Mansur Harmandar’ı Kutluyorum

Bu haber 18 Nisan 2016 - 23:22 'de eklendi ve 1.532 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Ne zaman iki kişi yan yana gelmeye kalkışsa, ilk akla gelen söz bu olur;

Çatal kazık yere batmaz

Muğla dışında söylendiği başka yerlerde var mıdır bilmiyorum. Bildiğim bir şey varsa onun da Muğla’nın komşuları Aydın ve Denizli’nin yanında pek çok bakımdan geride kalmış olmasının ve ekonomik gelişmişlikte olması gereken yerde olmamasının temeline bu sözün yatırılmış olmasıdır.

Muğlalıların sadece ekonomide değil, politikada da başarısızlığının temelinde bu sözü aramak doğru olur mu bilmiyorum. Partilerin hemen hepsinin il başkanlarının “yabancı” olması da tesadüf olmasa gerek.

Muğla’nın en ünlü sözü “Çatal kazık yere batmaz” ise, bir diğer ünlü sözü de “Muğlalı birbirinin olduğunu da öldüğünü de istemez” şeklindedir.

 

xx           xx           xx

Muğla’da aile şirketlerinin de pek öyle uzun soluklu söylenemez.

Bu olumsuzluğun faturası da “el kızlarına”; yani gelinlere, eltilere kesilir. Ancak bunu yalanlayan başarılı aile şirketlerimiz de vardır; CNS gibi, ERMAŞ gibi… Ama bu iki firmaya bakıp, “Muğla’da ortaklık kültürü var” dersek yanılgıya düşeriz.

Çünkü CNS’nin ortağı kardeşler Denizlili, ERMAŞ’ın ortağı kardeşler ise Karslıdır

Sakın buradan polemik çıkarmaya kalkışanlar çıkmasın. Ki Uzar kardeşler ve Ercan kardeşler hepimizden daha Muğlalı hale gelmişlerdir.

Onlar “Muğlalı” olabildiler de biz hala onlardaki “ortaklık kültürüne” sahip olamadık!

 

xx           xx           xx

Muğla’da “Acıcık aşım, ağrısız başım” tevekkülü veya “Kendimin efendisiyim” tesellisi içinde “olumsuzluk” ifade eden özlü sözlere sarılıp “tembelliğin” keyfini çıkaranlar olduğu gibi, insanların birbirlerine olan güvensizliği kırmak, “ortak iş yapma kültürünü” yaratmak isteyenlerde çıkmıştır.

Elbette başarısızlıkla sonuçlanan pek çok da tecrübeler yaşanmıştır. Bunların araştırma konusu yapılmasında yarar var. Umarım üniversitemizin ilgili bölümlerinden bunu yapanlar çıkar.

Doğrusunu söylemek gerekirse bu anlamda en başarılı çıkışı benimde içinde bulunduğum Muğla Yatırım Birliği (MUYABİR) yaptı. Aralarında üniversitemizin Kurucu Rektörü Prof. Dr. Ethem Ruhi Fığlalı, Hayati Nizamoğlu, Hamdi Yücel Gürsoy, Onur Alp gibi isimlerin bulunduğu “Muğla sevdalıları” tarafından kurulan şirketimiz “Çatal kazık yere batmaz” yargısını yıkmak, “Muğlalıların da ortak iş yapabileceklerini” göstermek için yola çıktı…

 

xx           xx           xx

MUYABİR yoluna devam ediyor. Geçmiş deneyimlerde yaşanan “kaçınılmaz sonun” yaşanacağını sanmıyorum. Bugün orta yaşı geçmiş ortaklar torunlarının kolejde indirimli okuyor olmasının keyfini yaşıyorlar. Üstelik şirketin önünde eğitim alanında yeni hedefler bulunuyor…

Dönemin Rektörü Prof. Dr. Şener Oktik de MUYABİR ortakları ile aynı anlayış içinde olabilseydi, “Ki ilin yerel yöneticileri de o anlayıştan yoksunduMuğla bugün MUYABİR ile TEK (Teknoloji) Koleji’nin yanında bir de özel üniversiteye sahip olabilirdi…

Kötekli girişinde Üniversitemize Muğla İl Özel İdaresi’nden mülk edilmiş olan BESYO (Beden Eğitimi Spor Yüksek Okulu) binası vardı. BESYO yerleşke içinde Spor Bilimleri Fakültesi olmaya hazırlanıyordu. MUYABİR de Muğla’nın ilk özel İlköğretim Okulu’nu; franchise olarak Muğla Özel Türk Koleji’ni eski BESYO binasında açmak istemişti.

