“Medet Dr. Osman Gürün!”

Bu haber 09 Ağustos 2017 - 0:20 'de eklendi ve 1.271 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki geçenlerde Dalyan’da yaptığı açıklamada önümüzdeki 30 yıl içinde İstanbul’da deprem olacağına dikkat çekerken, yerel yönetimleri de uyardı.

Yerel yönetimlerin hepsi uyanık!

Uyarıya ne gerek var?

Hayır… Niyetim bugün bir “deprem yazısı” yazmak değil.

Bakan Özhaseki o gün Dalyan’da bir konuya daha dikkat çekti.

Son 100 yılda Dünyadaki deniz suyu 19 santimetre yükseldi” dedi.

Nedense bu konu deprem kadar dikkat çekmedi!

Oysa bu; deniz seviyesi 100 yılda 19 santimetre yükseldi ise 100 yıl sonra 19 santimetre daha yükselecek anlamına gelebilir…

Farkındayım. “100 yıl daha yaşamayacağıma göre, benden sonra tufan” diyorsunuz…

xx           xx           xx

Benden sonra tufan

Ne kadar bencilce bir söz…

Benden, sizden önceki kuşaklarda “benden sonra tufan” deseler nasıl olurdu?

Halikarnas Balıkçısı Cevat Şakir Kabaağaçlı’nın manevi oğlu, Ulalı hemşehrimiz Şadan Gökovalıbencil” değil.

Benden sonra tufan” demiyor.

Çok direndim, ama facebook mecrasına sonunda bende bulaştım.

Sevgili Şadan hocamla orada kavuştuk.

Gerçekten gözlerimizin önünde avuçlarımızdan kayıp giden Gökova Azmakları (Kadın Azmağı) için adeta feryat etmiş:

Yetiş Özcan Özgür, medet Dr. Osman Gürün!

Şadan Gökovalı 90’ında var mı bilmiyorum. Muhtemelen 70’ini geçmiştir.

Gökova’da, Akyaka’da, Azmaklarda ben göreceğimi gördüm. Benden sonra tufan” demiyor.

Aydın olmak, vatansever olmak böyle bir şey…

xx           xx           xx

Ben denizlerde yükselmenin 19 santim + 19 santim daha yükselip 38 santime, iki de ben vereyim 40 santime ulaşması için 100 yıl daha geçmesi gerektiğini sanmıyorum.

Daha geçenlerde kutupların birinden neredeyse Muğla’ya yakın büyüklükte bir buzul koptu.

O buzulun hızla eridiğini ve yeni buzul kopmaları olacağını düşünebiliyor musunuz?

Düşünün…

Dünya ısınıyor.

Muğla ısınıyor.

Bakan Özhaseki bakın Dalyan’da bu konuda ne demiş:

Yapılan tespitlerde son 100 yıl içerisinde dünyadaki deniz suyu 19 santimetre yükselmiş. Atmosferdeki karbon salgını yüzde 42 artmış. Aynı zamanda toprak üzerindeki ısı da bir derece artmış. Bilim adamları diyor ki; eğer bu 3-4 dereceye çıkarsa, hatta ikiye yaklaşırsa, bir felaket ile karşı karşıya kalırız. Birçok canlının hayatı son bulabilir. Bunu 2 seviyesinde tutmak lazım. Daha da artmaması lazım

Ya tutamazsak… Ki veriler tutamayacağımızı gösteriyor!

xx           xx           xx

Topraktaki ısınmayı 2 seviyesinde tutamazsak yeryüzünde buzul diye bir şey kalmayacaktır..

Bizim patron bu duruma sevinebilir.

Hamle Medya Gurubu Yönetim Kurulu Başkanı Hayati Nizamoğlu’ndan söz ediyorum.

Kozağaç’ta oğlu Burak Nizamoğlu’nun sevdası ile çok güzel bir çiftlik kurdular.

Akyaka’da da Hamle Otel var.

Azmaklara 50 metre ya var, ya yok…

Denize sıfır değil yani!

Şimdi denizlerin 40 santim yükseldiğini düşünün.

Ne azmak kalır, ne bir şey…

Hamle Otel’de denize sıfır olur…

Hamdi ağabey bu yazıya kızabilir, ama şükretmek lazım. Şu anda Yücelen Otel denize sıfır, ama denizler yükselince bir şey değişmiyor. Yükselen deniz ana binanın, resepsiyonun önüne kadar gelecektir.

Hamdi ağabeyin tesisi her halükarda şanslı… İleri görüşlü insanın hali bir başka oluyor…

xx           xx           xx

Denizler 40 santime kadar yükselir mi?

Bilim insanları “yükselir” diyor.

Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki de açıklaması ile bir bakıma farkındalık yaratmış oldu.

ÖzhasekiÇin ve Hindistan’ın dünya kirliliğinin yüzde 25’ne sahip olduğunu” söylüyor.

Ee tabi, atalarımızın dediği gibi; “Nerede çokluk, orada bokluk”…

Cumhurbaşkanımız Erdoğan uzun zamandır “Üç çocuk yapın” önerisinde bulunuyordu. Son zamanlarda “Dört çocuk” demeye başladı.

Çinliler bir çocuktan fazlasını yasaklamış bulunuyor. Biz teşvik ediyoruz.

Nasıl olacak bilemiyorum.

