“Malum konuyla ilgili zorunlu açıklama…” « Hamle Gazetesi

“Malum konuyla ilgili zorunlu açıklama…”

Bu haber 26 Haziran 2019 - 1:58 'de eklendi ve 2.122 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Dalyan‘a kanaldaki teknelerle ilgili haber yapmaya gidip, İztuzu Kumsalı‘nda MUÇEV görevlilerinin olumsuz yaklaşımlarıyla karşılaşan ve mesleğinin parçası olan fotoğraf çekme fiili engellenen Adem Ülker‘in dışında herkes konuşmuştu. Ama Yeni Asır Gazetesi Muğla Temsilcisi Adem Ülker arkadaşımız sanki asırlar boyu süren suskunluğunu nihayet sona erdirdi.

Malum konuyla ilgili zorunlu açıklama…” başlıklı açıklamada bulundu.

Açıklamasını hafta sonunda sosyal medya hesabından yazılı olarak paylaşan Adem Ülker şöyle dedi:

Aslında, Dalyan – İztuzu konusu için, ‘Benim için konu kapanmıştır. Bu konuda bir şey söylemeyeceğim’ demiştim. Muğla Gazeteciler Cemiyeti’nin (MGC) hangi ‘Gazetecilik (!)’ anlayışıyla yaptığını anlayamadığım, basın kuruluşlarına gönderilen konuyla ilgili yazılı açıklamasının ardından bu paylaşımı yapma ihtiyacı duydum. Ki, kamuoyu her şeyi bilsin. MGC, kısacık açıklamasının neredeyse her cümlesinde ‘İddia’ kelimesini kullanmış. Haklıdır, sonuçta ortada bir iddia var. ‘İddianın’ sahibi de benim…

Gazetecilikte aklın yolu bir. O “iddia” sözcüğüne ben de takılmıştım. Muhatabı cevap versin diye de bulaşmamıştım…

 

xx           xx           xx

Fazla uzatmayacağım, fakat kısa ve net anlatacağım.” diyen Adem Ülker şöyle devam etti:

Tekne ile ulaştığımız İztuzu’nda iskeleye adım atar atmaz malum muamele ile karşılaştığımda, sorunu giderebileceğini düşündüğüm bir kişiyi aradım. Durumu anlattım, sonra da telefonu oradaki görevliye verdim konuştular, (kimi aradığımı MGC’den Yüksel Savaş aradığında kendisine söyledim). Ardından jandarma geldi. Onlarla da konuştum. Bu arada bir yandan da fotoğraf çektim. Yanımda başkaları da vardı. Hatta ben jandarma ile konuşurken, ‘Yahu bırakın adam çeksin haber yapsın. Tanıtıma ihtiyacımız var. Eskiden günde en az iki sefer yaparken şimdi bazen üç günde bir sefer yapabiliyoruz. Ne hale getirdiniz İztuzu’nu’ diye tepki gösteren tekneciler de olaya şahittir.

Biz MGC‘den meslektaşımızla kimse görüşmemiş sanıyorduk, ama sadece MGC Başkanı Süleyman Akbulut görüşmemiş. Yüksel Savaş görüşmüş…

Adem Ülker sözlerini şöyle sürdürmüş:

Ertesi gün Mete Sönmez beni aradı, ne olduğunu sordu, anlattım. Kendisi daha sonra beni aradı, ‘Abi, Yüzbaşı ile konuştum. Böyle bir yasak varmış’ dedi. İlk haberi de Mete yaptı. Hemen ardından Büyükşehir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Cem Kaytan aradı, ne olduğunu sordu anlattım. Daha sonra Nejat Altınsoy aradı, ardından Muğla Büyükşehir Gazeteciler Cemiyeti basın açıklaması yaptı. Ve başka arkadaşlar aradı, bürokratlar, siyasiler aradı, sadece olanları anlattım. Şahitler olduğunu, her şeyin fotoğrafını çektiğimi söyledim. En son MGC’den Yüksel Savaş aradı, isim de vererek anlattım kendisine. Yüksel’le konuştuktan birkaç saat sonra MGC’nin yazılı ‘Açıklamasını (!)’ gördüm.

