Mestan Yayman Tek Başına Mı?

Bu haber 11 Ocak 2018 - 9:36 'de eklendi ve 2.341 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozcanozgur@hamlegazetesi.com.tr
Özgürce

Özcan Özgür

Muğla’da “Kavaklıdere Kaymakamlığı” ile fenomen olmuştu.

Sonra o Kavaklıdere’de ne olduğunu bilmiyoruz, apar topar Denizli’nin bir ilçesine kaymakam yapıldı.

O zaman dönemin Kavaklıdere Belediye Başkanı Nuray Bozyer’in Kaymakam Yayman’ın çalışmaları karşısında “Bu adam belediye başkanı adayı olabilir” endişesi taşıdığı ve Yayman’ı tayin ettirdiği söylentisi AK Parti kulislerine düşmüştü…

Mestan Yayman Denizli’de kaymakam olarak çok kalmadı. Ki kaymakamlığında da zamanının çoğunu Muğla’da geçiriyordu. Bir süre sonrada Vali Yardımcısı olarak Muğla’ya döndü. Kavaklıdere’de olduğu gibi yine aktifti. Yine fenomen olmuştu, ama siyasette…

Cumhuriyet tarihi boyunca Muğla’da adı siyasilerle, il başkanı, ilçe başkanları ile birlikte anılan bir başka Vali, Vali Yardımcısı, Kaymakam olmamıştır…

 

xx        xx        xx

Denizli’den Vali Yardımcısı olarak Muğla’ya geri geldiğinde Mestan Yayman önce “Körtekeli” olduğunu ilan etti. Körteke, Aydın-Muğla sınırında bir köy… Bu köy Aydın’ın köyü olduğu halde insanları Aydın’a değil, Muğla’ya, genellikle il merkezine göç ederler.

Muğla’da Körtekeliler Aydınlı değil Muğlalı olarak bilinirler…

Ki Mestan Yayman vali yardımcısı olarak geri geldiğinde kardeşlerinden Ramazan Yayman  Kötekli’den CHP’li Muğla Belediye Meclis Üyesi idi…

Bir diğer kardeşi de Kötekli’de inşaat işlerindeydi…

Bu Mestan Yayman’a da Allah Muğla’da “Yürü ya kulum” demiş olmalı…

Mestan Yayman Vali Yardımcılığı yaparken, kardeşleri Kötekli de “apartçılığa” başlamışlar. Olabilir, çalışmışlar, kazanmışlar, borçlanmışlar, yapıyorlardır…

Ancak emlak piyasasına bakılırsa Mestan Yayman kardeşlerine ayrı ayrı apart ve arazi satışı yapmış veya bağışlamış… Ayrıca Kötekli’de hala kendisine ait taşınmazlar bulunduğu da söyleniyor…

Bürokraside fenomen bir kaymakam olan Yayman, siyasette de “aday” olarak fenomen olmaya başlarken, çalışma ve iş yaşamında da fenomen olmaya başlamış da haberimiz olmamış.

İşte bu fenomen milletvekili adayı oldu…

 

xx        xx        xx

Gerek Kavaklıdere Kaymakamlığı’nda, gerekse ve daha çok Muğla Vali Yardımcılığı görevlerinde adeta ilin valisi ve AK Parti’nin il başkanıymış gibi devlet imkanlarını kullanan, özellikle Fatih Şahin’in Muğla Valiliği’nde Muğla’ya Hizmet Vakfı ile o zaman Muğla Valiliği şirketi olan MELSA’da etkili olduğu söylenen Mestan Yayman AK Parti’den Muğla Milletvekili Aday Adayı olarak katıldığı temayül yoklamasında (hakimsiz önseçim) sandıktan birinci çıkmıştı…

Sanıyorum 2011 Genel Seçimleriydi… Ancak AK Parti Genel Merkezi tarafından kesin liste sıralamasında Yayman’a yer verilmemişti!

Yayman pes etmedi… AK Parti’nin Danışma Kurullarından Kongrelerine kadar her yerde o vardı. Hatta kendisi için “Türkiye’nin aktif siyaset yapan ilk memuru” denilebilir…

Hiçbir zaman gücünü nereden aldığı da anlaşılamadı.

Fenomen olmak kolay mı?

 

xx        xx        xx

Mestan Yayman tam da siyasete ısınmışken, Vali Yardımcısı olarak Uşak’a tayini çıktı.

Gidip göreve başladı mı bilen yok. Ancak Uşak’a gitmediğini bilen çok.

Gitmedi, çünkü gündemde 30 Mart Yerel Seçimleri vardı ve Mestan Yayman bu defa gözünü Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na dikmişti.

Yayman’ın Büyükşehir Belediye Başkanı seçilme şansı yoktu, ama “partisini adaysız bırakmamış ve başarılı sonuç çıkarmış” biri olarak 2015 Genel Seçimi’nde milletvekili adayı yapılabilir olasılığıyla Büyükşehir adaylığı engellendi…

Menteşe Belediye Başkanı adayı yapıldı.

Nedense O da kabul etti. Umudu var mıydı bilmiyorum, kaybetti… Seçimden sonra Uşak’a da gitmedi. Yine becerdi, isteyerek ve Vali Yardımcısı olarak Antalya’ya gitti… Ancak huylu huyundan vazgeçmedi. 7 Haziran 2015 Genel Seçimi’nde 34 aday adayı içinde Yayman yine vardı…

Ancak 2019 Seçimlerinde göremeyeceğiz… Hiç aklımızın ucundan geçmezdi. Antalya’da FETÖ’cü olarak hakkında soruşturma açıldı ve 7 yıl, 6 ay hapse mahkum edildi…

 

xx        xx        xx

Sevinelim mi, üzülelim mi?

