Mecliste haksız gölet kavgası! (2)

Bu haber 16 Temmuz 2009 - 0:00 'de eklendi ve 1.115 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Evet bu gün de Taşlıca Göleti.
Üzerinde bu kadar durmaya değer mi?
Değer.
Biri Muğla’da, öteki Yatağan’da iki belediye aynı partiden olmalarına rağmen su nedeniyle karşı karşıya gelebiliyorsa, değer…
Pek çok şey hiçbir şey olabilir, ama susuzluk her şey!
 
xx           xx           xx
Dünkü yazımda da vurguladığım gibi Taşlıca Göleti, yapılış şekli ile Türkiye’de ilk ve tek.
Eğer bir yerde su tutmak istiyorsanız; arazinin geçirimsiz olmasına dikkat edersiniz.
Nitekim, Dalaman Barajı’nda yaşanan gecikmenin bir nedeni de bu.
Arazinin geçirimli olması nedeniyle Dalaman Barajı’nda beton kaplama uygulandı.
Marmaris’in Taşlıca Göleti’nde göletin yapıldığı yer geçirimli olduğu halde beton kaplama uygulanmadığı gibi, tesfiyesi sırasında kullanılan kilin geçirimli olup olmadığına da bakılmadı.
Bu güne kadar daha çok tünel inşaatlarında ve siyanür havuzlarında uygulanan teknik ve malzeme ilk kez bir gölet inşaatında gerçekleştirildi. O da Muğla’da oldu.
Muğla bir kere daha ilklerin Muğla’sı olduğunu gösterdi.
Bu anlamda mühendisleri kutlamak gerek…
 
xx           xx           xx
Taşlıca Göleti’nin benzerleri Muğla’nın her yerinde yapılabilir.
Hatta Muğla il merkezi bu konuda biraz daha hızlı davranıp, sorununu başkalarının suyuna göz dikmeden kökten çözebilir.
Bu konu önemli.
Ancak Muğla İl Genel Meclisi’nde yaşanan ‘kavga’da önemli. Muğla il merkezinin ve öteki susuzluk çeken yerlerin sorunu nasıl çözülür, sorusunun yanıtını bir başka yazımda ele alabiliriz.
Kavganın baş kahramanı CHP’nin Marmaris İl Genel Meclisi Üyesi Dursun Kaplan.
Bir önceki mecliste konu gündeme geldiğinde, İl Genel meclisi Üyesi Kaplan, Taşlıca’nın sorununun gölet yapılarak değil, Marmaris Barajı’ndan su taşınarak çözümlenebileceğini savunmuştu.
Olabilirdi tabi, ama köylü o suyun maliyetini karşılayabilir miydi?!!
 
xx           xx           xx
Taşlıca Köylüleri, o tartışmalı göletten iki ay yararlanabilirken, (ki beklenen yağış olursa sürekli yararlanmaları mümkün) göletten suyun köye dağıtımında ciddi elektrik kullanımı yaşandı.
Doğrusu ben o elektrik kullanımının dahi Taşlıcalılar için yük olduğunu düşünüyorum.
Nitekim, o göletin yapımının sorumlusu İl Özel İdaresi Mühendislerinden Orhan Bahçeci, buna da karşı çıkılır mı bilmem; orada ‘rüzgar enerjisi’ üretimi yapmayı düşündüklerini söyledi.
Taşlıca köylülerinin göletten içtikleri suyun külfeti, rüzgar enerjisi ile ortadan kaldırılacak…
 
xx           xx           xx
Bölgede su sorunu yaşayan tek yer Taşlıca Köyü değil.
Söğüt’te su sorunu yaşıyor. Orada da tuzlanma var.
Eğer Marmaris Barajı’ndan Taşlıca Köyü’ne su pompalanırsa, bu hattan Söğüt Köyü de dahil pek çok köy ve belde yararlanma durumunda kalacaktır.
Veya “bırakılacaktır”!
Ne var bunda?
Görünüşte hiçbir şey yok.
Hatta diyebiliriz ki, sorun böyle ortadan kalkacaksa, bırakın böyle kalksın.
Ama…
 
xx           xx           xx
Marmaris Barajı’nda (Taşlıca’da olduğu gibi yağışlarla) toplanan su Mariç  Belbir’e ortak belediyeler (Marmaris, Beldibi, Armutalan ve İçmeler) tarafından tüketilip, ciddi miktarda artıyor.
Mariç-Belbir’in de bu barajdan ve bölgenin altyapı hizmetlerinden kaynaklanan çok ciddi borcu var. Bu yüzden Mariç-Belbir belediyeleri Türkiye’de en borçlu belediyeler sıralamasının ilk beşinde yer alıyor.
Acaba diyorum, başta Taşlıca ve Sögüt Köyleri olmak üzere öteki yerleşmelere buradan su satarak Mariç-Belbir’e para kazandırılmak mı isteniyor? İl Genel Meclisi Üyesi Kaplan’ın muradı bu mu?
Aslında bunda da bir şey yok.
Ama, Taşlıca Göleti’ne karşı çıkılmaktaki amaç bu ise, bu amaç ortaya konmalı.
Ayıp değil!
 
xx           xx           xx
Mariç-Belbir köylere su satıp para kazanacak diye, Türkiye’ye örnek olabilecek Taşlıca Gölet’ine haksızlık edilmemeli…
Muğlalılar, İl Genel Meclisi’nden hizmet bekliyorlar. Hizmet yapılırken, elbette siyaset de yapılacak, ama lütfen ucuzlatmayın…
 
xx           xx           xx
Bu konu il genel meclisinde tartışılırken, İl Genel Meclisi Başkanı Zeki Köylü’nün AKP’li üyelere, “Bu konuda vicdanınız rahat mı?” şeklinde sorusu üzerine, AKP Sözcüsü Gurup Başkanvekili Av. Çağrı Alper’in, “Sana cevap vermek zorunda değilim” şeklindeki yanıtını da unutmadık!

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.