Menteşe’deki şu ‘Gadın’ Muğlalılar…

Bu haber 20 Şubat 2019 - 1:29 'de eklendi ve 2.783 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Namık Açıkgöz hocamın arada bir bana ters gelen “siyasi” yazıları olsa da yazılarını genellikle keyifle okurum. Hatta ben bir Muğlalı olarak, o Manisa kökenli “Muğlalı”dan Muğla‘ya dair az şey öğrenmedim…

E tabi Ege Kültürü ile de beslenmiş bir edebiyatçı ve sadece mezar taşlarını (eski yazı) okuyan değil, bir “metin bilimci” olarak taşı toprağı okuyan birinden beslenmek bize yeni bizler katmıyor da değil  hani…

Muğlalı deyince “benim Muğlalılarıma” bir Muğlalı daha eklendi; Mehmet Ali Köseoğlu

  1. Ali Köseoğlu, Basın İlan Kurumu Muğla İl Müdürü…

Bugün varım, yarın yokum” dememiş. Daha geleli üç gün oldu, “Menteşe’deki Muğla” kitabını yazmış da imzalayıp, göndermiş.

Sağolsun…

Kitabın “Menteşe’deki Muğla” adını ön kapağından sonraki iç sayfada tekrarlarken, adın altına “Muğla’yı anlama denemeleri” diye yazmış. Fazla mütevazı davranmış… Çünkü Muğla‘yı anlamış da bir “Konya-Karamanlı” gözüyle dümdüz anlatmış.

Muğlalı olmuş…

 

xx           xx           xx

Namık Açıkgöz hocamın 12 Şubat tarihli yazısı da beni benden aldı.

Namık hocam yazısına “Muğla, kendini yazdıran bir kenttir. Eli kalem tutup da Muğla’da yaşayan ve yazmayan insan pek bulunmaz.” diye başlamış.

Doğru tespit.

Devrim Gazetesi yazanlarından ADD Yatağan Şube Başkanı Turgay Mutlu da geçenlerde facebook hesabından “Arkadaşlar kitap yazmak için sizlerden bir süre uzaklaşıyorum. O nedenle hesabımı kapatıyorum” diye paylaşımda bulundu.

Bakalım nasıl bir güzel Muğla kitabı ile dönüp gelecek…

Hocam yazısının bir yerinde Muğla‘nın yaşayan belleklerinden Restoratör Y. Mimar Ertuğrul Aladağ‘dan da söz etmiş. “Muğla ile ilgili ilk okuduğum metin Ertuğrul Aladağ’ın yazdıklarıdır. Kentimin Öyküsü meselâ… Hani şu ‘kantarın topuzunun Rumlardan tarafa biraz kaydırıldığı’ kitap… Bilinçli bir okuyucu için kantarın topuzu mesele olmazdı… Benim için de olmadı…” diye yazmış.

 

xx           xx           xx

Sevgili Ertuğrul geçenlerde “Kentimin Öyküsü”nün 3. basımını çıkardı. Bana “Sevgili Namık Açıkgöz’e Muğla Mimarlık Fakültesi’ni geçmişle birleştirecek bir yol dileğiyle.” diye imzalamış. Karışıklık olmalı. Hocam eğer seninse kitabın bende!

İlk iki baskıda kitabın kapağındaki alt başlık ‘Muğla’da Rum İzleri‘ şeklindeydi. Kitabın 25 yıl sonra gelen bu gözden geçirilmiş üçüncü baskısında ise ‘Yapıcı Yorgi Memed’in Romanı alt başlığı tercih edilmiş.

Aladağ’ın ‘Kentimin Öyküsü‘ kitabı, bizlere Muğla’da Rum izlerini amlatmaktadır.