Olmadı. Çok engel çıkarıldı…

Eğer o gün Rektör Prof. Dr. Şener Oktik değil de Prof. Dr. Mansur Harmandar olmuş olsaydı o özel üniversite pek çok alanda Sıtkı Koçman Üniversitemizinpartneri”, “paydaşı”, “çözüm ortağı” olabilirdi…

 

xx           xx           xx

Muğla’nın bugün Güney Ege Kalkınma Ajansı içinde bir araya gelebildiği Aydın ve Denizli ile boy ölçüşebilmesi, “çatal kazığı” toprağa batırabilmesi; partnere, paydaşa, çözüm ortağına ve “ortak akla” sahip olabilmesi için MUYABİR’in yaptığını yapması gerekiyor…

Bu fırsatı ise Muğla’nın, Muğlalının, bir avuç sanayici ve işadamı ile genç girişimcinin önüne Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi koymuş bulunuyor.

Geçenlerde “Yerel Yöneticiler Uçabilmeli” başlıklı yazımda da altını çizdiğim gibi benim Muğla’ya dair hayalim bir tane, iki tane değil… Çok ama pek çok… En büyük iki hayalimi de merak edenler için söyleyeyim.

İlki Kurucu Rektör Prof. Dr. Ethem Ruhi Fığlalı ile “ortak hayalimiz” idi; Muğla’yı Kembrich yapmak… Üniversiteye Kembrich şöyle dursun, Güzel Sanatlar Fakültesi için Konakaltı Kültür Merkezi verilmediğimiz gibi daha sonra tarihi Adliye Sarayı da verilmedi.

Olmadı. Tabi niyet meselesi… Üniversite’nin yerleşkesi olmasına rağmen Muğla hala bir Kembrich olabilir. Bunu ayrıca ele alırız…

 

xx           xx           xx

Muğla’ya dair ikinci büyük hayalim ise ülkemizin üç turizm armadasından biri olan Muğla’nın 1124 km kıyı uzunluğu, iki uluslar arası hava limanı ile Dünya’nın ikinci Silikon Vadisi olabileceği olmuştur.

Neden olmasın?

Geçen yılın prestijli Kimya Nobel Ödülünün sahibinin ABD’de yaşayan Türk bilim insanı olduğunu bilmeyen yok. Peki, San Francisco’da “hayal vadisi” de denilen Dünya Teknoloji Merkezi Silikon Vadisi’ndeki şirketlerden en az 20’sinin ya ortağının veya sahibinin Türk olduğunu biliyor musunuz?

Emre Can Doğan onlardan biri… Bir sınav hazırlık uygulaması yaptı; Score Beyond

Özetle akıllı telefon ve tabletlerin yardımıyla, insanların etkileşim kurdukları bir öğrenme şekli geliştirdi. Bugün 121 ülkeden öğrenciler, ABD’de üniversiteye girebilmek için Score Beyond’u kullanıyor. Doğan, Silikon Vadisi’nden Türkiye’deki sınavlara da çözüm sunmaya başlayacaklarının müjdesini vermiş bulunuyor.

 

xx           xx           xx

Aykut Karaalioğlu da Mobile Action’un sahibi… İngiltere ve İspanya’da temsilcilikleri var. Kerim Baran bir Yonja kurucusu. 1999 yılından bu yana San Francisco’da. Şimdi ise ABD’nin en büyük güneş enerjisi ekipmanı dağıtıcılarından biri olan CivicSolar’ın sahibi. Büyük güneş parkı projeleri de inşa ediyor.

