Memur-Sen’den Suriye açıklaması

Bu haber 08 Nisan 2017 - 0:17 'de eklendi ve 299 kez görüntülendi.

Memur-Sen Muğla Şube İl Temsilciliği, Esad Rejiminin İdlib’de gerçekleştirdiği kimyasal saldırıları Kurşunlu Camii önünde yaptığı açıklamada kınadı.

Metin Karakoç

Yoğun katılımın olduğu programda, BAAS Rejimi, Rusya, İran ve Emperyalizm aleyhinde sloganlar atıldı. Memur-Sen üyeleri, daha sonra İdlib katliamını dövizler ve sloganlarla tepki gösterdi.

Kurşunlu Camii meydanında bir basın açıklaması yapan Memur-Sen İl Temsilcisi Önder Uçak, “Kahrolsun vahşet koalisyonu. Yılmayacağız, pes etmeyeceğiz. İnsanlık, vahşete karşı birleşip hem Rusya’yı hem ABD’yi ve İran’ı hem de Esad’i veto etmelidir” dedi.

Uçak, yaptığı açıklamada, “Geçmişte olduğu gibi bir araya gelerek coğrafyamızın ve insanlığın kanayan yaralarını saracağız. İşte o zaman çocuk tabutları değil, umut taşıyacağız dünyaya. O zaman bu tabutların içinde çocuk bedenleri değil, uluslararası dünyanın kirli tezgâhları, BM’nin suskunluğu, AB’nin tel örgüleri, emperyalizmin paylaşım planları, mezhep asabiyeleri, ulusal çıkar putları, Şebbiha medyasının algı operasyonları ve ümmetin sessizliği olacak.  O halde biliyor ve haykırıyoruz ki; ancak bir olursak, biz olursak başaracağız” dedi.

Ortadoğu’nun yeni vahşet üçlüsü Esad, Putin ve Hamaney olduğunu belirten Uçak, “İslam âlemi sustukça, şer odakları ölüm kusmaya devam edecek. Ya haykırıp ses vereceğiz ya da onursuzca çocukların katilini seyredeceğiz. Biz ses vermek için buradayız. Putin’e, ‘Elini Ortadoğu’dan çek’  İran’a ‘Esad’i desteklemekten vazgeç’ uyarısını yapmak için buradayız. ‘Esad gitmeli zulüm bitmeli’ iradesini ortaya koymak için bu alandayız” diye konuştu.

4 Nisan’da İdlib’de Esad’ın kimyasal silahlarla yaptığı katliamı hatırlatan Uçak, İdlib’in ilk olmadığını, engellenmediği takdirde son da olmayacağını sözlerine ekledi.

Uçak, “Hama’da, Halepçe’de, Halep’te yaptıklarını İdlib’de tekrar ettiler. İnsanlık, Baas rejiminin vahşetini boş gözlerle izledikçe, İran, Rusya ve Esad soykırımı da aşan vahşetlerine devam ediyor. Vahşetin üç atlısı, üç maymunu oynayan uluslararası toplumdan güç alarak vahşet galerisini büyütüyorlar. Esad’ın yaşaması için kardelenleri kanla suluyorlar. Barış ve huzur güvercinlerini kanatlarından vuruyorlar. Susmayacağız. Susarsak kalbimiz kurusun. Başta Rusya ve İran olmak üzere rejimi destekleyen bütün unsurlar, son Rusya, rejimin Doğu Guta’da gerçekleştirdiği kimyasal katliamdaki tavrını bugün de yineliyor” diyen Uçak, “İran yine Esad’i ve rejimini temize çıkarmanın peşinde koşuyor. Rusya ise Güvenlik Konseyi’ne sunulacak tasarıyı veto edeceğini ilan ediyor. Rusya’nın ve Çin’in vetosu; ölümü seyretmekten ve ölü saymaktan başka bir işe yaramayan BM’nin defosudur. İnsanlık, vahşete karşı birleşip hem Rusya’yı hem ABD’yi ve İran’ı hem de Esad’i veto etmelidir. İran, Hama katliamında Hafız Esad’e verdiği desteği bugün de zulüm varisi Beşşar Esad’e vermektedir. İran, mazlum ümmetin Selahaddin’i olabilecekken, Brutus’u olmayı tercih etmiştir.

Son üç yılda Suriye’de gerçekleştirilen 162 kimyasal saldırı karşısında BM’nin sessiz kalmasını eleştiren Uçak, “BM, İslam dünyasında kurulan sistematik kan tezgâhının hem sorumlusu hem de sürdürücüsüdür” dedi.

Uçak açıklamasına şöyle devam etti:

“Küresel vesayetin kurucu iradesi BM, taşıyıcı unsuru Güvenlik Konseyi’dir. Filistin’e, Bosna’ya, Arakan’a göz kapatan vetolar bugün Suriye için sahaya sürülüyor. Güvenlik Konsey’i, insanlığın güvenliği için değil, kapitalizmin ve emperyalizmin güvencesi için varlığını sürdürüyor. BM’nin varlık nedeni olan tüm ilkeler, vetoya dayalı vesayet sistemi nedeniyle, bizzat BM’nin gözetiminde ve korumasında çiğneniyor. BM bu sistemle, insanlık için Nuh’un gemisi olmayı değil, insanlığa karşı bir Truva atı olmayı tercih ediyor. Bu nedenle “Dünya 5’ten büyüktür. BM’den, AB’den, NATO’dan himmet beklemenin, kendi ellerimizle başımızı giyotine sokmaktan farksız olduğunu biliyoruz. O halde, Türk’ü, Kürt’ü, Laz’ı, Çerkez’i, Arap’ıyla bir araya gelip; nasıl ki Çanakkale’de destan yazdıysak, nasıl ki 15 Temmuz’da işgal girişimini çöpe attıysak, coğrafyamızın ve insanlığın kanayan yaralarını da aynı ruhla saracağız. İşte o zaman çocuk tabutları değil, umut taşıyacağız dünyaya. İşte o zaman bu tabutların içinde çocuk bedenleri değil, uluslararası dünyanın kirli tezgâhları, BM’nin suskunluğu, AB’nin tel örgüleri, emperyalizmin paylaşım planları, mezhep asabiyeleri, ulusal çıkar putları, Şebbiha medyasının algı operasyonları ve ümmetin sessizliği olacak.  O halde biliyor ve haykırıyoruz ki; ancak bir olursak, biz olursak başaracağız. Özümüze döner, Allah’ın ipine topluca sarılırsak kazanacağız. Bu vesileyle, bir kez daha İdlib’deki kimyasal katliamı ve sorumlularını lanetliyoruz. Bu saldırıda yaşamını yitirenlere Rahmandan rahmet, yaralananlara Rabbimiz’den acil şifa diliyoruz. Ümmetimizin başı sağ olsun.”

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.