Medeniyet şahikasının merdiveni Gazi Mustafa Kemal Atatürk Kültür Merkezi

Bu haber 17 Nisan 2014 - 20:48 'de eklendi ve 1.245 kez görüntülendi.
Dr. Gülten Şimşekgultensimsek@hamlegazetesi.com.tr
Bakış

Gülten Şimşek

Yaşam Sürprizlerle doludur.

Ben inanıyorum ki hoşlukları hayatımıza çekebiliriz. Bu da öncelikle düşünce yapımızı değiştirerek olur… Duygularımızın frekansları önemli. Yayın da olan vücut enerjimiz sevgi dolu olmalı ki, yaşamımıza güzellikler patır patır aksın. Aynı zamanda düşünce penceremiz de manzaraya güzel gözlerle baksın… Gerisi gelir demek istiyorum.

Geçen Cumartesi akşamı oturduk tiyatro seyrediyoruz. Özcan Özgür’ün defalarca eleştirdiği Gazi Mustafa Kemal Atatürk Kültür Merkezi’nde…

“Başına Kültür Merkezi kadar taş düşsün” diyeceğim de demem… Sadece takılıyorum.

Nedense bu yatırıma fazlaca eleştiri getirilmişti. Muğla için elzem bir ihtiyaçtı. Eğer ki Gazi Mustafa Kemal Atatürk Kültür Merkezi olmasaydı, tüm sosyal aktiviteler sirk gösterileri gibi, çadırda yapılmak zorunda kalınırdı. Sadece Üniversite’nin AKM’si de yetmezdi.

Gazeteci eleştirel bakar ve yaklaşır, kimyasında bu vardır. Öteki türlü gazeteci olunmaz. Farklı bakmalı ki, farkındalık yaratsın.

Özcan Özgür’de inanılmaz farklı bakıyor…

Önemli olan, bu toplumda bireylere ve gazetecilere özgür ve demokratik ortamda fikirlerini dillendirebilmelerinin sağlanması…

Dr. King “Bir hayalim var” demişti. Bizler de bir hayalimiz vardı ve gerçekleşti deme ümitleri ile daha özgürlükçü, daha eşitlikçi, daha yaşanılır ve daha refah bir ülke hayali ile yanıp tutuşmaktayız…

Ve bir gün, gün gelecek insanları ayrıştıran her noktanın anlamsız olduğunu tüm insanlık anlayacaktır diye düşünmek ve hayal etmek istiyorum.

Hiç hatıra gelmedik bir anda apansız başınıza bir şeyler gelebilir… Hayallerle yanıp tutuşurken bu kez gerçekten tutuşmak üzere idik…

Söylediğim gibi yaşam sürprizlerle dolu…

Muğla ‘da TED koleji yok ki!

Yönelt Koleji de bir marka olma yolunda azimli bir şekilde ilerlemekte. Uzun bir dershanecilik yıllarından sonra yatırımlarını koleje kaydırmak zorunda kalmışlar ve bu alanda çabalıyorlar. Oğlum Alp’te bu kolejin 7. sınıf öğrencisi.

Okul aile Birliği’nin destekleri ile hafta sonu hem kokteyl ve hem de HEPGÜL AYSEL isimli tiyatro gösterileri vardı. Severim tüm sanatları, sanat naifliktir, sanat aşktır, sanat duygudur, sanat tutkudur, sanat yürekten akan çağlayandır.

Tüm insanların arasındaki en güzel köprü sanattır demek istiyorum.

Çünkü sanat yüreklere dokunur…

Bir insanı tanımak istiyorsanız hayvanlara, çocuklara ve bitkilere olan sevgisini gözlemleyiniz. Bu sevgileri yüreğinde yaşatıyorsa korkmayınız merhametlidir, demek isterim. Bir de sanatı seviyorsa ne ala.

”Medeniyet şahikasının merdiveni sanattır ” demişti YÜCE ATATÜRK…

Tiyatro insanları insanlarla anlatır. Bir frekansı yok etmek için aynı frekansta dalga verilince o dalgayı nötürlersiniz, ters dalga denir buna. Sanki insanları insanlarla nötürlemek ister gibi, bizlere çarpar mesajları.. Özellikle tema şiddetse şiddeti yok etmek istercesine mesajlar yükler bizlere.. Bir atom bombası olsa ve sadece insancıkların şiddet duygularını öldürsek temiz bir dünyada yaşama şansımız olsaydı keşke.