O hayal vadisinde başta Google olmak üzere Facebook, Twitter ve Instagram departmanlarında Türk Mühendisler var. Silikon Vadisi’nin her yanında Türk Mühendisler… Hepside bu ülkenin üniversitelerinden gittiler. San Francisco’ya gitmeyip, Muğla’ya gelebilirlerdi!

Eee elbette hayal…

Ama TEKNOPARK AŞ gerçek…

 

xx           xx           xx

Genç Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Nevres Hürriyet Aydoğan, Prof. Dr. Yusuf Ziya Erdil ve Prof. Dr. Bayram Akça ile birlikte TEKNOPARK AŞ’nin kuruluşuna “Üniversite” olarak öncülük yapan Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mansur Harmandar 2012 de yaptıkları kuruluş başvurusunun geri çevrildiğini söylüyor. Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı o zaman reddine “Muğla’da sanayinin henüz gelişmediğini” gerekçe göstermiş. Muğla’da 3 yılda sanayi gelişmediğine göre ne değişti?

Vali Amir Çiçek geldi… Israrcı davranılmış… Rektör Harmandar, Vali Çiçek ile yeniden hazırlanan dosyanın kabul edildiğini belirtiyor. Harmandar ve Çiçek’i kutlamalıyız.

Prof. Dr. Harmandar şöyle devam ediyor:

Özellikle yenilenebilir enerji başta olmak üzere, sağlık, turizm, tarım ürünleri ve bilgisayar sektörlerinin ön planda olduğu Teknoloji Gelişim Bölgesi’nin kurulması için karar aldık. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’na yaptığımız başvuru kabul edildi. Şu anda şirket kurulması aşamasına geldik. Bunun için 6 aydır çalışmalarımız devam ediyor

Hayaller ve gerçekler böyle bir şey işte. Hadi bir hayal daha: başta Prof. Dr. Aziz Sancar olmak üzere Silikon Vadisi Türklerini Valilik ve Rektörlük olarak konferans ve tatile davet etsek nasıl olur? Hiç değilse tanıtıma katkı olmaz mı? Ya gelirlerse…

Yarın devam edelim.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

2 ADET YORUM YAPILDI
ahmet kara 19 Nisan 2016 / 06:44

Rektör Prof.Dr. Mansur Harmandar en çok oyu aldığı halde Cumhurreisi A.Necdet Sezer tarafından rektör atanmamasıyla yerine ondan daha az oy alan Şener Oktik atanmasaydı bu gün her şey daha farklı olabilirdi. Muğla Muğla!ya hiç yararı olmayan hatta çok zararı olan bir ideoloji batağına saplandı. Mansur Harmandar Büyükşehir Belediye Başkanı adayı oldu. Seçilmiş olsaydı Muğla’da (Menteşe yöresinde) mutlaka fark yaratırdı. Şimdiki Menteşe eski Muğla il merkezinde on beş yıl çivi çakmadan oturan başkan Büyükşehir başkanı seçilmeseydi bu gün yine Muğla çok şey kazanabilirdi. Muğlalı eline geçen fırsatları, önüne gelen nimetleri kullanamayan,değerlendirmesini bilmeyen bilemeyen bir yer. Seydikemer ve Kavaklıdere hariç tüm ilçeleri yönlendirenler başka güçlerdir.

Bulut Adıvar 19 Nisan 2016 / 15:01

Sayın Kara yorumunuzda iki ilçe hariç tüm İlçeleri yönlendiren başka güçler yorumunuz yanlıştır. Çünkü Marmaris Belediye Başkanını hiç kimse yönlendiremez. Bodrum Belediye Başkanı da öyle. Ama diğer CHP’li Belediye Başkanları Büyükşehir Belediye Başkanının emir kullarıdır. Tabii Büyükşehir Meclis Üyeleri de öyle. Emir kulluğunun sonu hüsrandır. CHP bu hüsranı Erol Kutlay Merkez İlçe Başkanı olmadan Başta Merkez İlçe olmak üzere tüm ilçelerde yaşamıştı. CHP’nin Aynı hüsrana uğraması için, planlı bir çalışma yürütülmektedir.