Manisa Milletvekili denizi nerede görmüş?!!

Bu haber 16 Haziran 2009 - 0:00 'de eklendi ve 833 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

AKP sahil imarını ele geçirmede kararlı…
AKP Manisa Milletvekili Recai Berber ile bir grup milletvekilinin hazırladığı, sahil şeridindeki imar ve ruhsatlandırma yetkilerinin belediyelerden alınarak Kültür ve Turizm Bakanlığı’na verilmesini öngören yasa teklifi, Egeli belediye başkanlarının tepkilerini çekmeye devam ediyor.
Benim merak ettiğim, sahillerin imar yetkilerinin kimde olup olmadığı AKP Manisa Milletvekili Recai Berber’i neden ilgilendiriyor!
Bu teklifi AKP Muğla Milletvekilleri Dr. Mehmet Nilhıdır ile Prof. Dr. Yüksel Özden vermiş olsalardı “Bir bildikleri vardır.” diyeceğim ama…
Gel de sorma;
Manisa Milletvekili denizi nerede görmüş?!!
 
xx           xx           xx
Deniliyor ki, AKP, bu yasa teklifi ile sahilleri cezalandırıyor.
Neden?
Son yerel seçimlerde AKP sahillerde başarısız oldu. Neredeyse tek bir belediye kazanamadı. Kazanamadığı gibi elindekileri de yitirdi. Örneğin, Ortaca, Dalyan…
Aynı görüşte değilim.
Bu çok “basit” bir gerekçe olur.
 
xx           xx           xx
AKP’lilerin sahillerin imarını ele geçirme isteği yeni değil.
Anımsanacağı gibi 2006’da Bodrum Yarımadası’nın tamamı Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Kültür Turizm Gelişim ve Koruma Alanı ilan edilmişti.
AKP’lilerde böyle bir ‘heves’ var…
Bu heves olsa olsa “imar rantı” olabilir!
Nitekim, 2006’da Bodrum Yarımadası ile sınırlı olan girişim yargıya tosladı. Bu gün Bodrum Belediye Başkanı olan dönemin Ortakent Belediye Başkanı Mehmet Kocadon’un yargıya başvurması sonucu Danıştay, bakanlığın kararı ile ilgili ‘yürütmeyi durdurma kararı’ verdi.
Ama vazgeçmediler.
Kültür ve Turizm Bakanlığı üç hafta önce yeni bir karar aldı. Bu karar ile Bodrum’un Torba, Göltürkbükü, Gündoğan ve Yalıkavak beldeleri Turizm Bölgesi ilan edildi  Bu sayede planlama yetkisi 3 belediyede Kültür ve Turizm Bakanlığı’na geçti.
 
xx           xx           xx
Şimdi AKP, Bodrum ile birlikte tüm sahilleri istiyor.
Neden?
AKP’liler bu soruya makul ve mantıklı bir yanıt getirmeliler.
Yoksa, heveslerinin ‘sahil imar rantı’ olduğu görüşünü haklı çıkarmış olurlar.
Yasa teklifini verenler, belediyelerin bu işi bilmediklerini, sahillerde imar yolsuzlukları yaşandığını öne sürebilirler.
Yerel yönetimlerin bu işi bilmedikleri bir yana, sahillerde münferit de olsa imar yolsuzluklarının yaşandığı, doğal ve tarihi çevrenin tahrip edildiği de bir vaka…
Yetkilerin merkeze alınması ile bu olumsuzluk ortadan mı kalkar, yoksa daha da mı artar?
Ortada gerçekten bir sorun varsa, çözümü Manisa Milletvekilinin yasa teklifi olmasa gerek…
 
xx           xx           xx
Ki, belediyeler de zaten kendi kafasına göre hareket etmeyip uygulamalarla ilgili bakanlıktan izin alıyor. Bu teklif yasalaşırsa merkeziyetçi bir yapıyı oluşturur. Yerinden yönetim anlayışına uymaz.
Nitekim bu konuda Kıyı Ege Bölgesi’nde CHP’li Seferihisar Belediye Başkanı Tunç Soyer, yasa teklifini, “çağdışılık” şeklinde yorumlarken CHP’li Kıyı Ege Belediyeler Birliği Başkanı ve Narlıdere Belediye Başkanı Abdül Batur, “Bu merkeziyetçi bir yapıyı oluşturur” diyor. CHP’li Alaçatı Belediye Başkanı Muhittin Dalgıç ise “Kıyıları, Ankara değil, biz koruyabiliriz” diye açıklamada bulunuyor.
 
xx           xx           xx
Doğrusu bu kadar belediyenin CHP’li olduğunu görünce de insanın aklına “Sahiller cezalandırılıyor mu?” sorusu gelmiyor değil ama, bakın Bodrum’un DP’li Belediye Başkanı Mehmet Kocadon ne diyor:
“Türkiye’ye böyle kararlar yakışmıyor. En iyi karar yerel yönetimler ve halkın özgür iradesiyle verilebilir. 2006’da Bodrum Yarımadası’nın tamamı Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Kültür Turizm Gelişim ve Koruma Alanı ilan edilmişti. O dönem Ortakent belediye başkanı olarak yargıya gitmiştim. Danıştay yarımadasının tüm imar yetkilerinin Kültür ve Turizm Bakanlığı’na geçmesini sağlayan Bakanlar Kurulu kararını iptal etmişti. Bodrum’u Bodrum dan daha iyi bilen ve daha iyi yönetecek kimse yok. Bundan sonraki süreçte alınacak tüm kararlar yargıya taşınır. Zaman kaybı yaşanır. Türkiye’nin turizmde ve ekonomide zaman kaybı gibi bir lüksü yok.”
 
xx           xx           xx
Evet, bu yasa teklifi kanunlaşırsa, yargıya gider. Sonuç 2006’da Bodrum Yarımadası için alınan kararın Danıştay’dan döndüğü gibi olur.
Bu arada olan yurttaşlara olacaktır. Çünkü, dava sürecinde sahillerde tek bir çivi çakılamayacaktır.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.