MHP BU AYIBIN ALTINDAN KALKAMAZ

Bu haber 12 Temmuz 2010 - 0:00 'de eklendi ve 778 kez görüntülendi.
Hüseyin Nizamoğluhuseyinnizamoglu@hamlegazetesi.com.tr
Nerede Kalmıştık

Anayasa Mahkemesi’nin, referanduma gidecek Reform Paketi ile ilgili kısmi iptal kararı
hukuki olmaktan çok siyasi.”Orta yol”, “ince ayar”
yorumları gerçeği yansıtıyor. Anayasa Mahkemesi ve HSYK’nın yapısındaki
değişiklikler korunmakla birlikte, üye seçim sistemindeki yenilik engellendi.
Karar, referandum paketinin reform ruhunu ortadan kaldırmıyor. Belki reformun
pozitif etkilerinin yargıya yansımasını geciktiriyor.

Dolayısıyla
Anayasa Mahkemesi aldığı kararla sadece ve sadece kendisini yaralamıştır.
Türkiye’nin yargı reformuna ne kadar çok ihtiyaç duyduğunu hal diliyle ortaya
koymuştur. Referandum paketinin hayati önemini hatırlatmıştır. 12 Eylül’de
tarihi bir demokrasi sınavı ile karşı karşıya kalacağız. Seçmen, darbe
anayasası ile özgürlükçü sivil düzenlemeler arasında tercihte bulunacak. Avrupa
Birliği ve Venedik Komisyonu, düzenlemelerin Türkiye’yi evrensel standartlara
yaklaştırdığını teyit ediyor. Sadece yargı alanındaki düzenlemeler nedeniyle
değil, memurlar, emekliler, kadınlar, engelliler ve çocuklara kazandırdığı yeni
haklar nedeniyle de reform paketi büyük önem taşıyor. Referandum, daha
özgürlükçü ve daha demokratik yaşam koşulunun kapısını aralayacak. Sivil bir
anayasa için de yol açacak. Mevcut düzende vesayeti elinde bulunduranların,
halkın özgürlüklerine bu şekilde karşı çıkmaları anlaşılabilir. CHP’nin de
darbe anayasasının değişmesini engelleme çabası şaşırtıcı değil.

Şaşırtıcı
olan MHP’nin de darbe anayasasının devamını, sivil düzenlemelere tercih
etmesidir. Evrensel standartlarda olduğu Venedik Komisyonu ve AB tarafından
teyit edilen değişiklikleri, “AK Parti anayasası” gibi kısır bir
tarifin içerisine sokmasıdır. MHP’nin, AK Parti’ye muhalefet etmesi en tabii
hakkıdır. Ancak referandumda söz konusu olan milletin faydasına olan
düzenlemelerdir. Memura sendikal haklar verilmesinin, kadınlara ve engellilere
pozitif ayrımcılık uygulanmasının nesi “milliyetçilik” ilkesi ile
çelişiyor? AK Parti karşıtlığı, anlaşılan MHP’de bir basiret bağlanmasına,
millete muhalefet etmeye neden olmaktadır. MHP, 12 Eylül darbesinin ülkücü
mağdurlarının hatırası için bile olsa, darbe anayasasını savunması gereken en
son partidir.

CHP
ve BDP ile aynı safta yer almak MHP’ye ne kazandırır? Unutmayın İmralı’daki ve
Kandil’deki teröristler de referanduma karşı çıkıyor. Hatta referanduma
yaklaştıkça, terör saldırılarının şiddetini artıracağı, halkı hükümetten
bezdirip pakete hayır demelerinin sağlanmaya çalışılacağı iddia ediliyor. Parti
olarak “hayır” kampanyası yürütmek ve reform karşıtı blokta yer
almak, MHP’ye hiç yakışmıyor. 367 krizi sırasında DYP ve Anavatan’ın yaptığı
hatalardan da mı ders çıkarmıyorsunuz? Daha fazla özgürlük ve daha fazla
demokrasi taleplerinin karşısında bulunmak, millete rağmen
“milliyetçilik” yapmaktır. MHP bu ayıbın altından kalkamaz, ezilir.

ERHAN
BAŞYURT 09/07/2010 BUGÜN GAZETESİ

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.