Mayın tarlası üzerinde oturuyoruz!

Bu haber 23 Ekim 2009 - 0:00 'de eklendi ve 792 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Gürültü ve görüntü kirliliği üzerine bir yazımda, şehir merkezinde faaliyet gösteren likit gaz bayileri ile ilgili serzenişim, o bayileri rahatsız etmiş.
Sanki onların iş yerlerinin kapatılmasını istiyormuşum gibi yanlış algılamada bulunanlar olmuş.
Onlardan birisi “Bizden ne istiyorsun?” diye sordu.
Hiçbir şey!…
Benim onlardan değil, yetkililerden isteğim var.
Çocukluğumda olanı istiyorum.
 
xx           xx           xx
Çocukluk günlerimde, likit gaz bayilerinin yarattığı ne gürültü ne de görüntü kirliliği vardı…
O günlerde “Ya tüp gaz bayiinde patlama olursa?” endişesi de yaşanmıyordu. Çünkü bayilerde tüp bulunmuyordu. Bulunsa da bir, ikiyi geçmezdi…
Muğla’ya tüp gaz (likit) geldiğinde, bizim evde yemekler duruma göre odun ateşinde ve pompalı gaz ocağında pişiyordu. Tüp gaz abonelere motosiklet ile değil, bisikletle dağıtılıyordu. Sanırım müşteri de azdı.
Asıl dağıtım pikapla yapılırdı. Pikap şehir merkezinden bayiden telsizle yönlendirilerek dağıtım yapardı. Pikap, şehir dışındaki tüp gaz deposu ile aboneler arasında mekik dokurdu.  Bu gün likit gaz (tüp gaz) bayilerinin bulunduğu apartman ve iş merkezlerinin çatılarındaki telsiz antenleri o günlerden kalmadır.
Doğrusu bu gün o çatılardaki (yıldırım çekebilecek) antenlerin ne işe yaradığını da çok merak ediyorum. Birileri mi kandırılıyor?!!
Evet, ben de değil, yurttaşlar yetkililerden o günleri; şehir güvenliğini ve görüntü-gürültü kirliliğinin ortadan kaldırılmasını istiyorum…
 
xx           xx           xx
“İyi de tüp gaz durduk yerde alev alır, patlar mı?” diye sorulacaktır.
Bu soru, “Deniz alev alır mı?” gibi bir soru.
Tüp gaz patlar ve parlar…
Komşumuz, emekli taksici rahmetli Zekai amca Akyol’daki sosyal konutların beşinci katındaki dairesinin mutfağında tüp değiştirirken, meydana gelen patlamada hayatını kaybetmişti. Patlama sonucu çıkan yangından geride kalan manzarayı hiç unutamam…
Bir de apartmanların zeminindeki bayilerde tüp patlaması olduğunu düşünün. Bir değil, onlarca tüp…
Tabi, bayiler, “Geceleri tüp bırakmıyoruz” diyebilirler. İyi de gece için duyulan kaygı, gündüz için neden duyulmaz?!!
Turizm merkezi Muğla’da, adeta tüp gaz bayilerinin yarattığı mayın tarlası üzerinde yaşıyoruz.
 
xx           xx           xx
Tüp gaz bayileri son zamanlarda damacana su satışı da yapmaya başladılar.
Nasıl olsa ev ev dolaşıyorlar diye, kargo, posta, gazete, ekmek dağıtımı da yapabilirler mi?
Yanlış anımsamıyorsam, Mahalli Çevre Kurulu’nda, tüp gaz satışı ile damaca su satışının ayrı ayrı yapılması yönünde bir karar alınmıştı. Hatta bu karar nedeniyle iki ayrı iş yeri kiralayan bayiler bile oldu.
Sanki sonra bir yerlerden birileri düğmeye bastı, uygulama durdu. İki iş yeri kiralayanlar haksızlığa uğramışlıkları ile kaldılar!
 
xx           xx           xx
Uygulanmayan yasalar, kullanılmayan veya yerine göre kullanılan yetkiler…
Böyle bir şehir, şehir olur mu?!!
Bir tarihte şehir merkezinde, pazar yerlerinde açıkta şarküteri ürünlerinin (peynir, zeytin) satışı da yasaklanmıştı. Yasak üzerine, dükkan kiralayanlar olmuştu. Yine ne olduysa oldu, uygulama durdu. Hijyen sorunu bir yana bir de dükkan kiralayanlarla kiralamayanlar arasında ‘haksız kazanç’ eşitsizliği doğdu.
Örnekleri çoğaltabiliriz.
 
xx           xx           xx
Evet, benim tüp gaz bayilerinden istediğim bir şey yok.
Aslında doğrudan benim istediğim bir şey de yok.
Ben yurttaşların, şehirde yaşayanların isteklerini diye getiriyorum.
Bu şehrin insanları, güvenli bir ortamda yaşamak, hijyen ürünler tüketmek, görüntü ve gürültü kirliliği yaşamak istemiyorlar.
Uğur Mumcu Bulvarı’nın başında iki, sonunda iki akaryakıt bayii olduğu halde, bulvarın ortasına yeni bir akaryakıt bayii ruhsatı verilmesine anlam veremiyorlar…
Şehir merkezinde ekmek fırınını, simit fırınını anlıyorlar, ama “ekmek fabrikası”nı anlayamıyorlar.
Hele şehir merkezinde kum, çakıl, kömür satışını anlayamadıkları gibi, şehrin küçük sanayi sitesi olduğu halde, şehir merkezinde atölyelere izin verilmesine hiç anlam veremiyorlar!
“Şehirliler” şehirde yaşadıklarını hissetmek istiyorlar.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.