecekti.” diyordu.

xx        xx        xx

Geçen Salı günü Muğla’dan yola çıktığımızda önce Yeşilyurt’ta “Pisili Hoca”yı ziyaret ettik. Bizi Belediye Başkanı CHP’li Mehmet Güven karşıladı. Oldukça keyifliydi. Milletvekili Özden’in müdahalesiyle Yeşilyurt ile Eren’in arasındaki bozuk yol yeniden düzenlenmiş ve İl Özel İdaresi tarihinde ilk kez burada “sıcak karışım asfalt” uygulanmış.

Buradan Bozüyük’e geçtik. Orada da bizi CHP’li Bozüyük Belediye Başkanı Yaşar Gencel karşıladı. Kanuni’nin yaptırdığı cami ve han ile yıkık köprüyü yerinde gördük. Tarihi kalıntıların bulunduğu 28 dönüm alan Başkan Gencel tarafından satın alınmış. İl Özel İdaresi’nden sağlanan 19.000 TL ile röleve ve uygulama projeleri yapılacak. Ardından restorasyon başlayacak. İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Veli Çelik, “Restorasyon için de 1.000. 000 TL kaynak yaratacağız.” dedi.

xx        xx        xx

Bozüyük’ten Belediye Başkanı Gencel’i de alıp iftarda İkiz Türbe’ye kavuştuk. Restorasyon başlamış… Sevindim. Gelecek Ramazan’a biter diye umutlandım. Milletvekili ÖzdenHerkes elinden geleni yapacak” dedi. Milletvekili Özden’i sevinçle karşılayan Hacı Abdullah Demir kendisinin yaptırdığı minarenin yıkılacağını duyunca dünyası karardı. Neredeyse ağlayacaktı. Karşı çıktı. “Minare yıkılırsa ben ölürüm” diyordu. Kendisine yenisinin yapılacağı anlatıldı. Bürokrasiye, siyasetçiye güveni kalmamış…Yapmazsınız, minareyi yıktırmam” diye karşı koydu. Sonunda Milletvekili Özden ikna edebildi. İş tatlıya bağlandı. Hacı Abdullah Demir, Özden’e “Sana güveniyorum.” diyordu…

Restorasyon için 500.000 TL ayrılmış. Veli Çelik, “Yetmez, gerekirse 200.000 TL daha verebileceğiz.” dedi. Bu para ile öncelikle İkiz Türbe ve cami ayağa kaldırılacak. Tabi minarenin de yenisi yapılacak… Ardından ikinci etaba geçilip, hamam, misafirhane ve yağhane ayağa kaldırılacak…

Umarım, dilerim Allah Hacı Abdullah Demir’e ömür verir. Türbenin ve caminin ayağa kalktığını, minaresinin yenilendiğini görür…

xx        xx        xx

Milletvekili Özden yerin altındakilerle üstündekileri barıştırmaya kararlı. Umarım Milletvekilliği döneminde Bodrum’da Kadı Kalesi hayat bulur ve Muğla’da Şahidi Külliyesi oluşturulur…

Umarım gelecek Ramazan İkiz Türbe’nin gölgesinde Hacı Abdullah Demir ile iftar sofrasında buluşuruz…

 

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.