Neyse biz konumuza dönelim.

xx           xx           xx

Çevre ve Şehircilik Bakanı Özhaseki, çevre tahribatı ile ilgili açıklamasında, zamansız, mevsimsiz, garip bir takım tabiat olaylarının yaşanmasının, sellerin, yangınların, toprak kaymalarının insanoğlunun karşısına çıkmasının tek sebebinin insanoğlunun tabiatı tahrip etmesi ve bozmasından kaynakladığını söylerken bir de önemli bir ifadede bulunmuştu;

Bakanlık olarak bir hedef koyduk. 2023 yılına kadar evlerden dışarı atılan bütün kirli sular tamamıyla temizlenecek. Her sene 150-200’e yakın arıtma tesisi yapılıyor programa aldık. 2023’te tamamen bitmiş olacak. Katı atık depolama alanları da böyle

Medeni bir ülkenin Çevre ve Şehircilik Bakanı’na yakışan sözler bunlar…

Bakan Özhaseki sadece bu hedef için bile alkışlanır, taktir edilir.

Ancak sormadan da edemiyoruz;

Bodrum Katı Atık Düzenli Depolama Tesisi” önündeki engeller ne olacak?

xx           xx           xx

Ya Azmaklar?

Şadan Gökovalı hocamız İzmir’de… Artık bundan böyle Muğla dışındaki hemşehrilerimiz, Muğla sevdalıları yazılarımı facebooktan takip edebilecekler. Facebook mecrasına daha fazla direnemeyip, geçen hafta dalar dalmaz ilk mesajlardan biri Şadan hocamdanSevgili Özcan; her yazını okuyacağım için keyifliyim.” diye geldi. Şadan hocam ardından da şöyle devam ediyordu;

Ancak; Akyaka’da keyif kaçıran çok şey var. Birincisi; Dünyanın sayılı doğa harikalarından olan Kadın Azmağı elden gidiyor. Lokantalar, Azmağı neredeyse kapatmış. Tur tekneleri kıyamet koparıyor. Güzelim Azmak; Cennetin Ejderleri tarafından katlediliyor. Çirkin bir film, Azmağı plajlardan fazla işgal ve katlediyor! İmdat Özcan Özgür; Medet Dr. Osman Gürün! Doğanın intikamı korkunç oluyor!

Şadan hocamın ta İzmir’den gördüğünü Muğla’da biz gazeteciler görmüyoruz…

Şadan Gökovalı’nın “İmdat Özcan Özgür” dediğinin ben Muğla Basını olduğunu düşünüyorum!

Ben kimim ki…

Ancak meslektaşlarım da sanki “Denizler 40 santim yükseldi mi nasılsa Azmak filan kalmayacak” diye düşünüp, bir körlüğe düşmüş gibiler…

Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Haseki’nin Muğla’daki yetkili ve sorumluları nereye düşmüş olabilirler acaba?

Şadan hocam bende aynı adrese haykıracağım;

Medet Dr. Osman Gürün!

Şadan hocamın dediği gibi;

Doğa’nın intikamı korkunç oluyor…

Üstelik sizden sonra “tufan” değil de “hesap günü” de olabilir!

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

3 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Reşat Öztepe 09 Ağustos 2017 / 11:05

Gocuman; Sabırsızlanıyorum. Sayın Büyüğüm Özcan ÖZGÜR Beyefendinin yazısını keyifle okur sonra da rahat rahat işime bakarım diyorum amma sabır edemiyorum. Bana kızmayın demiyorum. Bana kızabilirsiniz.kadın Azmağı etrafındaki Tüm işletmelere öncelikle hangi yerel yönetim yada yönetimler RUHSAT verdi. Sonra da yanında bulunan kocaman kocaman devasa oteller moteller var. onlara kim yada kimler ruhsat verdi. Elbette Kadın Azmağı gidiyor,Ölüyor. amma ……sevgi ve saygı

asım demirel 09 Ağustos 2017 / 12:29

“İmdat Özcan Özgür, medet Dr. Osman Gürün” demiş hemşehrimiz, hocamız bilge insan Şadan Gökovalı. “İmdat Özcan Özgür” sözü yerine çok oturmuş. Medet umduğu kişiden bir iş çıkmaz. Reşat Öztepe’nin dediği gibi Kadınazmağı ve etrafındaki yapılaşmaya ruhsat veren zihniyetin son temsilcisinden medet umulmaz. Gerçi hocada ümitsizliğini “medet” diyerek ifade etmiş. Muğla’mızın her yere yeten ve uzanan Muğla’mızın hayırlı evladı evladı Özcan Özgür İMDAAAATTTT!….

Rifat Kalakoğlu 09 Ağustos 2017 / 17:03

Dertli ve şikayetçi olanın son başvuru makamı medyadır. Etkin gazeteden gazeteciden medet umulur. Medet diyen sayın Şadan Hocamız, Büyükşehir Belediyesine varana kadar tüm yetkili ve etkilileri tanımıyor mu?!.. Elbette tanıyor… Demek ki, en son gazeteciye delmiş dayamış sorununu… Medet umuyor Sevgili Özcan Özgür’den…
Özcan hangi bir sorunu dile getirsin?
Yıllardır yazar durur…
Bilirim kentin en etkili köşe yazarıdır.

Hükümet Üyesi Bakan gelmiş gezmiş görmüş ve nutuk atmış gitmiş!
Nutuk atacağına, sadece Gökova KadınAzmağı değil tehlike yaşayan, il düzeyine Yuvarlakçay’dan tutun da Dalyan’a, Fethiye yöresindeki Saklıkent’e kadar gidin o güzelim derelerin halini görün! Görün de şaşırın!
Büyükşehir Belediyesi tek başına hangi biriyle uğraşacak! Ancak Devleti el atması gerekiyor. Rant çeteleri her yeri işgal etti bu memleket sahipsiz kaldı!..
Hadi bakalım çare bulsun şimdi Özcan Özgür!
Sevgili Özcan.. Değerli arkadaşım, yıllardır yazmaktan bıkmayan cesur meslektaşım!
Kolay gelsin!..