MHP´nin geleceği CHP´ye emanet

Bu haber 29 Eylül 2010 - 0:00 'de eklendi ve 817 kez görüntülendi.
Hüseyin Nizamoğluhuseyinnizamoglu@hamlegazetesi.com.tr
Nerede Kalmıştık

Referandum
sonrası MHP liderini ve yönetimini zor günler bekliyor. 13 Eylül itibarıyla
Devlet Bahçeli ve ekibinin konumu, siyaseti, vizyonu sorgulanmaya başlayacak.
Anayasa referandumunda CHP ve YARSAV gibi ulusalcıların peşine takılan MHP
yönetimi geleneksel tabanından hızla uzaklaşmakla kalmadı, parti içindeki
muhalifleri de uyandırdı ve güçlendirdi. Referandum, Türkiye’den önce MHP’yi
değiştirecek. Anlaşılmaz bir şekilde Bahçeli ve ekibi kendi kaderini CHP’nin
referandumdaki başarısına eklemledi. Anlaşılmaz diyorum, çünkü kaderlerini
referandumda ‘hayır’ çıkmasına bağlayan MHP yönetimi her durumda kaybedecek.
Birincisi, bu saatten sonra hayır çıkması neredeyse imkânsız. Dolayısıyla
değişime direnen ‘hayırcılar’la birlikte MHP yönetimi de yenilmiş olacak. Geriye
yanlış yerde duran, siyaseten yaralı ve hesap vermesi gereken bir yönetim
kalacak. İkincisi, hayır çıksa bile bu, MHP’nin değil CHP’nin hanesine
yazılacak. O andan itibaren de bugün MHP’ye gaz verenler sadece ‘gölge etme
başka ihsan istemez’ diyecekler. Gelecek seçimlerde bütün ‘ulusalcı’ oyların
CHP’ye akmasını isteyenler MHP’yi barajın altına itecek türlü oyunlar içinde
olacaklar. Zaten bugünden MHP’yi hem kadrolarıyla hem de tabanıyla CHP’ye
taşıma süreci başladı. Referandum bunun ilk uygulaması. MHP’nin kamuoyu
yoklamalarında barajın altında görülmesi şaşırtıcı değil. MHP’nin kentli,
eğitimli, kıyı oyları CHP’ye akıyor, akacak, akıtılacak… MHP, geleneksel
muhafazakâr-milliyetçi oylarını da bu referandum sürecinde ‘evet’ kampına
kaptırıyor. Yönetim yapısı, sözcüleri, vitrini değişmeden de bu oylar MHP’ye
geri dönmeyecek. Sonuçta, referandumda mevcut yönetime isyan ederek ‘evet’
diyen ülkücülerden ‘yeni’ bir MHP doğacak; ‘devlet’e değil ‘millet’e yaslanan,
bürokratik oligarşinin egemenliği yerine millet hakimiyeti ilkesine dayanan
‘sivil milliyetçi’ bir parti. Ergenekon’dan partisini korumayı beceren Bahçeli,
referandum sürecinde ‘Ergenekon avukatları’nın peşine düşerek hayatının
hatasını yaptı. Onu bu hataya sürükleyen yakın çevresiyle birlikte bunun
siyasal faturasını ödeyecek. Ancak bu ‘hata’ MHP’yi devlet saflarından millet
saflarına savurarak Türkiye’nin normalleşmesine de katkıda bulunuyor. İşte bu
‘hata’ üzerinden mevcut MHP yönetiminin geleneksel muhafazakâr-milliyetçi
tabanı temsil kabiliyetini kaybettiği iyice aşikâr hale geldi. Bugün ‘eski
ülkücüler’e hakaretlerde bulunan MHP üst yönetimindeki isimler arasında ülkücü
hareketin geçmişiyle, geleneğiyle ve fikir kökenleriyle akrabalığı sınırlı çok
sayıda insan var. Herhalde ülkücü hareketin duayen isimleri tepede
yetkilendirilen ve ülkücülere saldıran bu insanları gördükçe MHP’nin birileri
tarafından ele geçirildiğini düşünüyor olmalılar. MHP yöneticilerinin
konuşmalarını ve üsluplarını CHPlilerden ayırmanın iyice güçleştiği bir zamanda
pek de haksız sayılmazlar bu düşüncelerinde. Bugün MHP adına konuşan birçok
kişinin yarın hiç tereddütsüz CHP’de siyaset yapabilecekelerini düşünüyorum. Ya
bir ‘Truva atı’ durumu var, ya da siyaseten yanlış yaptıklarını bilmiyorlar.
Ulusalcı cephede ‘mini bir CHP’ gibi davranmak siyaseten anlamlı değil.
Ulusalcı-laikçi cephe iki partiyi kaldıracak toplumsal tabandan yoksun. CHP
varken bu kulvara yönelmek MHP için tam bir intihardı ve bunu yaptılar.
Ulusalcı siyaset mühendislerinin gelecek seçimler öncesi en büyük projesi,
MHP’yi CHP içinde eritmek olacak. Referandumda ‘evet’ diyenler bu oyunu bozmaya
çalışıyorlar. MHP bir yol ayrımında. Anayasa oylamasında ‘bürokratik
oligarşi’nin ve onun partisi CHP’nin yanında duran MHP’nin siyasal geleceği
yok. Daha önce de yazdım; MHP ya demokrat bir çizgiye kayarak rüştünü ispat
edecek, ‘milliyetçi-demokrat’ kimliğiyle ‘muhafazakâr-demokrat’ AK Parti’ye
alternatif bir siyasal güç olacak veya ulusalcı kanatta kalarak CHP’nin içinde
eriyecek. Son günlerde MHP ve ülkücü hareketin önemli isimlerinin öne çıkarak
‘evet’ demeleri birinci seçeneği güçlendiriyor. 12 Eylül’de ülkücülerin
‘evet’i, MHP yönetimine ‘hayır’ demek olacak.

İHSAN
DAĞI    Zaman / 7-9-2010

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.