Medeniyeti İslam’a karşı olan ülkelerde aradık

Bu haber 12 Nisan 2018 - 1:04 'de eklendi ve 604 kez görüntülendi.
Hüseyin Nizamoğluhuseyinnizamoglu@hamlegazetesi.com.tr
Nerede Kalmıştık

Hüseyin Nizamoğlu

 Koskoca Osmanlı hakanlığının, sonunu getiren batı hayranlığı olmuştur. Sultan Aziz zamanında başlayan batı hayranlığı bizi 1909’lara getirdi. Masonlar bu tarihten itibaren orduya hakim oldular. Geri kalmışlığın sebebinin İslam dini olduğunu beyinlere yerleştiren İngiliz ve Fransızların teşviki ile bizim satılmış paşalar dünya savaşma girdiler. Yalnız Çanakkale hariç her yerde binlerce şehit vererek Anadolu da kısılıp kalmıştık. Büyük Osmanlı’nın iman dolu aileleri, küçük yaştaki çocukların başlarına kına yakarak cepheye gönderdi. Son padişah ve

Milliyetçi paşalar hem fikir olarak, İstiklal Savaşını hem başlattılar ve hem de düşmanı denize döktüler. Lozan Antlaşması yapıldı ve devamla Cumhuriyet ilan edildi. Siyasi partiler kurulmaya başladı. İlk kurulan Cumhuriyet Halk Partisi Mustafa Kemal paşa öncülüğünde kurulmuştur. Bu partinin içinde fikir ayrılığı olması da gayet normal olması gerekirken, kurulan ikinci parti CHP’yi ele geçiren çoğunluk tarafından büyük tepki gördü. İkinci partiyi kuranlar, Savaşı bizzat Mustafa Kemal Paşa ile kazanan güçlü ekipten. Kazım Karabekir ve arkadaşları idi.

Bu olayları günü gününe yazan, Karabekir Paşanın, ilgili birkaç günlüğünü sizlere bilgi için yazıyorum: 18 Temmuz Çarşamba 1923 yeni anayasa hazırlığı günleri idi.

İstasyondaki intihap komisyonuna uğradım. Teşkilatı- Esasiye (Anayasa) müzakere oluşuyormuş İkinci müzakere, bana haber verilmedi. Halbuki hayati bir mesele ben tesadüfen bulundum. Gazi riyasetinde katiplik Saffette. Celsede bulunanlar; Dahiliye vekili Fethi, Nafıa vekili Fevzi, Sabri (sonra ziraat vekili) İktisat vekili Mahmut Esat, Muavenet-İçtimaiye vekili Tevfik Rüştü, Matbuat müdürü Ahmet Ağaoğlu, Ziya Gökalp, Topçu İhsan, Sivas mebusu Rasim. Anayasa da (Devletin Dini İslam dinidir) yazısının kaldırılması hakkında konuşuluyormuş. Evvela Tevfik Rüştü dedi; Ben kanaatimi millet kürsüsünden dahi haykırırım. Kimseden korkmam. Ne olduğunu anlamadığımı söyledim. Bunu takiben Mahmut Esat Bey; Türkler İslamiyet’i kabul ettikleri için böyle kaldılar dedi. İslam kaldıkça da bu halde kalmaya mahkumdurlar. Şiddetle red ettim. Türk’ler İslam olmasaydı.

Bizans’ın esiri olurdu diye izahat verdim. Tarih ve coğrafi vaziyetimizin amil olduğunu, eski Fütuhat modasını takip etmekle de bu hale girdiğimizi, yerimizde kim olsa hemen ayni akıbete uğrayacağını, esasen bu gibi şeylerin tarihe gömüldüğünü, bugün başka bir dine veya dinsizliğe girme imkansızlığını ve bugün terakkiye marki bir kafa kalmadığını izah ettim, tefrikaya ve tahakküme vasıta olmamalı. Bugün tarihi bir gün.

3 Temmuz 1926 Cumartesi mahkemeye götürüldük. Otomobil ile muhafız komiserle. Bizim fırka (Parti) Rüesası, bazı aza. Cavit, Mebus Hilmi. Müddei umumi (Savcı), iddianamesini okudu.

Hayret! Neler olmuş ve biz neler tertip etmişiz! Heyeti tertibiyle (Şahit) diye topladıkları bu insanlar, burada ilk bir araya geliyor. Pek garibime geldi. İftiramı? Bu kadarına nasıl cesaret olunur. Evvela hayretle kızdım. Sonra da güleceğim geldi.

Bilindiği gibi, Kazım Karabekir ve arkadaşları İstiklal mahkemesinde yargı tertip edilmiş, şahitleri ilk defa bir araya gelen insanlardı. Tabi ki partisi kapatıldı. Hayatı boyu adım adım iki polis tarafından takip edildi. Hatıraları yakıldı. Bu konu ölüm günlerinde dile getirildi. Bu gibi olaylar Devlet hayatında görülebiliyor ancak, bizi ve milletimizi ilgilendiren En önemli konu burada Din konusudur.

O tarih ile bugün ayni değildir. CHP, dini hala tehlike görmeye devam ediyor. Menderes’in idamı, Turgut Özal’ın zehirlenmesindeki sebep bu adamların dindar olmaları değildir diyebilir misiniz? Hem batı medeniyeti diye onların giyim ve yaşantılarını almışız. Bugün elli yaşındaki bir hanıma sorsanız; senin annen tırnak büyütüp sol eli ile yemek yer miydi? Hiçbir Hıristiyan’ın kendi ülkesi aleyhinde ve dininin aleyhinde konuştuğunu görebil misiniz? Atatürk Cephe ve kader arkadaşı için İstiklal Mahkemesi kursun? Bunlar evvela o büyük insanı zararsız hale getirmişler ve onun adına Müslüman milletin canına okumuşlar. Bunun başka türlü tarifi olamaz. Çünkü ilk nasıl Müslüman millete uymayan batının medeniyet dediği tek dişli canavarın kopyası olmak ne demektir? Sanayi ide montajdan ileri gidilmiyor. Bu ülkede 1933 yılında uçak fabrikası açan ve imal eden adam neden piyasadan kayboldu. 27 Mayıs’ın yapıcıları Çankaya’ya oturduğu sıralarda bir vatandaş kendi imal ettiği arabayı DEVRİM adı ile hediye etmişti. Araba çalışıyordu, giderken stop etti dediler. Şimdi duyuyoruz, arabanın benzini zaten az konulmuş ve araba stop edince hemen o defter kapatılmış. İlle de Avrupa malı olacak fikri şimdi kafalardan silinmek üzere iken, gene bazıları adeta intihar derecesinde hükümet yıkıcılarına destek oluyorlar… Bu alışılmış, yol olmuş ve birleşik kader olmuşlar. Bunların gün ışığına yeni çıkanları eski defterleri de hatırlatıyor.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.