Merdan Yanardağ ve Muğla

Bu haber 03 Haziran 2014 - 0:00 'de eklendi ve 1.329 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Yurt Gazetesi Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ bu kez Muğla’ya özgürce girdi.

Yanardağ, 13 Eylül 2013 ile 10 Mart 2014 arasında 6 ay boyunca tutsak edildiği E Tipi Cezaevi’nin bulunduğu Muğla’da Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin yerinde bir düzenlemesi sonucu okurları ve sevenleriyle buluştu.

Muğla Büyükşehir Belediyesi’nce düzenlenen “Nâzım’dan Gezi’ye… Türkiye Neden Feda Edildi” başlıklı konferansta konuşan Yanardağ, yüzlerce Muğlalıya cezaevi döneminde kendisini yalnız bırakmadıkları için teşekkür etmiş.

Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün de, Yanardağ’ı özgür olarak Muğla’da ağırlamaktan onur duyduklarını belirterek tüm Muğla halkı adına çiçek sunmuş.

Güzel olmuş. Ben özel nedenlerle tanık olamadım… Kendisiyle bu gidişle tanışamayacağız.

xx        xx        xx

Hafta sonunda cumartesi günü önce Sınırsızlık Meydanı’nda toplanan ve aralarında Menteşe Belediye Başkanı Bahattin Gümüş’ün de bulunduğu Muğlalılar tarafından “Gezi”nin birinci yılı kutlandı. Merdan Yanardağ ile Muğla buluşması kutlamanın ardından gerçekleşti. Gazi Mustafa Kemal Atatürk Kültür Merkezi’ni dolduran Muğla halkına hitap eden Yanardağ, Muğla Cezaevi’nde kaldığı sürece hiçbir zaman yalnızlık duygusuna kapılmadığını belirtirken salondakilere şöyle seslenmiş:

Beni adeta biz koza içine aldınız. Korudunuz ve büyük bir direniş gücü verdiniz. Yüzlerce mektup yazdınız. Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün, Muğla milletvekilleri, Muğla Barosu, CHP, FKF, TKP, ÖDP, HKP, Eğitim Sen ve diğer KESK yöneticileri beni bir an olsun yalnız bırakmadılar, hepinize gönül borcum var. Muğla’da bir kez daha ve özgür biçimde bulunmaktan mutluluk duyuyorum

xx        xx        xx

Yanardağ, Türkiye’nin nasıl feda edildiğini ve Nazım Hikmet’i anlatırken şaşırtıcı paylaşımlarda bulunmuş. Yanardağ’ı izleyen meslektaşlarımdan dinlediğime göre, Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ Nâzım Hikmet’le ilk kez 2012’de cezaevinde tanışmış.

Gerçekten şaşırdım…

Yanardağ bu konuda “Bunu kendisi bir şiirle ifade etti İlker Paşa. Dürüst bir itirafta bulunuyor ve utandığını söylüyor. Yaşı 70’e gelmiş, genelkurmay başkanlığı yapmış bir komutanın Nâzım Hikmet’i 2012’de tanıması kabul edilebilir mi? Çok dramatik bir şey.” demiş.

Yanardağ ardından şöyle eklemiş:

Bu ülke neden feda edildi sorusunun cevabı, İlker Başbuğ’un Nâzım Hikmet’i 70 yaşında cezaevine girdikten sonra tanımasında yatıyor. Bu çok acı bir durum. Nâzım’ın bu ülkeyi ne çok sevdiğini, ne büyük bir yurtsever olduğunu anladığını ve utandığını söylüyor İlker Başbuğ. Bu utanç 80-90 yıldır, bu cumhuriyetin ilk devrimci heyecanını yitirmeye başladığı zamanlardan itibaren bu ülkeyi yöneten herkese aittir. Harp okullarında ve donanmada çekmecelerinde Nâzım’ın şiirleri bulunduğu için genç subaylar ordudan atılarak tasfiye edildi.

xx        xx        xx

Ülkenin Genel Kurmay Başkanı’nın Nazım Hikmet’i “Silivrizede” olmadan önce tanımaması elbette doğal, ama bilmemesi gerçekten şaşkınlık verici…

Mustafa Kemal Atatürk’ün yaşarken ülkemizde kaç heykeli vardı biliyor muyuz?..  Ben bilmiyordum. Merak ta etmemiştim…  Merdan Yanardağ bu konu ile ilgili olarak da şöyle demiş:

Mustafa Kemal’in sağlığında dikilen tek heykel Taksim’deki anıttır. O anıtta, Kurtuluş Savaşı’na destek veren herkes ve bu savaşa katkıda bulunan Sovyet generalleri de vardır. Kuvay-i Milliye’nin simgesi olan kalpaklar Sovyetlerden gelmiştir.