 

xx           xx           xx

Adem Ülker‘in başına gelen olayın seyrinde beni pek çok şey üzdü. En çok ta Adem Ülker‘in bu yazılı açıklaması üzdü…

Sanki iddia makamına ifade verir gibi, bazı meslektaşlarına, bazı meslektaşlarımızın da üyesi olduğu MGC’ne “iddiasını” kanıtlamaya çalışıyor!

Oysa Adem Ülker herhangi bir iddiada da bulunmadı. Sadece başına gelen üzücü olaayı sosyal medyada anlattı ve üzüntüsünü dile getirdi. İsteyen inanır, isteyen inanmaz…

Adem Ülker açıklamasını şöyle noktalamış:

MGC, bu açıklamayı yapmadan önce, isim verdiğim halde o yetkiliyi arayıp sormamıştır. MGC, MUÇEV’in oradaki görevlilerini ve jandarmayı arayıp bilgi almamıştır. Bana, şahidin kim, çektiğin fotoğraflar nerede dememiştir. Yani, bir gazetecinin yapması gerekenlerden hiçbirini yapmamıştır.

Açıklaması ciddiye alınmayan MGC ve Başkanı Süleyman Akbulut sadece beni değil, kimseyi aramamıştır, bilgi alma yoluna gitmemiştir. Dolayısıyla konu hakkında zerre kadar bilgisi yoktur. Kendileri gazeteci olabilir ama, ben ‘Muhabirim!’. İddia etmem, ispat ederim!..

Olanları belgelemeyecek kadar da salak değilim… İsteselerdi bütün telefon konuşmalarını, şahitlerin isimlerini ve telefonlarını, oraya gelen jandarmanın ve MUÇEV görevlilerinin fotoğraflarını gösterirdim kendisine… Ha unutmadan…MGC Yönetimi’ne, açıklamada ‘Adem Ülker yalancıdır. İnanmıyoruz’ diye yazmadıkları için teşekkür ederim…

Özetle, durum bundan ibarettir…

 

xx           xx           xx

Gerçi öncki yazımızda paylaştık, ama  herkes o yazımı okumamış olabilir. Muğla Gazeteciler Cemiyeti’nin (MGC) Adem Ülker‘in yukarıdaki açıklamasına neden olan basın bildirisini bir kere daha paylaşalım. Şöyle:

Muğla Gazeteciler Cemiyeti olarak son günlerde ilimiz kamuoyunu meşgul eden Yeni Asır Gazetesi Muğla Muhabiri Adem Ülker’in Dalyan İztuzu’nda yaşadığını iddia ettiği olay ve süreci takip ediyoruz.

Bölgeye haber yapmak amaçlı gittiğini iddia eden Adem Ülker, yaşadığı olayı aynı gün sosyal medya hesabından paylaştı. Bu paylaşımın ardından olay, ilimizde faaliyet gösteren yayın kuruluşlarında haber ve köşe yazıları olarak yer aldı.

Olayın üzerinden günler geçmesine rağmen, süreç, sadece Adem Ülker’in sosyal medya hesabından paylaştığı iddia üzerinden devam etmekte.

Olayın kamuoyu nezdinde tarafsız bir şekilde algılanabilmesi için konuyla ilgili tarafların süreçle ilgili bilgi paylaşımına gitmesi en sağlıklı yöntem olacaktır.

Bu husustan yola çıkarak iddiada adı geçen kurumların kamuoyunu aydınlatmak üzere bir bilgilendirme yapmalarına ihtiyaç duyulmuştur. Olayın daha farklı yorumlara sebebiyet vermemesi için söz konusu açıklamanın bir an evvel yapılmasını talep ediyoruz.

