Menderes Türel ve Muğla

Bu haber 25 Haziran 2014 - 0:00 'de eklendi ve 1.319 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Dün gazetemizde ve bazı gazetelerde AK Parti İl Başkanı Nihat Öztürk’ün açıklaması vardı. Açıklama ile ilgili habere bazı meslektaşlarımız “AK Parti İl Başkanı’ndan Kara Propaganda İsyanı” başlığı atmış.

AK Parti İl Başkanı Öztürk, son günlerde basında yer alan “günübirlik turizm tesislerinin ihalesi” ile ilgili haberlere mi yoksa benim yazdıklarıma mı tepki göstermiş anlayamadım!

İl Başkanı Öztürk, yapılanları “kara propaganda” sözleriyle değerlendirerek “Hükümetimiz kıyıları peşkeş çekecekse, sadece ve sadece halkımıza peşkeş çeker.” diyor.

Şaşırdım… Başkalarını bilmem en azından benim “kara propaganda” yapmak gibi bir derdim olamaz…

xx        xx        xx

Sayın Öztürk böyle bir açıklamaya neden gereksinim duydu gerçekten anlayabilmiş değilim. Bir kere konunun, en azından benim yazılarımın muhatabı kendisi değil…

Öztürk Karadenizlidir ve il başkanlığı görevine rağmen Marmaris’te yaşamaktadır. Bu durumu hep kullanılmıştır. CHP İl Başkanı Mustafa Öztürk’te Yatağan’dan gelip gidiyor. Ne var bunda?

Ama ben Nihat Öztürk’ün ne denli “Muğla sevdalısı” olduğunu bilirim.

Sayın Öztürk’ün ne denli dürüst olduğunu, şaibeden, söylentiden ve hatta dedikodudan ne denli ürktüğünü de bilirim. Ki bu yüzden yaptığı bilgisayar işini tasfiye etmiştir.

AK Parti İl Başkanı Öztürk, Muğla kamuoyuna yaptığı yazılı açıklamasında, ‘Türkiye’nin Çözülemeyecek sorunu yoktur.’ diyerek millete hizmet esaslı kutlu yoluna çıkan AK Parti’nin 12 yıldır halkın büyük teveccühü ile yoluna devam etmekte olduğunun altını çizerek, “Başbakan Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki bu hareketin temel karakteri, ahlaki siyaseti ve insana hizmeti esas almasıdır.” demiş.

xx        xx        xx

AK Parti İl Başkanı Öztürk’ün yaptığı açıklamanın tamamını buraya almam mümkün değil. Zaten bizim gazetede ve öteki gazetelerde yayınlanan haberlerde görmüşsünüzdür. Yine de ben bazı noktaları paylaşacağım.

AK Parti İl Başkanı Öztürk, açıklamasında “AK Parti’nin felsefesinde maddi çıkarı için partiyi bir araç gibi görmek yoktur.” diyor. Ama ben Sayın Öztürk’ün partisini çıkar aracı görmediğini de bilenlerdenim…

Peki, bütün AK Partililerin öyle olduğunu söyleyebilir miyiz? Veya “AK Parti’de, CHP’de ve MHP’de siyaset yapan hiç kimse partisini bir çıkar aracı olarak görmemektedir” diyebilir miyiz?

Gerçek şu ki her partide siyaseti araç olarak kullanan, niyeti o olan vardır!

İl Başkanı Öztürk açıklamasında “AK Parti bir ‘çıkar’ birlikteliğine değil, bir ‘değer’ birlikteliğine dayanıyor.” diye devam ediyor. İyi de böyle bir açıklamaya ne gerek var? Bu günlerde Muğla’da bunun tersini söyleyen bir siyasiyi görmediğimiz gibi yazan gazeteyi, gazeteciyi de görmedik ki…

xx        xx        xx

Ama Sayın Nihat Öztürk bu konuda aslında bizden farklı bir düşünce içinde de değil… Ki açıklamasının ilerleyen bölümünde şöyle diyor:

Ak Parti milyonlarca üyesi olan büyük bir kitle partisidir. Hayatın olağan akışı içinde partimizde farklı amaçlarda olanlar, yanlış yapanlar, kişisel hesap güdenler elbette olabilir.