Eylül 2016’da Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı‘nın yürüttüğü soruşturma kapsamına girince şaşırdık.

Çünkü 15 Temmuz’dan sonra Cumhuriyet Meydanı’ndaki nöbetlerde önde gelenlerden biriydi. “Helal olsun adama, ta Antalya’dan gelip Muğla’da nöbet tutuyor” diyenler olmuştu.

Meğer sıkıntısı varmış…

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı‘nın yürüttüğü soruşturma kapsamında açığa alınıp, tutuklanan Yayman, 9 Eylül‘de çıkarıldığı nöbetçi mahkemece adli kontrol şartıyla serbest bırakılmış ve soluğu yine Muğla’da Cumhuriyet Meydanı’nda almıştı.

Ancak Savcının itirazı üzerine Terörle Mücadele Müdürlüğü ekipleri tarafından “FETÖ terör örgütüne finansal destek sağlamak” ve “Milli, dini ve insani duyguları istismar etmek suretiyle ‘himmet’ adı altında yardım toplama” iddialarıyla Muğla‘daki evinde gözaltına alındı. Antalya Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü‘ne götürüldü.

 

xx        xx        xx

Geçtiğimiz günlerde de Antalya 10’uncu Ağır Ceza Mahkemesi‘ndeki duruşmada Cumhuriyet Savcısı Cengiz Şaşı, tutuklu sanık Yayman‘ın, “FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak ile organik bağ kurmak, örgütün mülkiye yapılanması içinde yer almak, örgütün amacına bilerek ve isteyerek hizmet etmek” yanında “Devlet güvenliğine, anayasal hukuk düzeninin işleyişine karşı suç işlemek”den cezalandırılmasını talep etti.

Mestan Yayman ise terör örgütünün hiyerarşik yapısı içinde yer almadığını, telefon kartının kopyalanması sonucu ByLock‘un telefonuna indirilmiş olabileceğini öne sürdü. Darbe girişiminden iki gün sonra Antalya Havalimanı‘nda görevlendirildiğini hatırlatan Yayman, “Havalimanındaki odamda bulunan Fetullah Gülen’e ait olduğu belirtilen 4 kitap ve bir CD, bana ait değil, parmak izi incelemesi yapılmasını istiyorum. Ayrıca, ‘J’ serisi bir dolar fotoğrafının bulunduğu bilgisayar bana ait değil” dedi.

Mahkeme heyeti de, Mestan Yayman‘ı, “silahlı terör örgütüne üye olma” suçundan 7 yıl 6 ay hapse mahkum etti. Cezayı az bulan var, çok bulan var…

 

xx        xx        xx

Benimse aklımda yanıtı olmayan sorular var.

Hep merak etmişimdir, acaba o günlerde o meydanda tutulan nöbetlerde daha kaç Mestan Yayman vardı?

Mesela katıldığı bütün seçimlerde adaylardan özellikle Yelda Erol Gökcan ile Hayati Nizamoğlu’na takılarak “Benim yatım yok, katım yok, medyam yok. Ben Körteke’de çobanlık etmiş fakir bir ailenin çocuğuyum” diyen Yayman kaymakamlık ve vali yardımcılığı ile o kadar mülkü nasıl edindi?

Ülkemizin en önemli davalarından biri olan Suikast Timi Davası’ndan sonra Muğla’nın ikinci önemli davası 41 sanıklı FETÖ Muğla Çatı Davası’dır. 41 sanıklı o davada 50’ye yakın kişinin de adı geçerken, Antalya’da ceza alan Mestan Yayman’ın adı neden geçmiyordu?

Sanki konuşmasın diye Muğla’dan Antalya’ya kaçırıldı, orada yakalanıp, orada soruşturma açıldı… Böyle bir şey yok tabi, ama insanın aklına her şey geliyor işte…

İşin tuhaf yanı Yayman’ın ifadelerinde de kimsenin adı geçmiyor. Adam sanki terminatör! Savcılık İddianamesine göre, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmakla kalmamış, organik bağ kurmuş, örgütün mülkiye yapılanması içinde yer almış, Devlet güvenliğine, Anayasal Hukuk Düzeninin işleyişine karşı suç işlemiş…

Ama ifadelerinde hiç isim yok… Adam suçlamaları kabul etmemiş, susmuş, itiraz etmiş, 7 yıl 6 ay hapse fit olmuş!

Ne olacak 2 yıl sağına, 2 yıl soluna yatar… Çıkar gelir aramıza “Nerede kalmıştık” bile der.

Sosyal medyada bir arkadaşım “Neden itirafçı olmamış?” diye sorarken, biri de “İste bak ömür boyu ağırlaştırılmış müebbet.. Bülbül gibi öter.” diyordu.

Öter miydi?

Yıllarca kaymakamlık yap, vali yardımcılığı yap, Devletin malını, makamını, aracını kullan… Her şeyi inkar et. Netice; 7 yıl 6 ay hapis… Zoruma gitti.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
MUSTAFA ÖZTÜRK 11 Ocak 2018 / 11:58

Sevgili Özcan; yazılarınızı hep takip ediyorum. Değindiğin ve gündeme getirdiklerin hayatın gerçekleri. Şimdi merak ediyorum. Senin yazıların altına yorumda bulunanlar, yeni bir açıklamada bulunacak mı? Öyle görünüyor ki marabalar cezasını çeksin,işin ta ortasında bulunanlar normal hayatlarına devam etsin. Nerede MELSA yolu ile Muğla yı sömürenler, nerede o toplantıları organize edenler,nerede Pensilvanya ya el öpmeye gidenler.