Menteşe’de İki Dilli ve İki Alfabeli Bir Çeşme Kitabesi

Bu haber 12 Aralık 2017 - 1:31 'de eklendi ve 853 kez görüntülendi.
Namık Açıkgöznamikacikgoz@gmail.com

Prof. Dr. Namık Açıkgöz

 Şâhdî camiinden çıktıktan sonra yolunuzu Saburhane’ye doğru döndürürseniz, Topaltı sokağını takip edeceksiniz. Sokağın sonuna doğru yol daralacak ve meyillenecek. Ayrıca yolun sonundaki iki çıkmaz sokak ve dereye bakan yerlerde, eski Muğla evleri gözünüzü okşayacak. Birbirinden güzel evlerin kimi kullanılıyor, kimi terk edilmiş ve harap olmayı bekliyor. Restore edilenler şehrin bu kısmına mekânsal zenginlik katıyorlar.

İşte bu mekânsal zenginlik içinde biraz yalnız, biraz garip ama pek çok da tuhaf bir kitabe karşılar sizi. 2. Topaltı çıkmaz sokağının başındaki duvardadır bu kitabe. Niye orada olduğu bir türlü anlaşılamayan ve ilk bakışta, yerini yadırgadığı belli olan ürkek bir kitabedir bu.

Yalnızdır… Çünkü ilk görenler ne kitabesi olduğunu anlayamaz. Ev kitabesi mi, çeşme kitabesi mi beya başka bir kitabe mi belli değildir…

Gariptir… Çünkü yakın çevresinde kendisiyle bütünleşecek başka unsur yoktur…

Tedirgindir… Çünkü, aidiyetsizliğin tedirginliğidir bu. Ve daha da önemlisi, kitabe hem eski yazılı; yani Arap harfli Türkçe, hem de Grek alfabelidir.

Saatli Kule’deki “Kostantin oğlu Mirvari” cümlesini zilen zihniyetten korkan Grek harfli kısımlardandır bu tedirginliği…

Kitabede şunlar yazıyor:

Arap harfli Türkçe: Satır oğlu Süleyman Ağa’nın hayrâtıdır.1326

Grek harfli kısım: K. Pan B. Klim 1910

Metinden de anlaşılacağı üzere, bu kitabe Satır oğlu Süleyman tarafından yapılmış bir hayrata aittir ve muhtemelen bir çeşme kitabesidir ama kitabenin şu anda bulunduğu yerde çeşme olmadığı gibi çeşmenin izi bile yok.

Anlaşılan, çeşmeyi inşa eden ve kitabeyi yazan da K. Pan ve B. Klim adlı iki Rum usta. Ustalar imzalarını da atmışlar yani. Ustaların adlarının yanında Miladî 1910 yılı yazılı. Eski yazılı kısımda da Rûmî tarihle 1329 yazıyor. Bu, Miladî yılla 1910 demektir.

1924 Lozan mübadelesi ile bu topraklardan gönderilen iki ustanın adı ile Satır oğlu Süleyman’ın adı bir arada yaşıyor ama torunlarının arasında bir deniz var.  1924’e kadar beraber yaşana Mustafa, K. Pan ve B Klim’in torunları belki birbirlerini hiç tanımadılar ama dedelerinin ismi Muğla Menteşe’de Topaltı sokakta bir kitabede beraberce tarihe ve ayrıştırmacı politikalara direniyorlar.

Tabii, kitabenin yeri, şu anda bulunduğu yer değil. Biraz daha aşağı inildiğinde Saburhane’den gelen Bahçe sokak ile Topaltı sokağın kesiştiği yerdeki evin duvarında bir kemerli çeşme izi var. Muhtemelen, bu iki dilli ve iki alfabeli ilginç kitabe, bu çeşmeye aitti; zamanla, bilmeyen biri tarafından şimdiki yere asıldı. Yanlış da olsa asılıp korunması ve bugünlere kadar gelmesi büyük bir kazançtır. O kitabede Muğla’nın hafızasının bir parçası var. Keşke o kitabe temizlense ve sözünü ettiğim o çeşme de yapılsa da kitabe yerini bulsa. Bahattin Başkanım bu meseleye el atacaktır inşallah.

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.