Meydanlarda Belediye Neden Yok?

Bu haber 19 Temmuz 2018 - 3:19 'de eklendi ve 1.102 kez görüntülendi.
Hüseyin Nizamoğluhuseyinnizamoglu@hamlegazetesi.com.tr
Nerede Kalmıştık

Hüseyin Nizamoğlu

Laik belediyemiz, Mason ve irticanın ustası olan FETÖ’nün ihtilal hareketine neden karşı durmuyor? Akşamları her gün yeni bir pozisyon sergileyen Muğlalıların arasında Valimiz, Rektörümüz, Garnizon Komutanımız, Emniyet Müdürümüz, Siyasi Partiler, sendikalar ve kuruluşlar hep halkımızın arasında oldu. Yalnız yok olan belediyemiz idi. Oysa, Gezi olayı da bir ihtilal denemesiydi. Onunda gayesi Devleti yıkmak idi! Birileri açıklasın, Belediye kimden yana?

ŞEHİTLER VE GAZİLER

Sokaklara dökülüp direnenler… Ölümü göze alarak rejime sahip çıkanlar…

Ve her gece demokrasi nöbeti tutanlar var ya…

Acaba bunlar, memleketin aydınları mı, elit tabakası mı, entel sınıfı mı, bunlar acaba memleketin sosyetesi mi, aristokrat kitlesi mi, endişeli modern kesimi mi?..

Yoksa bunlar İran’a benzeyeceğimizden yıllardır korkan duyarlı laikler mi?

Hiçbiri değil. Siz de biliyorsunuz ki bunlar gariban ve mütevazı insanlar… Ama memleketin çimentosu bunlar. Ortadireği. Demokrasi’nin güvencesi… Peki öbürleri nerde? Hele ilk gece…

Neredeydi öbürleri? Hani şu “Tank’ın üstüne ilk ben çıkarım” diye yıllardır palavra atanlar neredeydi? Şimdi arz-ı endam ettiler. Ortalık yatıştıktan sonra… Hiç şüpheniz olmasın ki, harekât başarıya ulaşsaydı, zaten gidip bağlılıklarını ilk bildirecek olanlar onlardı.

16 YILDA 7 DARBE TEŞEBBÜSÜ!

15 Temmuz kanlı darbe ve işgal teşebbüsü 2002’de iktidar olan AK Parti hükümetlerine karşı girişilen yedinci teşebbüstür. Bunların dördünde paralel yapının parmağı vardır.

Hedef AK Parti ve Erdoğan şahsında gelişen, büyüyen, güçlenen, bölgede etkin hale gelen ve küresel bir güç olma yolunda ilerleyen Türkiye’yi frenlemekten başka bir şey değildir.

Dolayısıyla hiçbiri milli değildir, yerli değildir! Figüranlar değişse de hedef aynıdır.

Birinci teşebbüs milli iradeye saygılı bir Genelkurmay Başkanı olan Hilmi Özkök tarafından önlenmiştir. Özden Örnek, yayınlanan günlüklerinde, ordunun 2004 yılında darbe hazırlığı yaptığı ama genelkurmay başkanı Hilmi Özkök’ün engellediğini yazmıştı.

Yargıdaki paralelcilerin sulandırdığı ve suçlular yerine masumların cezalandırıldığı o(Sarıkız, Yakamoz, Ayışığı, Eldiven) teşebbüsün tamamıyla masum olduğuna inanmak için saf olmak gerekir. İkinci teşebbüs 27 Nisan 2007 sanal muhtırasıdır. Hükümetin dik duruşu, seçimleri öne alışı ve cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesini düzenleyen anayasa değişikliğiyle etkisiz hale getirilmiştir. Üçüncüsü seçimlerden %47 oy alarak milletin büyük teveccühüne mazhar olan iktidar partisi aleyhine açılan (2008) kapatma davasıdır. Bir oy farkıyla kapatılmaktan kurtulmuştur. Dördüncüsü, 7 Şubat 2012’de paralel yapının Hakan Fidan üzerinden kurduğu tuzaktır. Başbakanın cesaretiyle püskürtülmüştür. Beşincisi Haziran 2013’te masum bir çevre eyleminin kalkışmaya dönüştüğü Gezi olaylarıdır. Başbakanın dirayetiyle bastırılmıştır.

Altıncısı 17/25 Aralık darbe girişimidir, o da başbakanın dirayet ve cesaretiyle püskürtülmüştür. Yedincisi 15 Temmuz kanlı darbe/işgal teşebbüsüdür. O da cumhurbaşkanının direniş çağrısı, medyanın desteğiyle millet tarafından püskürtülerek engellenmiştir.

Bu 7 teşebbüsün yedisi de hükümeti ve liderini tasfiye amacı güden darbe teşebbüsüdür.

Üçü laikliği koruma gerekçesinin arkasına gizlenmiş, üçü yargı ve ordudaki paralel yapının arkasına saklanmıştır. Gezi’de ise yerli yabancı bütün muhalifler güç birliği yapmıştır.

En tehlikelisi bu sonuncusuydu. Bu kez silahlı bir darbeye girişilmişti. Bu tür darbelerde ilk hedef devletin tepesindekilerdir. Dolayısıyla başta cumhurbaşkanımız olmak üzere bütün devlet erkânının hayatı söz konusuydu. Allah’ın izniyle diğerlerinin üstesinden geldiği gibi bunun üstesinden gelecekti. Öyle de oldu. Birkaç dakika sonra televizyonlar halkı direnmeye çağıran o telefon bağlantısını yayınladı. Sonrası malum. 15 dakika ile suikast timinden kurtulup İstanbul’a gelmek üzere, darbeci savaş uçakları havadayken uçağa binmeye hangi lider cesaret edebilirdi?

VATAN HAİNLERİNE İDAM

15 Temmuz 2016 ihtilal teşebbüsü gerçekleşseydi neler olurdu? Cevap; evvela CHP iktidar ortağı olurmuydu. Rütbeliler yetkili olarak ortada fazla görünmezlerdi. 27 Mayıs 1960 ihtilali sonrası olduğu gibi ABD güdümünde eski düzen geri gelirdi. Bilindiği halde yapılan nedir? Daha ceza alan bile yok. Ne yapılmalıydı? Cevap; Temmuz ayı çıkmadan 249 şehidin kanı yerde kalmamalıydı. Bu miktar hain şehitler köprüsü önünde idam edilmeliydi.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.