Kitabının bu baskısında Muğla‘daki korunmuş ünlü evlerin, kimi yapıların kendi kaleminden çıkmış çizimlerine de yer veren Aladağ sadece Rumlarla Muğla‘yı anlatmamış, adeta “mimarlığı kutsamış”…

Yayınevinin diliyle “Edebiyatı mümkün kılan, ona yol veren mimarlığı” selamlamış…

Sevgili Aladağ‘ın Rumlarla Muğla‘yı, Mübadeleyi ve sonrasını bizlerle paylaşan “Andonia”, “Aşkım Rodna”, “Sekene”, “Maria”, “1908/Birlikte İlerleyebilseydik”, “Filvari Usta” adını taşıyan kitapları ile bir de “Muğla Evi” kitabı bulunmakta.

Ertuğrul Aladağ’ın Belge Yayınları’ndan çıkan kitabı 20 ytl’ye bütün seçkin kitapçılarda…

 

xx           xx           xx

Namık hocamM. Ali Köseoğlu’ndan Muğla’yı Okumak” başlığını taşıyan yazısında benden bahsederken de “Muğla, kendini yazdıran bir kenttir. Eli kalem tutup da Muğla’da yaşayan ve yazmayan insan pek bulunmaz.” sözüne ilaveten “Tabii ‘nitelikli yazma’dan söz ediyorum. Sallama ve saldım çayıra türü yazmalardan veya bilginin ruhunu yansıtamayan basit derlemelerden söz etmiyorum. Bakan değil gören gözlerden; gördüklerinin farklılığını fark eden ve özgün şekilde yazanlardan yani… Yazmanın getirdiği büyüye kapılıp kalemine her ne gelirse yazanlardan da söz etmiyorum… Bir de şu ‘yazdıkları insanı kabız edenler’ var; onlardan hiç söz etmiyorum.” derken, Erman Şahin ve benden de şöyle söz etmiş:

Sonra Erman Şahin’in Muğla Yazıları… Ne tatlı anılardı onlar!… Bir şehrin kalp atışlarını yansıtan metinleri bir oturuşta okuyuvermiştim.

Sonra sevgili Özcan Özgür’ün Gadın Molam kitabı çıktı. Onu da bi oturuşta okuduk… Sanki Erman beyin kitabının mütemmimi, yani tamamlayıcısı gibi idi. Şahit olduğu yıllar Erman beyi takip ediyordu.” demiş.

Erman Şahin ile birlikte anılmak benim için bir onur… Namık hocam unutmuş olmalı… Erman Şahin‘in bir de benim bugünlerde TANSA‘lar vesilesiyle andığım “Başkan” kitabı var. Başkanların ve şu günlerde adaylarının okumalarında fayda var.

 

xx           xx           xx

Benimde “Gadın Molam”dan ayrıca bölgemizin canavarları termik santralları anlatan “Bitmeyen Kavga Gökova” kitabım vardır. Baskısı tükeneli yıllar oldu. Şu günlerde onu güncelliyorum ve “Gadın Molam” kitabımı Muğlalılardan gelen uyarılarla yanlışlarını düzeltip, eksiklerini tamamlayarak ikinci baskıya hazırlıyorum.

Hele bir şu seçimleri geçirelim… Belki ardından “Muğla Kadınları” gelir… Hem belki böylece MuğlalılarınGadın” dediklerinin “Kadın” olmadığını; Muğlalıların güzel olan her şeye “gadınım”, yani “güzelim” dediklerini, mesela Allah‘a “Gadın Allah’ım” diye yakardıklarını anlamayanlara bir kere daha anlatırız…

Kadınlar deyince, en çok merak ettiğim kadın Namık hocamın  Süheylâ’sıdır.. Hocam Hamle’deki köşesinden arada bir o Süheylâ’ya seslenir… Süheylâ’yı merak ediyorum.