 

xx           xx           xx

Adem Ülker‘in açıklamasının altına Fethiye Gazeteciler (Cemiyeti) Derneği Başkanı Mesut Bölük şu yorumda bulundu:

Sayın gazeteci, muhabir arkadaşım, benim açık davetim halen ve her zaman geçerlidir. Beraber gidelim yetkisi olmayan bizi durdurmak isteyen ne kadar yetkili yetkisiz varsa tutuklanmamız için talimat versinler. Kamu görevi yapan kişileri tutuklatsınlar. Ben Fethiye Gazeteciler Dernek Başkanı ve Ege Gazetesi’nin sahibi olarak her daim arkandayım. Bu şekilde hangi meslektaşıma hakkızlık yapılırsa onlarında arkasında olacağımı belirtirim. Anayasal hakkımızı susarak değil, arayarak alacağımızı tüm yetkililere bildirmeyi bir borç bilirim. Saygılarımla…

Fethiye‘den meslektaşımız Sedat Ünal da “Bütün muhabirler gidip İztuzu’nda foto çekelim.” diye yazdı.

Mesut Bölük benim 21 Haziran‘da kaleme aldığım “Örgütlenme” ve “Hak arama” yeteneğimizi kaybettik…” başlıklı yazımın face paylaşımının altına da şöyle yazmıştı:

Saygıdeğer büyüğüm, yıllardır benim gazetemde de yazıların yayınlandı. Bu olayı köşene taşıdığın için sana ayrıca teşekkür ediyorum. Söylediklerimin arkasındayım. Hangi mesleķtaşım İztuzu Plajına gitmek, fotoğraf çekmek ve haber yapmak istiyorsa Dalyan’da buluşup gidebiliriz. Şimdiden kendimi Sayın Valimize, Garnizon Komutanımıza, Ortaca Kaymakamımıza, Ortaca Jandarma Komutanıma ihbar ediyorum. Ben oraya ama eli kelepçeli ama kepçesiz gireceğim ve Gazetecilik mesleğimi icra edeceğim. Neden mi Benim Anayasal hakkımı kimse gasp edemez. Edenden de ben şikayetçi oluyorum. Biz yıllardır vermiş olduğumuz mücadeleyi iki kişinin ağzına bırakmayız. Halkın haber alma hakkını engelleyemezsiniz. Engelleyenler hakkında görevini kötüye kullanmaktan özgürlüğümüzü sınırlamak ve mobbing uygulamaktan suç duyurusunda bulunurum.

 

xx           xx           xx

Face paylaşımıma Köyceğiz‘den Doğan MerpezHak arama, ideolojilerin kurbanı olduğu için ‘Hak’ kavramınında içi boşalıp yörüngeden çıktı Özcan Özgür abim. Her kesim işine geleni hak görüyor, sanıyor, istiyor. Selamlar Abi.” diye yazarken, Dalaman eski Belediye Başkanı Sevket DurmuşÖzcan bey hak aradığında hakkını veren yok ki.. Çapulcular, dolandırıcılar haklı çıkıyor, adalet kavramı yok oluyor.” diye yazmış. Bodrum‘dan meslektaşımız Fatih Bozoğlu da “Örgütlenme” ve “Hak arama” yeteneğimizi kaybettik…” başlıklı yazımın sonunda yeralan “Son Söz; Ben havada dronların uçuştuğu, 3G sahibi herkesin kendini ‘Gazeteci’ sandığı bir çağda o yasağı koyanlara diyecek söz bulamıyorum…” ifademi alıp “Ben de altına imzamı atıyorum” demiş.

Dünde belirtmiştim. Bakmayın yazmaya devam ettiğime, Ören‘de tatildeyim. Hafta sonunda Dalyan‘dayım…

——————————–                                                                               ———————————

GÜNÜN SÖZÜ: Açıklanmamış karanlık bir konu apaçık bir konudan daha önemli sanılır. (Nietzsche)

ÇİVİ

Muğla’dan bir belediye başkanının bir gece eğlencesi görüntüleri internette dolaşıyormuş. Arkadaşım, “Adamın özel hayatı. Belediye çalışanların maaşlarını ödeyemiyor diye eğlenmeyip, yas mı tutsun?” dedi.

Beni Bi Gülmek Aldı: )))))

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.