MHP Sıkıntılı Sürece Girdi « Hamle Gazetesi

MHP Sıkıntılı Sürece Girdi

Bu haber 23 Haziran 2016 - 0:36 'de eklendi ve 870 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Şu aşamada en sıkıntılı partilerden birinin MHP olduğuna kuşku yok.

Aslında mecliste grubu bulunan ve de parlamento dışında kalan partilerin durumu da farklı değil.

Her biri bir şekilde çeşitli sorunlarla yüz yüze.

CHP, her ne kadar bariz olarak dillendirilmese de Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun konumunu tartışıyor.

Kimileri, mutlaka değişmeli eğiliminde.

Buna neden, Kılıçdaroğlu’nun genel başkanlığı sürecinde gerçekleşen genel seçimler olmak üzere çeşitli alanlarda partinin ivme kazanamaması.

Hatta gerilediği noktasından hareketle, mutlak değişmeli görüşünü savunuyor.

Belirli bir kesimde, CHP’de genel başkanlık sorunu olmadığı noktasında diretiyor.

Ama ne olursa olsun hiç kimse kalkıp CHP’nin süt liman olduğunu söyleyemez.

***

İktidarda bulunan Ak Partide, ”kol kırılır yen içinde kalır” eğilimi geçerli olduğu için hiç bir zaman genel başkanlık gündeme gelmedi.

Ne Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan önce nede sonra.

Erdoğan’ın 10 seneyi geçen Ak Parti Genel Başkanlığı sürecinde, bırakın genel başkanın değişmesini aynı partiye gönül veren hiç kimse, bu durumu aklına dahi getirmemiştir.

Her kim olursa olsun bilir ki, bu partiyi kuran, iktidara taşıyan ve de bugünlere gelmesini sağlayanların başında RecepTayyip Erdoğan gelir.

O nedenle parti bünyesinde hiç kimsenin genel başkanlık için adım atması düşünülemezdi.

Nitekim öylede oldu.

Kaldı ki Ak Partinin kurulduğu süreçte Recep Tayyip Erdoğan, geçmişte okuduğu bir şiir nedeniyle ceza aldığı için yasaklıydı.

Dolayısıyla yerine geçici olarak Abdullah Gün genel başkan ve başbakan olmuştu.

Sonrası malûm.

Cezası bittikten sonra partinin başına geçen Erdoğan, tartışmasız genel başkan ve başbakan olarak, Cumhurbaşkanı seçilinceye kadar görevi sürdürdü.

***

Başlangıçta belirttiğim gibi gelinen nokta itibariyle en sıkıntı parti MHP.

Aslında bu durum uzunca zamandan bu yana devam ediyordu.

Bilhassa geçtiğimiz yıl gerçekleştirilen genel seçimlerde alınan düşük oy, genel başkan Devlet Bahçeli’nin konumunu tartışılır hale getirmişti.

Bunun üzerine bir takım ayaklanmalar olduğunu hep birlikte izledik.

Parti bünyesinde yavaş yavaş genel başkana direnişler başlamıştı.

Her ne kadar önceki yıllarda Koray Aydın, ilk bayrağı açan isim olarak ortaya çıksa da, asıl ayaklanmayı gerçekleştiren Meral Akşener oldu.

Son seçimde MHP Genel Merkezi tarafından milletvekili adayı olarak gösterilmemesi de bu yüzdendi.

Akşener bakıp gördü, partinin oyları her geçen gün azalıyor.

Kan değişikliğine ihtiyaç var diyerek, genel başkan Bahçeli’nin artık görevi devretmesi gerektiğini vurgular.

Aynı eğilimde olan bir diğer aday Sinan Oğan.

Kendince temkinli hareket eden Koray Aydın.

Son olarak adaylığını açıklayan Ümit Özdağ.

Belli ki MHP sıkıntılıydı.

Kabul edilsin edilmesin, son yapılan genel seçimde alınan düşük oy nedeni, parti bünyesinde gözlenen benzer gelişmelerin sonucudur.

Şayet, genel seçim öncesinde bir konsensüs sağlanmış olsaydı, alınan oy oranı çok daha yüksek olurdu.

Seçmen bakıp gördü, partinin tepesinde bir takım sorunlar yaşanıyor.

Birliktelik sağlanamıyor.

Dikkat çekmeyi uygun görmüş olmalıydı ki bir yerde cezalandırdı.

Son seçimde alınan düşük oy nedeninin başkası olduğunu sanmıyorum.

***

Yakın süreçte parti bünyesinde gözlenen gelişmelere gelince.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin karşısına dikilen adaylar, mutlak seçime gidilmeli diyerek ayaklanırlar.

Hem de uzunca süreden bu yana.

Kimler nasıl yorumlar bilmiyorum ama başarılı da oldular.

Geçtiğimiz hafta sonunda yapılan tüzük değişikliği kurultayında yeterli çoğunluğu sağlayıp kongre kararı alınması, girişilen hamleden sonuç alındığının göstergesidir.

Şayet olağanüstü bir takım gelişmeler olmazsa, önümüzdeki süreçte bir taraftan tüzük değişikliği gerçekleştirilecek.

Ardından genel başkanlık seçimi gündeme gelecek.

Şimdi…

Her ne kadar geçtiğimiz hafta sonunda gerçekleştirilen birliktelik, muhalif kanadın başarısı olarak algılansa da, iş o denli kolay olmayacaktır.

Yani MHP Genel Başkanlığına yönelik kongrede, muhalif kanadı mutlu eden bir sonuç çıkmayabilir.

Bu da beraberinde yeni sıkıntılar getirecektir.

Oysa asıl olan, her bakımdan uzlaşmaydı.

Ancak bu tür bir konsensüsün sağlaması halinde MHP oylarında bir artış olurdu.

Yok eğer tersi olur.

Parti bünyesinde bir takım kopmalar olursa, bundan sadece MHP zarar görmeyecektir.

Ülkemiz de bunun sancısını çekecektir.

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.