Menderes artık rahat uyuyor

Bu haber 24 Eylül 2010 - 0:00 'de eklendi ve 726 kez görüntülendi.
Hüseyin Nizamoğluhuseyinnizamoglu@hamlegazetesi.com.tr
Nerede Kalmıştık

Siyasal
bilincimin derinlerinde beş yaşıma ait bir hatıra var. Demek 1961 yılının Eylül
ayı imiş. Annemi ilk defa o gün içli içli ağlarken görmüştüm.

Telden
yaptığım tekerleklerin ortasına yine bir tel geçirip sürmeye çalışırken,
Başbakan’ın asılmasının, annemi bu kadar üzdüğüne göre korkunç bir şey olduğunu
düşünüyordum. Bir çocuk, anasını ağlatanları affedebilir mi? Evet korkunç bir
felaketti. Türkiye’yi bu felakete mahkûm edenleri tarih önünde mahkûm edebilmek
için tam 50 yılın geçmesi gerekti. Pazar günü yapılan referandumu, 30 yılın
değil, tam elli yılın hesaplaşması olarak görmek gerekir. Bu halkın helâl
oyları ile iktidara gelmiş bir başbakan, 38 subayın kurduğu çetenin elinde idam
edildi. 38 eşkıyanın düzeni, tam elli yıl hükmünü yürüttü. Benim annem birçok
ana gibi, 30 yıl önceki 12 Eylül’de de ağladı. Bugün ilerlemiş yaşında artık
ağlamıyor. “Darbeler kötüdür, ama 27 Mayıs darbesi hariç” diyen iki
yüzlü ulusalcı-solcuların nesli artık tükeniyor. “27 Mayıs olmasaydı
diğerleri olur muydu?” sorusunu bu nesli tükenmiş dinozorlara sormanın da
artık fazla anlamı kalmadı. Kılıçdaroğlu’nun söylediği “Menderes bu ülkeye
hizmet etmiş bir insan. Saygıdeğer bir kişi. Bir siyasal mahkemede yargılandı
ve idam edildi.” sözlerini, bu yarım asırlık tarihin son noktalarından
biri olarak okumak gerekir. Ve söz verdiği gibi CHP lideri Menderes’in Vatan
Caddesi’ndeki anıt-mezarını ziyaret ettiği gün, belki de bir dönemin kapanmış
olduğunu düşüneceğiz. Belki ben de anamı ağlatanları affedeceğim. Siyaset
sembollerle yapılıyor. Adnan Menderes bu ülkede, bir türlü kendi ayakları
üzerinde doğrulamayan demokrasinin sembolü. Onun üzerinde beyaz idam gömleği ve
boynunda idam yaftası, darağacında sallanan hazin fotoğrafı halkı korkutmak ve
demokrasiden caydırmak için hep gözümüze sokuldu. Devletin üzerine çökmüş
eşkıya gürûhuna saygıda kusur eden politikacılara haddini bildirmek için
hatırlatıldı. İşte bu yüzden Menderes’in hatırasına tazim, eşkıya takımının
devletten tasfiyesi, halkın iradesinin hükmünü icra etmesi olarak yorumlanmalı.
Başbakan Tayyip Erdoğan’ın Menderes’in ailesini ve idam yıldönümünde mezarını
ziyaret jesti, hatta Kılıçdaroğlu’nun yukarıdaki saygı ifadelerini kullanmaya
vesile olması bugün geldiğimiz yerin adeta özeti. Rahmetli Özal, devlet töreni
ile Menderes ve iki arkadaşının mezarını naklettiği zaman, tarih değişmişti.
Ondan sonra gelenler, tarihin çarklarının geri dönmesine engel olamadılar.
Şimdi gecikmeli de olsa hüküm icra ediliyor. 2007 yılında 28 Nisan e-muhtırasını
hükümet, sahibine iade ederek, tekrarlanan rezalete izin vermedi. Üç yıl sonra
12 Eylül Referandumu eşkıyalık düzenini tarihe gömmüş oldu. Başbakan,
Türkiye’yi tam on yıl yönetmiş olan Demokrat Parti’nin başbakanı Adnan
Menderes’in kabrini ziyaret ederek, pazar günü sandıktan çıkan sonucu onun
hatırasına adamış oluyor. Semboller tam yerli yerine oturuyor. Artık
Türkiye’nin 27 Mayıs 1960’ta hasarı tam elli yıl süren bir kazanın kurbanı
olduğu tescil ediliyor. 50 yıl önce yeniçeri bozuntuları bir eşkıya düzeni
kurmasaydı, bugün Türkiye kim bilir ne kadar ileri bir ülke olurdu? Şimdi bu
defteri kapatmanın zamanı. Kılıçdaroğlu CHP adına bu defteri kapatmaya hazır
olduğunu söylemiş oluyor. Demokrasi bizim elimize sihirli bir değnek veriyor.
Dokunduğu her şeyi geliştiriyor, daha insanî ve daha ileri kılıyor. Ancak bu
değneği sürekli olarak kullanmak gerekiyor. “Referandum sadece 26 anayasa
maddesinin oylandığı bir halk oylamasından ibaret değil” demiştim. Halka
gittiğiniz zaman her şey doğru istikametini bulmaya başlar. Demokrasi son
referandum ile derinlik ve zenginlik kazandı. Bu sihirli değneğin değmesi
gereken, yani düzeltilmesi gereken birçok sorunumuz var. Önümüzde yine halkın
bütün ihtişamı ile hükmünü vereceği, her politik figüre ve kurala ince ayar
çekeceği bir genel seçim duruyor. Demek ki ilerlemeye devam edeceğiz. Adnan
Menderes’i rahmetle ve şükranla anıyoruz..

MÜMTAZ’ER
TÜRKÖNE   Zaman/17.09.2010

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.