Mahkumlara çevre ödülü…

Bu haber 12 Temmuz 2010 - 0:00 'de eklendi ve 806 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Ben de eski mahkûmlardan biriyim.
12 Eylül ortamında, dönemin Milli Güvenlik Konseyi Başkanı Kenan Evren’e yayın yoluyla hakaretten hapis yattım.
“Turşu fıkrası” oldukça meşhurdur. Ayıptır söylemesi o fıkranın yazarı benim. Bu gün kapalı olan (sahibi eski Muğla Milletvekillerinden Tufan Doğu idi) İlkadım Gazetesi’nde 1983 yılında, darbenin ardından fıkrayı şöyle yazmıştım:
“Bir gün Şili Cuntası’nın lideri Pinoşe’ye bir Şilili “Efendim Cunta kurmak mı kolaydır, turşu kurmak mı?” diye sorar. Pinoşe “Cunta kurmak kolaydır” diye yanıt verir. Soruyu soran şaşırır, “Olur mu efendim hiç koskoca cunta, turşudan kolay kurulur mu?” diye sorusunu yineler. Pinoşe, “Turşu kurmak için bir sürü hıyar lazım. Cunta kurmak için birkaç tane yeter” diye karşılık verir.”
O günkü İlkadım Gazetesi toplatıldı. Ayrıca gazete 2 ay kapatıldı. Ben Sıkıyönetim Mahkemesi’nde yargılandım, 1 yıl 1 ay 10 gün ağır hapis cezasına mahkûm edildim. Engelli mengelli dinlenmedi, paşa paşa yattım…
Kısa da sürse mahkûmiyet günlerime sürgünlerle birkaç cezaevini sığdırdım. Onlardan birine Köyceğiz Cezaevi’ de eklenmişti.
Kaunos antik kenti kazılarında Dalaman Açık Tarım Cezaevi mahkûmlarının çalıştırıldığını o zaman öğrenmiştim.
 
xx      xx      xx
Mahkûmluk, hemen hepimizin algıladığı gibi sadece bir suçun cezasının çekilmesi değildir.
Mahkûmluk bir anlamda “ıslahtır”…
Mahkûm, cezasını çekerken “ıslah” edilir; toplumsallaştırılır, topluma yeniden kazandırılmaya çalışılır, cezaevi sonrası yaşama hazırlanır…
Ülkemizde mahkûmların ne kadar “ıslah edildikleri”, “ıslah oldukları” elbette tartışılır. Ama mahkûmiyetin önemli hedeflerinden biri budur…
Ki, mahkûmiyetin; cezanın çekildiği yerlerin adı bir anlamda “Ceza ve Islah Evi”dir de…
Suçun cezası çekilirken, “ıslahın” gerçekleştirildiği en önemli yerler “açık ve yarı açık ceza evleri”dir…
 
xx      xx      xx
Mahkûmların gözünde açık ve yarı açık cezaevleri “tatil köyleri” gibidir.
Buralarda izine çıkılır… Çalışılır, emeğin karşılığı alınır. Meslek öğrenilir. Toplumsallaşılır… Ceza bitiminden sonra, toplumsal yaşama hazırlanılır… Açık ve yarı açık cezaevleri onca yıl yatılan cezanın ardından ödüldür…
Ben bu anlamda, eski bir “mapus” olarak hep kendi kendime sormuşumdur:
“Cezaevlerinde yatan binlerce mahkûmdan neden yararlanılmaz? Neden bu insanlar cezalarını çekerlerken, orman ağaçlandırmasında, taşlı tarlaların taşlardan ayıklanmasında, herhangi bir fabrika üretiminde, yol yapımında vs, kullanılmazlar?”
Yıllarca bu sorunun yanıtını ararken, 2009 yılında Muğla Valiliği’nden bir açıklama geldi:
“Muğla’nın karayolları mahkûmlar tarafından temizlenecek”
Şaşırdım, heyecanlandım. “İşte budur” dedim, o zaman…
 
xx      xx      xx
Dönemin Valisi, bu gün Antalya Valisi olan Dr. Ahmet Altıparmak ve yine dönemin Cumhuriyet Savcısı Mehmet Yurtseven’di…
Yurtseven bu gün Bolu’da Cumhuriyet Savcısı… Bolu’dan geçtiğimiz Mayıs ayında aldığım güzel haber şöyleydi:
“Abant İzzet Baysal Üniversitesi (AİBÜ) Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu, ‘Toplum Hizmet Uygulamaları’ dersi kapsamında, Bolu Yarı Açık Cezaevi’ndeki mahkûmlara spor eğitimi verdi.”
Muğla’daki “anlayış” Bolu’da devam ediyor. Keşke bu “anlayış” bütün Türkiye’ye yayılabilse…
 
xx      xx      xx
2009 yılında Muğla Valiliği ile Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı bir protokol yaptı. Bu protokole göre, Türkiye Turizmi’nin üç armadasından biri olan Muğla’da sürücülerimizin “fütursuz, sorumsuz davranışları” sonucu kirlettikleri karayolları Ula Yarı Acık Cezaevi hükümlülerine teslim edildi…
Bu gün Muğla’nın karayolları, Türkiye’nin en temiz karayolları ise, bu Ula Yarı Açık Cezaevi hükümlüleri sayesindedir. Muğla turizmi o mahkûmlara şükran borçlu…
 
xx      xx      xx
Ben bu gün Muğla Valiliği ile Muğla Cumhuriyet Savcılığı’na bir eski mahkûm olarak teşekkür ediyorum…
Muğlalılar da mahkûmlarımıza teşekkür ediyor… O teşekkür, Hamle Gazetesi’nin geleneksel “Yılın EN’leri” ödüllendirmesi >(Hamle Gazetesi 5 yıldır il genelinde okurlarının oylarıyla 13 dalda yılın en iyilerini ödüllendiriyor) ile geldi.
2009 yılı ödüllendirmeleri Ula Yarı Açık Cezaevi’nin 10 hükümlüden oluşan Çöp Toplama Timi’ne “Yılın Çevrecisi” ödülü kazandırdı…
Bu gün yapılacak törende 10 mahkûm Türkiye’de ilk kez böylesine önemli, anlamlı bir ödülü almış olacak…
Ödülü ben alacakmışım, almışım gibi seviniyorum. Teşekkürler Muğla Valiliği, teşekkürler Muğla Cumhuriyet Savcılığı, teşekkürler Ula Yarı Açık Cezaevi hükümlüleri…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.