Eyvallah…  Zaten AK Parti’nin genel iktidarının yarattığı nimetlerden yararlanmak için AK Partili, Muğla’da yerel iktidarın yarattığı nimetlerden yararlanmak için CHP’li olanları herkes tanıyor!

Başkan Öztürk ardından “Ancak AK Parti gibi değer yüklü bir siyasi harekette kişisellik, hesapçılık, çıkarcılık yer bulamaz. Bu değerlerle dolu bünye, bu tür insanları asla içinde barındırmaz.” ifadesinde bulunmuş.

Gerçi bazı sözcükler bir yerden bana aşina geliyor, ama bu sözler yazımın başında tarif etmeye çalıştığım Nihat Öztürk’ün söyleyeceği sözlerdir. Ki bu anlamda canını yaktığı siyasetçileri, bürokratları da tanıyoruz. Buradan kimliklerini açıklamak doğru olmaz.

xx        xx        xx

Açık açık ifade edilmemiş, ama galiba Başkan Öztürk’e o yazılı basın açıklamasını yaptıran Dalyan’ın İztuzu Kumsalı’nın ihalesine karşı başlatılan kampanya ve o kampanya sırasında ortaya atılan iddialar olmalı… Başka türlüsünü düşünemiyorum…

O kampanyalar tamamen yerel halkın naif bir hareketi… O insanlar İztuzu Kumsalı daha önce Dalyan Belediyesi tarafından işletilirken, şimdi Ortaca’da AK Parti’den belediye meclis üyesi adayı olmuş birisine kiralanmış olmasından ve ardından o kumsalda turistik tesis yapılabileceği endişesiyle ayaktalar.

Yapılanlar doğru ise Sayın Nihat Öztürk değil, idare o insanları ikna etmelidir. Nitekim İdare Mahkemesi Dalyan İztuzu Kumsalı ile ilgili ihale için “yürütmeyi durdurma” kararı vermiş bulunuyor.

xx        xx        xx

Çevre Şehircilik Bakanlığı ve Valiliğimizce kıyısal değerlerimizi korumak ve bu değerleri ulusal ve uluslararası mecrada daha üst turizm algısına dönüştürmek amacı ile kurulmuş olan MUÇEV üstünden ‘günübirlik turizm merkezleri’ ile ilgili  “dedikodu “ odaklı partimizi yıpratma gayretlerini son günlerde üzülerek izliyoruz.

Açık, şeffaf ve yönetişim odaklı olarak, kamu kurumlarımızca yürütülen bu çalışmaları özen ve dikkatle siyasi ahlak ilkelerini gözeterek halkımız adına dikkatle takip etmekteyiz. Yukarıda belirttiğim karanlık dehlizlerdeki çıkar odaklarının  ‘çözüm ortaklarını’ da çok iyi tanıyoruz. Tüm bu kirli odakları da dikkat ve özenle izlemekteyiz.

Bu sözler Sayın Öztürk’ün sözleri… Ben bu açıklamanın gereğini anlayamadığım gibi bu sözlerde yer alan ve hiç duymadığım “ulusal ve uluslararası mecrada daha üst turizm algısı” tanımını anlayamadım. İkinci pasajdaki “Açık, şeffaf ve yönetişim odaklı” tanımını da anlayamadım…  “Üst turizm algısı”, “yönetişim odaklı”… Ne demek bunlar…

xx        xx        xx

Ben Sayın Öztürk’ün bilmediğimiz tanımlamalarla kafalarımızı karıştırmak istediğini sanmıyorum… Öyle ya da böyle sahillerin kiralanması ile ilgili kamuoyunu aydınlatma çabası içinde. İktidar partisinin il başkanı olması nedeniyle hassasiyetini anlıyorum. Dürüstlüğüne de inanıyorum.

