Milas harap ve virane…

Bu haber 14 Eylül 2009 - 0:00 'de eklendi ve 822 kez görüntülendi.
Dr. Gülten Şimşekgultensimsek@hamlegazetesi.com.tr
Bakış

Yaklaşık bir ayı geçen süredir Milas’tayım.
İlçemizi sadece gözlemliyorum…
İlçemiz neyle geçinir, gelir kaynakları nelerdir, kültürel değerleri ne durumda? Kültür varlıkları koruma altında mı?
Restorasyon çalışmaları ile  geçmiş ayakta tutulmuş mu ?
Çöp sorunu var mı?
Atıkların geri kazanımı projesi uygulamada mı?
Kanalizasyon alt yapısı kurulmuş mu?
Zeytincilik nasıl?
Zeytinde değişik pazarlama ürünleri yaratılmış mı ?
Milas halıları önemli değerimiz ama, pazarlama ve dış piyasa için yeni ürün tasarlaması yapılmış mı?
Gerçi ben buranın çok özellikli yapıya sahip olduğunu biliyordum… Sağlık yönetimi öğrenciliğimde; Milas için, sağlık kuruluşu kurulması yönünde  fizibilite ödevi yapmıştım..
Milas’ın ne kadar zengin bir bölge olduğunu, zeytincilik ve halı dokumacılığının önemli gelir kaynağı olduğunu, ayrıcada yükleme limanının da ilçemizin ekonomisine değerler kattığını ve de Milas Ovası’nın çok zengin ve tarımsal üretim potansiyeli bulunduğunu biliyordum..
Ayrıca ilçenin turizm gelirlerini arttıracak denizi ve özgün kültürel değerlerinin olduğu aşikardır…
İlimizde ve Milas ilçemizde, zeytincilik önemli ekonomik değer, bununda geliştirilmesi ve daha fazla desteklenmesi  gerekli diye düşünüyorum…
Niçin değişik ürünler piyasaya sürmüyoruz… Zeytinlerin içine bile biber koyup veya daha farklı tüketim ürünleri geliştirebiliriz… Diyorum ki niçin zeytin yağından yapılmış ve içine de değişik bitkiler konularak üretilen, sabunları tüketime sunmuyoruz? Özellikle termal turizm hizmeti veren otel ve tatil köylerimize bu sabunları satabiliriz. İç ve dış turist potansiyelimize bu ürettiğimiz sabunları pazarlayabiliriz….
Şimdilerde insanlık doğal ve ekolojik ürünler kullanmak istiyor, iyi bir pazarlama taktikleri ile yurt dışı piyasada, bile yüksek potansiyel elde edebiliriz…
İlçemizi hep gözlemledim…
Yukarıdaki soruları sorguladım…
Gözlemledikçe de genel kanılarım oluştu…
Bir şeyleri yazmak içinde yüreğinde mayalanması lazım.. Mayalandıkça da bu dürtü kabarır, büyür, gelişir ve yazarsınız. Sonuçta da ortaya bir fikri koyup savunmuş olursun.. Gözlem ve  izlem hemen bitmez, duyarlılık oldu mu? Takip edersin… Ne ala, eğer uyaran olup da pozitif katkı sağlatabilirsen bu topluma, harikadır…
Ben de baktıkça Milas’ın birçok uygarlığa ev sahipliği yaptığını algıladım…
Tarih kokusu ve izleri var.. Var da var.. Sağda var, solda var… Her bakışa takılan zenginlikler… Ne üzücü ki 18. yüzyıl mimarisinin özelliklerini taşıyan cumbalı ahşap, Milas Evleri’nin hemen hemen hepsi, şimdi harap ve viran durumdalar. Hepsi ilgi bekliyor, hepsi kendilerine bir insan elinin değmesini bekliyor. Bunların çoğu yıkılma tehlikesiyle karşı karışa.. Hayalet ev konumunda kalmışlar ve şefkatli elleri bekliyorlar…Yaşama tekrar dönmek için…
İlçenin yok olma çığlıkları içinde kalmış tarihsel zenginliği, zengin potansiyeli için duyarlılık yaratmak, dikkatleri buraya çekmek için yazmaya niyetlendiğim bir anda yerel basında yapılmış ve bitmiş sempozyum haberini okudum..
Karia,  Karialılar ve Mylasa sempozyumu etkinliğini okuyunca çok mutlu oldum…
Özellikle tarihi uyanış yapacak bir sempozyum olduğunu ve uygarlıklara başkentlik yapmış bir kentin hak ettiği konuma gelmesi konusunda, özellikle restorasyon çalışmalarına hız verildiğini;
Ayrıcada, Milas Belediyesi, Muğla Üniversitesi ve Sivil Toplum Örgütlerinde oluşan 45 kişilik tarafından yürütülen Çöllüoğlu Hanı ile Arasta Çevresin Hanı ile Arasta Çevresi Restorasyon ve sokak sağlıklaştırma projesi ile Milas’ın gelişimine katkıda bulunacakları belirtilmekteydi..
Günümüze kadar ayakta kalabilmeyi başarmış bu tarih ve kültürel mirasa, geçmişe saygı duyarak sahip çıkmak, bu coğrafyada yaşayan tüm insanların temel görevidir. Bu mirasa sahip çıkmak ve onu gelecek kuşaklara sağlıklı bir şekilde aktarabilmekte kendimizi en büyük sorumlu olarak hissetmekteyiz..
Milas ilçemizde de çok fazla restorasyon yapılması gerekli binalarımız var… Eğer sistemli ve değerleri zenginleştirici restorasyon çalışmaları yapar isek ve ilçemizin her köşesine tarih  kokusunu yayarsak ilçemizde Ankara’nın şimdilerde çok dikkat çeken Beypazarı olabilir… İç ve dış turizm hareketlerinden çok önemli ekonomik değer kazanımı sağlayabiliriz…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.