 

xx           xx           xx

Süheylâ bahsine gelince sevgili Namık hocam şöyle devam etmiş:

Ben bir türlü ‘Süheylâ’ya Muğla Mektupları’nı derleyemediğim için Muğla ile ilgili yazdıklarım gazete yazısı olarak duruyor hâlâ… Biz tembelliğime devam ede duralım, Muğla Basın İlan Müdürü sevgili kardeşimiz Mehmet Ali Köseoğlu, ‘kendini yazdıran kent’in yazdırma  cazibesinden kurtulamadı ve Muğla ile ilgili denemelerini ‘Menteşe’deki Muğla’ adıyla kitaplaştırdı. Çizgi Yayınlarının neşrettiği kitap piyasaya geçen hafta çıktı. Kitapta 30 deneme var. Yüzeysel bir gözlem, basit bir derleme veya kuru tarih belgelerinden ibaret değil kitap. Muhtevası, üslubu ve metin yapısı itibariyle tam bir deneme türü…

Sevgili Köseoğlu Muğla’ya geleli 3 yıl olmuş. 3 yıldan beri şehre iyi kulak vermiş ve şehrin kalbini iyi dinleyerek Muğla’ya farkındalık katan değerleri gözüne kestirmiş ve bilgisayarın başına ona göre geçmiş.

Benim de niyetim Köseoğlu‘nun kitabından söz etmekti. Hocanın sözünün üstüne söz edilmez… Okuyun derim, Muğla‘yı yeni Muğlalılardan dinlemek güzel… Kitapçılarımızda var.

 

xx           xx           xx

Namık Açıkgöz hocam yazısını Köseoğlu‘nun kitabıyla şöyle sürdürmüş:

Dikkatleri güzel. Çünkü nereden ve kimlerden başlayacağı konusunda iyi bir eleme yapmış. İlk başvurduğu kişi rahmetli Ünal Türkeş (1942-30 Eylül 2017). Yani Muğla’nın yakın zamana kadar yaşayan canlı hafızası. Sonra Özcan Özgür ve Nejat Altınsoy’un tespitlerine eğilmiş. Buna Hüseyin Atılgan da eklenince gazeteci katmanı tamamlanmış. Köseoğlu bu katmana fakiri de ekleyerek çemberi tamamlamış. Bu kişiler Muğla’nın  özüne vakıf kişiler olduğu için, Köseoğlu’nun bilgi derleme süreci açısından tuttuğu yöntem doğru; dolayısıyla alacağı sonuç da doğru olacaktır.

Kitaptaki 30 yazıda, Şahidî de var, çay tarımını Türkiye’ye getiren Zihni Derin (1880-1965) de var, Şemsi Ana da, 9 Şubat 2018 günü ölen Serpil (Dağdelen) aba da… Kitaptaki Serpil aba fotosu, belki rahmetlinin son fotosu. Fotoğraftaki duruşu ile Serpil Parkı’ndaki heykelinde elinde çay bardağı ile duruşu aynı. …Üslubu da iyi sevgili Köseoğlu’nun. Kolay okunuyor; adamı sıkmıyor. Bi oturuşta bitirirsiniz.Yaaa…. İşte böyle Süheylâ!… Güzel, kendini yazdırınca daha da bir güzel ve daha da bir değerli oluyor. Tıpkı Muğla gibi.

 

xx           xx           xx

Benim Süheylam bütün Muğla… İşte böyle… Umarım Namık hocam benden telif almaz. Erman Şahin‘in hep bir “Muğla Kitaplığı” rüyası vardı, bakalım hangi Başkan adayı “Benim de rüyam” der…

Ha bir de bakarsınız “Menteşe’deki Şu Gadın Molalılar”ı da ben yazarım… Yazıları ile yeni Muğlalıları bekliyoruz…

——————————                                         ——————————

GÜNÜN SÖZÜ: Serum yerken resim paylaşanlar fitil yerken de resim paylaşırsınız inşallah. (Alındı)

ÇİVİ

Muğla’da Müşteba Karamanoğlu’nun son anda başvurusu ile Büyükşehir aday sayısı 5, bağımsız aday sayısı 2 oldu. Arkadaşım “Hadi hayırlısı” dedi.

Beni Bi Düşünce Aldı: )))))

———————————————————————————————————————

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI
Reşat Öztepe 20 Şubat 2019 / 12:03

Gocuman; Muğla’lı olmak,Muğla’yı sevmek,Muğla’yı yazmak ne kadar mükemmel ise, Muğla’yı okuyabilmek de o kadar muhteşemdir. Ki Siz onu yapıyorsunuz. Sevgi ve Saygı.