Mehter Takımı, Bando Takımı Mıdır?

Bu haber 28 Haziran 2016 - 0:28 'de eklendi ve 868 kez görüntülendi.
Namık Açıkgöznamikacikgoz@gmail.com

Namık Açıkgöz

 

Geçen hafta, Ak Parti’li Köyceğiz Belediyesi’nin Ramazan eğlencesi afişini gördüm.

Keşke görmeseydim!..

Afişte, ilk sırada “semazen gösterisi” olduğu yazıyor.

“Dakka 1, gol 1” hesabı olmuş “semazen gösterisi”.

Arkadaşlar, dostlar, ey siyasilerimiz, sema bir gösteri değil âyindir ve aklınıza estiği yerde, aklınıza estiği gibi ayin düzenleyemezsiniz. Bunun da bir âdâbı, şartı, mekânı ve şekli vardır.

Sema, bir tür zikir olan tasavvufî bir âyindir. Sema ederek gösteri yapılmaz.  Sema, Mevlevî geleneğinde, fenafillah yolunda bir cezbe anının yansımasıdır. Yani, tasavvufî bir trans hâlidir. Manevî olarak öyle bir vecd yaşanmıyorsa, yapılan şey, tasavvuf inancını dejenere etmektir.

Hep eleştirdiğimiz, “yanlış batılılaşma” konusunda, yanlış olarak gördüğümüz şeylerin yerli değerlere dönüşmesini ister ve beklerken, yerli değerlerin “yanlış batılılaşma kodları”nın yoğun etkisi sebebiyle, dejenere edildiğini görüyoruz. Hani yanlış olanı ortadan kaldıracaktık; kaldıramadık, geleneksel olanı yanlışa benzettik.

Aynı afişin üçüncü satırında “folklor gösterisi” diyor; yani “halk dansları gösterisi”. Bunun gösterisi olur ama tasavvufî bir zikir’in gösterisi olmaz. Olursa,  çok vahim bir yanlışlık yapılıyor demektir.

Aynı afişte,  “dakka 2, gol 2” der gibi, “mehteran bandosu”  ibaresi var.

Arkadaşlar, bando ne, mehter takımı ne? Bunu nasıl bir arada kullanabilmişler, anlamış değilim.

Mehter, bize özgü ve bizim özgün bir müzik icra ekibimiz; bando, tamamen batılıların bir müzik icra ekibi.  14 yıldan beri bandoyu mehtere benzetecek bir zihniyetin egemen kılınması için yazıp çizerken, mehterin bandoya benzetildiğini görmek, çok büyük bir hayal kırıklığı yaşattı bana.

Hem “sema gösterisi” hem de mehteran bandosu”nda, fethetmek istediklerimizin bizi fethettiğini görmek, kültür politikamızın sıfır olduğunu göstermektedir. Vehamete bakar mısınız? Dönüştürmek istediğimizi, bizi dönüştürüp kendisine benzetiyor!…

Hani 80 yıldır, bu milletin millî bünyesine uymadığı halde, bir kültür dayatmasına karşı çıkıyorduk?

Hani hep bunları değiştirecektik?

Hani kültürde, evrensel zenginliğe yerlilikle katkıda bulunacaktık ve başka kültürler bizi esir alamayacaktı?

Ramazan ulûhiyetini yerli kültür unsurlarıyla daha insanî, daha yaşanır ve sevilir bir hâle getiren atalarımız, bir “direkler arası kültürü” yaratmıştı ama o kültür özgündü, zengindi ve dejenere değildi.14 yılda kat edilecek mesafe “sema gösterisi” ve mehteran bandosu” dejenerasyonu olmamalıydı. “Efendim, geleneksel de var!…” gibi savunmalarla, yapılan yanlışlığı mazur göstermeye kalkmayın lütfen. Sinek-mide meselesine girip mübarek Ramazanda daha çok moralinizi bozmayayım.

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.