Kötü haberler ve şiddet temalı gerçekler bizlerin kimyasını çok, ama çok bozuyor.

Patlatsaydık bombayı ve dünya üzerindeki, tüm kötülükleri öldürseydik.

Ne hoş olurdu yaşarken cennette hayat sürerdik.

Yakında Kars’ta zalimce katledilen ve minik bedenin dokunulmazlığına vahşice saldıran canilerden dünya üzerinde hiç kalmazdı. Dünya’da ne üzücü ki çocuklar üzerine çok fazla kötülükler olmakta ve insanın içini burmakta.

Sanat yaşasın, ölsün kötülükler demek geliyor insana.

İnsanlık duygu ve davranışlarıyla 40 bin şekildir. Bu hallerimizi,  en güzel işleyip bize yansıtan tiyatrodur. Tiyatro denilir ki insanı insana insanca anlatma sanatıdır. Ben sanatın tüm dallarını tutkuyla seviyorum, sadık bir aşığım tutkularımı ruhumda barındırıp ve hem de yaşatıyorum…

Geniş katılımlı bir seyirci ile Gazi Mustafa Kemal Atatürk Kültür Merkezi salonunda, Yönelt Koleji’nin organizasyonu ile oynanan HEPGÜL AYSEL oyununu seyrediyorduk. Sahne sanatını, gömülmüş duygular içinde, pür dikkat, kilitli bir şekilde izlerken, ansızın kopabilirsiniz, hepimiz koptuk.

Bir anda spot lambası patladı. Sanki hepimizin enerjisi onu patlatmış gibi idi. Kıvılcımlar dökülmeye başladı. Kıvılcımlar alevlere büründü ve alevler koltukların üzerine düşmeye başladı ve hepimiz panikle ayaklandık ve dışarıya çıkmaya çalıştık. Bu arada koltuklardan tutuşan oldu sanırım ve geçte olsa yangın söndürücü ile müdahale edildi ve söndürüldü. Hiç kuşku yok ki müdahale edilmeseydi, 5 dakikada,  içerisi de alev topuna dönerdi. Tüm mefruşat sentetikti. Umarım böylesi yerlerde nano teknolojisi ürünler, çıkarılacak yönetmelikler dahilinde kullanılması zorunlu hale getirilir de çıkacak faciaların ve yaşanacak kayıpların önlenmesi sağlanmış olur. Sentetik mefruşatta,  her şeyin alev topuna dönmesi an meselesidir.

Yüce Yaratıcı hepimizi korudu.

Oğlum arkalarda, arkadaşları ile oturmuştu. Ben ise,  arkadaşlarımla önde oturmuştum. Ve o an, dışarı çıkmakta gecikirse diye çok kaygı duydum.  ‘Alp dışarıya çık ‘diye bağırdığımı hatırlıyorum.

Büyütülecek çok bir şey yoktu, ama ders çıkarılması gereken yönler var…

Yangın söndürücünün gecikmesi, mesela önemli bir konu…

Hepimizin aynı kapıya yönelmemiz çok büyük hata. Panik anında insanlar böyle ezilmekte.

Işıklar tümden sönseydi halimiz ne olurdu?

Harap olurdu. Çok şükür öyle bir şey olmadı…

Kimse zarar görmeden atlatıldı. Hepimiz salondan, sağ salim dışarı çıkmıştık ve dumanın dağılmasını bekledik… 20 dakika sonra tekrar oyunu izlemek için içeriye girdik. İçeride kesif bir yanık kokusu vardı… Havalandırmalar çalıştığı halde koku çıkmamıştı ve fakat oluşan duman dağılmıştı. Geniş katılımlı olarak tekrar oyunu seyrettik.

Hayat önemli sevdiklerimizi korumak ve kollamak, özellikle çocuklarda çok önemli…

Bizler Muğla’da yaşanmış gerçek bir oyunu, çokta keyifli seyrettik.

Bu yangın da oyunun nazarlığı oldu.

Ne diyelim! Başka söyleyecek bir şey yok böylesi anların bir daha yaşanmaması için tüm kurumlar önlemlerini şimdiden alırlar, ümitleri ile.

Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK ‘ün dediği gibi ‘Medeniyet şahikasının merdiveni sanattır.’

Sanatla gelişeceğiz ve sanat bizlerin en fazla da düşüncelerini geliştirecektir.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.