Bunları biliyor muydunuz? Ben bilmiyordum… İlginç…

Galiba en çok Atatürk heykeli 1950’ye kadar İsmet İnönü döneminde dikilmiş. Hatta o dönemde İnönü heykel ve büstleri de dikilmiş olmalı. İnönü büstlerinden biri daha duna kadar Muğla’da da bir tek Köyceğiz’de vardı…

Resmi kurumlara en çok Atatürk resmi de Kenan Evren devri iktidarında girmiş olmalı. İlginç…

xx        xx        xx

Merdan Yanardağ’ın konuşmasında şaşırtan noktalardan biride Türkiye’nin feda edilmesinde “Soğuk Savaş dönemi kurbanı” olmasının da etkili olduğunun altını çizerken, Mustafa Kemal Atatürk’ün “1922’de Ankara’da imzalanan ‘Türk-Sovyet Anlaşmasına’ sadık kalınması vasiyetinde bulunmuş olmasını” ortaya koyup, bu vasiyete uyulmamış olmasına dikkat çekmesi olmuş.

Türkiye’nin 2. Dünya Savaşı’nda tarafsız kalmasına rağmen, Türk-Sovyet Dostluk ve İşbirliği Anlaşmasına sadık kalamadığına işaret eden Yanardağ şöyle devam etmiş:

Türkiye’nin kendisine silah, para, uçak, general gönderen Sovyetler Birliği’ni 2. Dünya Savaşı’ndan sonra ‘Moskof gavuru’; kendisini işgal edenleri ise dost saymaya başladı. İzmir’i, Antalya’yı, Antep’i, İstanbul’u sanki İngiltere, İtalya, Fransa değil de uzaylılar işgal etmiş gibi davranmaya başladı.

xx        xx        xx

Sovyetler Birliği’yle dostluk anlaşmasının temellerinden biri şudur: 1917 Ekim Devrimi yapıldığında Rusya savaştan çekildi ve Rusya, İngiltere, Fransa, İtalya arasında yapılan Osmanlı’yı paylaşma anlaşması açıklandı. Bunu açıklayan Dışişleri Bakanı Troçki’dir. TroçkiBİZ BU ANLAŞMAYI YIRTIP TARİHİN ÇÖP SEPETİNE ATIYORUZ. BİZ SOVYETLER BİRLİĞİ OLARAK BU KİRLİ EMPERYALİST SAVAŞTAN ÇEKİLİYORUZ’ diyordu.

Merdan Yanardağ bu konuda şöyle devam etmiş:
Benim dedem de Doğu cephesinde savaşmış bir askerdi. Dedem komünistlere kızardı ama Bolşevikleri severdi. Ben ‘Dede Bolşevikler komünist’ derdim. ‘Yok’ derdi, Bolşeviklerin kendilerine silahlarını, giysilerini, ekmeklerini, konservelerini verdiğini söylerdi. Bizim TSK, Çanakkale Savaşı’nda gelen ve Kurtuluş Savaşı içinden doğan onurlu bir bağımsızlık savaşı vermiş geleneğe sahip askeri bir kurumdur. Soğuk savaşta: Bize yardım edenleri düşman, bizi işgal etmek isteyenleri dost ilan ettiler. Kurtuluş Savaşı içinde doğan onurlu bir orduyu, kendi evlatlarına işkence yapan ve kendi ülkesini işgal etmeye başlayan bir sömürge ordusuna dönüştürdüler. Cumhuriyete sahip çıkması gereken kadroların, cumhuriyete ihanet etmeleri sonucunda 2014 Türkiye’sine geldik. NATO ordusu haline gelen TSK, Türkiye burjuvazisi, İstanbul sermayesidir bu ihaneti gerçekleştiren.

xx        xx        xx

Muğla uzun zamandır Merdan Yanardağ gibi bir ismi ağırlamamıştı. Gidemediğime çok üzüldüm…

Bir üzüntümde Merdan Yanardağ’ın Muğla programı ile ilgili haberlerde yapılan yanlış oldu. Etkinlikten birkaç gün önce Muğla Basınında yer alan haberler şöyleydi:

Merdan Yanardağ Muğla’da Gezi’yi ve Nazım’ı Anlatacak

Ergenekon Davası kapsamında İstanbul Muğla Cezaevi’nde 10 yıl 6 ay hapis yatan Yurt Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ, bu kez ‘Nazım’dan Geziye’ konulu bir söyleşi için ilimize geliyor. Yanardağ, ‘Türkiye Neden Feda Edildi?’ sorusuna yanıt vereceği söyleşisini 31 Mayıs 2014 tarihinde GMK Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirecek. Yanardağ’ın söyleşisine tüm Muğlalılar davetli. Etkinliğin organizasyonu ise Muğla Belediyesi’ne ait.

Haberi düzelterek yayınlayanlar olduğu gibi geldiği gibi yayınlayanlarda oldu. Muğla’da 6 ay hapis yatan Yanardağ’ı 10 yıl 6 ay yatırmış olduk… Haberin kaynağı ise Muğla Büyükşehir Belediyesi Basın Halkla İlişkiler Dairesi… Demek ki o dairede gazetede okunmuyor!

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI
reşat öztepe 03 Haziran 2014 / 11:01

Gocaman;yine ince ince dizelerini okudum.Askeri Mekteplerde hem Nazım’ınşiirleri, hemde Kur’an var diye çekmecelerde vatan evladları bir bir ayıklandı. Tüm arşivlerimizö bir açılsa da halka “özgürce”okunsa da öğrenmemiz sağlansada.Gerçi O”‘”‘arşivlerdeki yapıt ve kitapları okuyacak babayiğitler de kalmadı ya.Okur yazar olanlarımız “O”arşivlerdeki kitapları okuyabilirlermi?