Başkalarını bilmem, ama biz olup bitenlerle ilgili aydınlatmayı sahillerdeki uygulamanın sahibi devletten ve dolayısıyla devletin temsilcisinden bekliyoruz…

Bizim AK Parti İl Başkanı Nihat Öztürk’ten beklentimiz olsa olsa Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel’in yaptığı takdire şayan uygulamanın Muğla’da da uygulanmasını istemesi olur!

xx        xx        xx

Geçenlerde memleketimizin keskin yerel kalemlerinden Kemal Önekli’nin Twitter hesabındaki paylaşımında gördüm.

AK Parti’nin Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Menderes Türel 13 Haziran’da “Bu tweeti RT yapanlara Konyaaltı Plajında şemsiye, şezlong, internet, duş ücretsiz…

Şaka şaka, 22 Haziran’dan itibaren herkese ücretsiz” tivit atmış.  Sayın Türel 22 Haziran’da da “İş başına geldiğimizde Ak Parti sahilleri peşkeş çekecekler dediler, evet peşkeş çektik, halka peşkeş çektik, sahil halkımızındır” diye tivit atmış.

Bu tivitleri de Kemal Önekli RT yapmış…

Tivitleri görünce “Nerede bizde böyle bir belediye başkanı” diyecek oldum, ama bizim sahillerimiz Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün’ün yetkisinde değil ki… Muğla Valiliği’nin yetkisinde!

Valiliğimiz MELSA ile birlikte sahillerdeki günü birlik alanları Büyükşehir’e devretmedi, ama hiç değilse Sayın Menderes Türel gibi halkımıza peşkeş çekebilirdi!

Yarın; YAVUZ KAYI NE DİYOR.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI
Mehmet Keza KUNDAKÇI 25 Haziran 2014 / 18:07

MUÇEV NE MÜBAREK BİR VAKIFMIŞ…
SAHİPLERİ KİM ACABA?
MİLLETİN MEMLEKETİN TURİZM İŞİ HAVALE EDİLMİŞ,HAYIRLARA VESİLE OLSUN DİYE…
Çok Sayın Karadeniz’li MUĞLA AKP İl başkanımız da çok güzel açıklamış,sağolsun…

“Çevre Şehircilik Bakanlığı ve Valiliğimizce kıyısal değerlerimizi korumak ve bu değerleri ulusal ve uluslararası mecrada daha üst turizm algısına dönüştürmek amacı ile kurulmuş olan MUÇEV üstünden ‘günübirlik turizm merkezleri’ ile ilgili “dedikodu “ odaklı partimizi yıpratma gayretlerini son günlerde üzülerek izliyoruz.”

nedense bir şarkı geldi akıma,sözleri şöyle;

Okulda defterime, sirama agaçlara, yazarim adini
Okunmus yapraklara, bembeyaz sayfalara yazarim adini
Yaldizli imgelere, toplara tüfeklere, krallarin tacina
En güzel gecelere, günün ak ekmegine, yazarim adini
Tarlalara ve ufka, kuslarin kanadina,
Gölgede degirmene yazarim.
Uyanmis patikaya, serilip giden yola,
Hinca hinç meydanlara adini ey Özgürlük.

Kapimin esigine, kabima kacagima, içindeki aleve,
Canlarin oyununa, uyanik dudaklara yazarim adini.
Yikilmis evlerime, sönmüs fenerlerime, derdimin duvarina,
Arzu duymaz yokluga, çirçiplak yalnizliga, yazarim adini.
Geri gelen sagliga, geçen her tehlikeye,
Yazarim ben adini, yazarim.
Bir sözün coskusuyla, dönüyorum hayata,
Senin için dogmusum, haykirmaya.
Ey özgürlük!

HEY ÖZGÜRLÜK NEREDESİN ?