MAKUS TALİHİNİ YENEMEYEN BÖLGE

Bu haber 26 Kasım 2012 - 0:00 'de eklendi ve 603 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Tarih boyunca, tüm dünyanın gözlerini üzerine diktiği bölgelerden biri şüphesiz ki Ortadoğu.
Özellikle dünyanın en önemli yakıt maddesi haline gelen petrolün en bol bulunduğu bölge olmasından sonra.
Buda yetmezmiş gibi aynı Ortadoğu çeşitli mezhep gruplarının konuşlandığı bölge olunca, gün geçmiyor ki olaylar eksik olmasın.
Öyle ki yarım asırlık süreçte aynı bölge hep gündemde kaldı.
Bugün ise tam bir ateş çemberine dönmüş vaziyette.
***
İşte Irak’ın hal-i pürmelâli.
Aynı ülke yıllar boyu mezhep çatışmalarından başını alamadı.
Dolayısıyla hayatından olan binlerce Irak’lı aynı çatışmaların kurbanı oldu.
Derken Irak, zamanla Devlet Başkanı Saddam Hüseyin’le başı derde girdi.
Saddam’ın başkanlığı süresince sürdürdüğü despotça tavır, bir noktadan sonra halkın ayaklanmasına neden oldu.
Akabinde yine binlerce Irak’lı hayatını kaybetti.
Ne var ki aynı ülke bu defa bir başka olayın etkisine girdi.
Sözüm ona Irak halkını Saddam rejiminden korumak! gayesiyle bu ülkeye giren ABD’nin niyeti başkaydı.
Her ne kadar mutlak surette Saddam Hüseyin’in iş başından uzaklaşması gerekçe gösterilse de, asıl olan bu ülkenin petrolüydü.
Ne var ki:
Vaatlerle uygulamanın uyuşmadığı bir yola giren Sam Amca ve onun en önemli yandaşı konumuna bürünün İngiltere’nin yol açtığı savaş sonrasında ortaya çıkan tablo, ölümlerden başkası olmadı.
Bir milyonun üzerinde Irak’lının hayatını kaybetmesi yanında 2500 Amerikan askeri de aynı savaşın kurbanı oldu.
Yine desavaş bittiğinde yorgan gitmedi.
Bugün ABD önemli ölçüde petrol kaynaklarına sahip oldu ya geride çatışmaların eksik olmadığı bir ülke bıraktı.
***
Sanılmasın ki Ortadoğu’daki savaşlar Irak’lı sınırlı kaldı.
Yıllardır süregelen savaşların tahribatı sonucu bir yerde çoğu kentlerin harabeye döndüğü Ürdün ve Lübnan.
Dünyanın en önemli petrol zengini ülkeler arasında yer alan Kuveyt.
Yanı sıra Kuzey ve Güney Yemen.
Aynı bölgedeki olaylarda çıban başı olarak görülen İsrail’le başı dertten kurtulmayan Filistin ve devlet başkanı Hüsnü Mübarek’in iş başından uzaklaşmak zorunda bırakıldığı Mısır.
Ortadoğu’nun şımarık çocuğu olarak nitelendirilen bu ülkenin arkasında ABD olunca, aynı ülke pervasızlığını bugün dahi devam ettiriyor.
Hiçte aslı astarı olmayan gerekçelerle Filistin’e saldırmasının başkaca gerekçesi olamaz.
Hal böyle olunca ister istemez bir soru zihinlerden eksik olmuyor.
İsrail, ABD parlamentosunda ciddi ağırlığı olan Yahudi lobisi olmasaydı, Ortadoğu’da bu denli tabir yerindeyse at oynatabilir miydi?
Kesinlikle.
***
Bu bölgede konuşlanan bir başka ülke İran.
Son yıllarda iç bünyede bir takım çalkantıların görülmediği bu ülkenin de başı ABD ile dertte.
Amerika, her ne kadar aynı ülkeye karşı bir takım çıkışlarda bulunsa da İran’ın bölgedeki ağırlığını göz ardı etmiyor.
Ortadoğu’da yer alan ülkelerden biri olan Suriye’de benzer olaylardan nasibini alan ülke konumuna geldi.
Yaklaşık bir yılı geçkin süre Devlet Başkanı Başer Esad’ın, halkı üzerinde izlediği despot politika, ülkede ayaklanmalara neden oldu.
Ne yazık ki bugün dahi ülke içindeki çatışmalar tüm şiddetiyle sürüp gidiyor.
Gidiyor ya, Esad’ın hiç kimseyi dinlemeksizin kendi halkı üzerine ateş açması sonucunda binlerce Suriye’li, aralarında çoluk çocuk olmak üzere hayatından oluyor.
Yan sıra, gerek BM, gerekse NATO bünyesinde yer alan ülkeler de kayıtsız kalıp hiçbir yaptırımda bulunmayınca, iç savaş tüm şiddetiyle devam ediyor.
Bu arada, Türkiye’nin aynı ülkelerle sınır komşusu olması, hele beşer Esad’ın ülkemize asılsız suçlamaları, başımızı ağrıtmaya devam ediyor.
Sonuçta aynı bölge, dün olduğu gibi bugünde ateş çemberi olmaktan kurtulamıyor.
Yani makus talihi bir türlü değişmiyor..

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.