MERKEZ SAĞ BİR ÇATI ALTINDA TOPLANIR MI?

Bu haber 05 Ekim 2010 - 0:00 'de eklendi ve 577 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Az
buz değil.

Uzunca süreden
beri dillendirilen, buna karşın somut adım atılamayan bir eğilim, AKP dışında
kalan merkez sağın bir araya gelmesi.

Yani bir çatı
altında toplanıp, ona göre politika yapmaları.

Şu sıra bakıp
gördüler.

Dünya görüşü
bağlamında aralarında pek fark olmayan aynı düşüncenin insanları, bölük pörçük.

Diyorlar ki, bir
araya gelmekten başka çare yok.

Aslında
bugüne dek çoğu kez dile getirildiği halde hep sözde kaldı.

***

Şöyle
yakın geçmişe bir bakalım.

Çeyrek asrı
geçen sürede, gerek merkez sağ, gerekse sosyal demokrat şemsiyesi altında
siyaset yaptıkları gözlenen siyasi partilerden birçoğu, dünya görüşü yanında
parti politikaları çok farklı olmamasına karşın, türlü nedenlerden ayrı
kulvarlarda politika yapmayı yeğlediler.

Kimi, parti
içinde istediği konuma kavuşamadığı için mensup olduğu partiden ayrılarak,
başka bir siyasi teşekkül kurma eğiliminde oldu.

Birçoğu
kurdu da.

Bazıları da
anlamsız bir nedenden dolayı, siyasi mevta olacağını kestiremeden, kendine göre
yol haritası çizmeyi yeğledi.

***

Birde, 27 Mayıs
1960 ve 12 Eylül 1980 Askeri harekâtının neden olduğu demokrasinin kesintiye
uğratıldığı yıllar.

Zira,
o süreçte bir değil tüm siyasi partiler kapatıldı.

Her
iki halde de zararı kime dokundu diye bakalım.

Parti içi
sürtüşmeler ve ihtilâller, başka partilerin ortaya çıkmasına neden oldu.

Bugün merkez
solun köklü partisi olarak bilinen CHP’den kopup, farklı parti şemsiyesi
altında işlevini sürdüren DSP, en bariz örnektir.

Aynı
şekilde, merkez sağın doğurduğu partiler.

Bugün olmak veya
olmamak mücadelesi veren DP, başlangıç ana gövdeden kopup giden birçok partiyi
doğuran siyasi teşekküldür.

Neresinden
bakarsanız bakınız, dönemin DYP, ANAP gibi güçlü partileri ile daha marjinal
siyasi kurumlar olarak nitelendirilen niceleri, merkez sağın dağınıklığı
üzerine ortaya çıkan partilerdir.

Bu dağınıklıktan
en iyi şekilde istifade eden ise günümüz iktidar partisi AKP’dir.

Şayet,
merkezin sağın adresi olarak gösterilen partiler, kendi bünyelerinde bir takım
açmazlar içerisinde kalmasaydı, AKP diye bir partinin varlığını görmek pekte
mümkün olmayacaktı.

***

Tüm
bu oluşumların yarattığı sıkıntılar daha belirgin bir hal aldığı için şu sıra
bir takım kıpırdanmalar olduğu gözden kaçmıyor.

İktidar partisi
AKP dışında, merkez sol ve merkez sağda mücadele eden partilerin bir araya
gelmesi adına girişimler var.

Bu tür bir
düşünceyi en son olarak hayata geçirmeye çalışan, Türkiye Partisi Genel Başkanı
Abdullatif Şener.

Şener, merkez
sağın bir araya gelmesi için 9.Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel başta olmak üzere
dönemin DYP Genel Başkanı Tansu Çiller, ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz, DP
Genel Başkanı Hüsamettin Cindoruk yanında eski bakanlardan Sadettin Tantan,
Murat Başeskioğlu ve CHP’den yeni ayrılan İlhan Kesici ile görüşüyor.

Şener, en
azından seçim ittifakına ihtiyaç var diyor.

Şener’in
girişimleri gerçeğe dönüşür mü? zaman gösterecek.

Ancak,
bir realite var ki yadsımak mümkün değil.

Türkiye’nin
geldiği noktada, merkez sağ ve merkez sol kulvarda siyaset yapan partilerin her
biri, “armudun sapı üzümün çöpü”
demeden, bir birliktelik oluşturmalı.

O
takdirde, merkez sağ ve solu temsil eden, güçlü bir siyasi teşekkül ortaya
çıkar.

Değilse,
her biri zaman içerisinde yok olup gideceklerdir.

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.