MHP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Günal: “Din eğitimi gözden geçirilmeli”

Bu haber 26 Aralık 2016 - 0:17 'de eklendi ve 515 kez görüntülendi.

 

img_9932MHP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Günal, 15 Temmuz darbe kalkışmasının arka planını anlayabilmek için, ülkemizdeki din anlayışını ve din eğitimini gözden geçirilmesini kaydetti.

Kadir Tamer

MHP İl Başkanlığı ülke gündemi ile ilgili bir basın açıklaması düzenledi. İl Başkanlığında gerçekleşen açıklamaya MHP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Günal, MYK Üyesi Yaşar Yıldırım, MYK Üyesi ve Muğla Milletvekili Mehmet Erdoğan, MHP İl Başkanı Mehmet Korkmaz ve partililer katıldı.

MHP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Günal, son günlerde ülkede yaşanan terör olayları ile ilgili olarak, “Türk milleti üst üste felaketler yaşıyor. Türkiye Cumhuriyeti her yönden korkunç ve dış destekli bir terör kuşatması altındadır. Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli’nin tabiriyle ‘artık bıçak kemiği delmiş, sabır taşı çatlamış, tahammül eşiği geçilmiştir’. Önce İstanbul Beşiktaş’ta, sonra Kayseri’deki hain saldırılar sonucu verdiğimiz şehitlerin ardından, ülkemize sınır dışından gelen terör tehditlerini bertaraf etmek üzere Fırat Kalkanı harekatında görev yapan askerlerimiz şehit olmuştur. Tüm şehitlerimizin ruhları şad olsun, Türk Milletinin başı sağ olsun. Bu alçakça saldırılara ilave olarak, Rusya Federasyonu’nun Ankara Büyükelçisi Sayın Andrey Karlov’a yönelik hafta başında menfur bir terör saldırısı düzenlenmiş ve Karlov hayatını kaybetmiştir. Bu alçak suikastı şiddetle kınıyor, Rus halkına ve Rusya Federasyonu yetkililerine taziyelerimi sunuyorum” dedi.

Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Günal, Türkiye’yi tehdit eden bir diğer terör örgütünün de FETÖ olduğunu söyleyerek konuşmasına şöyle devam etti:

“Türkiye Cumhuriyeti devleti ve Türk milleti 15 Temmuz akşamı bu hain terör örgütünün alçak bir darbe teşebbüsü ile karşı karşıya kalmıştır. Daha önce yaşadığımız hiçbir darbe veya darbe teşebbüsü bizleri 15 Temmuz gibi derinden sarsmamıştır. Bize göre bir işgal teşebbüsü olan 15 Temmuz kalkışmasında TBMM’yi bile bombalayan namussuzları Müslüman Türk milleti lanet ve beddua ile anacaktır. Türkiye ile hesabı olan çevreler terörist başı Gülen’i koz olarak ellerinde tutmuşlardır. FETÖ’cüler kimin işine yarıyorsa silah gibi kullanılmıştır. Fetullahçı terör örgütü devletimizi ur gibi sarmıştır. Türk devletinin kritik noktalarına özenle yerleşmişlerdir. Bu kaleyi içten çökertme harekatıdır. Yıllardır din kisvesi altında üremiş, güçlenip ortaya çıkmak için uygun zaman aramıştır. Dinler arası diyalog uydurmasının yapılması da boşuna değildir. FETÖ’cü teröristler 3 bin yılda Asya’nın Hıristiyanlaşmasına hizmet etmiştir.”

Din eğitimi gözden geçirilmeli

Mehmet Günal, 15 Temmuz darbe kalkışmasının arka planını anlayabilmek için, ülkemizdeki din anlayışını ve din eğitimini gözden geçirilmesini kaydetti. Günal, “Diyanet İşleri Başkanlığının rolü ve yapısı sorgulanmalı ve yeniden yapılandırılmalıdır. Dinin hedefi insandır, dinin amacı insanın ahlaki olgunluğunu tamamlamasını sağlamaktır. Diyanet İşleri Başkanlığı’nı Atatürk’ün Genel Kurmay Başkanlığı ile birlikte kurdurduğu ve büyük önem verdiği bir kurumdur, bu kurumun dinimizin yüce prensiplerini ve birlik beraberlik ruhunu halkımıza benimsetmesi gerekiyor. Eğer İslam dinini hurafelerden, dogmalardan uzaklaştırarak, gerçekten anlatabilseydik subaylarımızın paşalarımızın bir vaizin peşine gitmesi mümkün olur muydu? Akademisyenlerimizi böyle kandırılabilir miydi?’ 2023 ve 2053 “Lider Ülke Vizyonumuza’’ erişebilmek; millî değerlerin yanı sıra, manevi değerlere de önem verip insanları eğitmekle mümkün olacaktır” şeklinde konuştu.

Günal, Anayasa değişikliği ile ilgili şunları söyledi:

“Türkiye’nin gündeminde tartışılan başka bir konu da Anayasa değişikliği konusudur. Aslında 1982 Anayasasının kabul edildiği tarihten itibaren klasik bir parlamenter sistemden büyük sapmaları barındırması itibarıyla tartışma konusu olmuş, şimdiye kadar 100’den fazla maddesi değiştirilmiştir. 1982 Anayasası Cumhurbaşkanına geniş yetkilerin tanındığı, ancak bu yetkilere rağmen Cumhurbaşkanı için neredeyse hiç sorumluluk öngörmeyen bir Anayasa olmuştur. 2007 yılından itibaren ise konu bir başka boyutuyla daha tartışılmaya başlanmıştır. Zira 2007 yılındaki Cumhurbaşkanlığı seçiminde yaşanan ve kamuoyunda “367 krizi” olarak bilinen hukuk garabeti, CHP’nin müracaatı üzerine Anayasa Mahkemesi’nin vermiş olduğu kararla tescillenmiş ve bunun üzerine gerçekleştirilen Anayasa Referandumu ile Cumhurbaşkanının halk tarafından doğrudan seçilmesi kabul edilmiştir. Böylece geniş yetkilerine rağmen neredeyse hiç sorumluluğu bulunmayan Cumhurbaşkanlığı kurumu, “meşruiyet” açısından da orantısız olarak güçlenmiştir. Nitekim bu meşruiyet karmaşası, 2014 yılında doğrudan halk tarafından seçilen ilk Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın seçildiği günden itibaren ortaya koyduğu siyasi tutum ve davranışları ile “fiili durum” tartışmalarını da beraberinde getirmiştir.” Basın açıklamasını ardından MHP İl Teşkilatının Divan Toplantısı Öğretmenevi’nde gerçekleştirdi.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.