Mafya Rahat Bırakmaz!

Bu haber 06 Ocak 2015 - 0:00 'de eklendi ve 1.909 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Bu günlerde Muğla gündeminin en sıcak konusu Dalyan’ın İztuzu Kumsalı’nın bir özel şirkete kiralanması ve o kiralamaya karşı konulması…

Dalyan’ın İztuzu Kumsalı neredeyse her gün haber olmakta.

Muğla ValiliğiHer şey yasal. İztuzu kumsalının günübirlik alanlarının işletmesi DALÇEV’e ihale edilmiştir.” diyor.

Ortaca Belediyesi ihalenin usulüne uygun yapılmadığını ve ellerinde Ortaca Asliye Hukuk Mahkemesi’nin verdiği “tedbir kararı” bulunduğunu söylüyor.

Belediye’nin hukuk mücadelesi devam ederken, İztuzu Plajını Kurtarma Platformu (İKUP) öncülüğünde Dalyanlılar ve çevreciler de yılbaşı gecesinden beri kumsal girişinde nöbetteler…

xx        xx        xx

Çevrecilerin İztuzu nöbeti devam ederken hafta sonunda Dalyan’da önemli bir olumsuzluk yaşandı.

Muğla Valiliği kuruluşu MUÇEV’in ihalesi sonucu İztuzu Kumsalı’ndaki günübirlik alan ve tesislerin işletmesini alan İngiliz ortaklı DALÇEV şirketinin ofisinin bulunduğu yapı hafta sonunda sabaha karşı kundaktandı.

Kundaklama sonucu yapının giriş kapısı yanarken, camları kırılmış. Maddi hasar meydana gelmiş.

Kundaklama biraz acemice veya gözdağı verircesine yapılmış. Provokasyon da olabilir. İki katlı yapının ahşap kapısına benzin dökülüp ateşe verilmiş. Alevlen kendiliğinden sönmüş!

xx        xx        xx

Jandarma olayla ilgili gerekli inceleme ve soruşturmayı başlatırken DALÇEV Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Oruç, kundaklamanın CHP’lilerin provakatif açıklamaları sonucu yapıldığını düşündüklerini açıklamış.

CHP’li Ortaca Belediye Başkanı Hasan Karaçelik ve CHP Muğla Milletvekili Prof. Dr. Nurettin Demir ise kınamada bulunmuş.

Kınama DALÇEV Başkanına değil, kundaklamayı yapan kişi veya kişilere… Kundaklamayı kim veya kimler yapmış olabilir?

xx        xx        xx

DALÇEV Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Oruç’un olaydan sonra yaptığı açıklama aslında oldukça düşündürücü:

Plaj işletmesini almamızdan dolayı CHP’li belediye başkanımız, İztuzu Plajını Kurtarma Platformu (İKUP) temsilcileri ve üyeleri ve diğer eylemciler tarafından sürekli provakatif söylemler yapılıyor. Açıkça söylüyorum. Bunun bazı CHP’li olup, provokasyona gelmiş insanlar tarafından yapıldığını düşünüyorum. Çünkü basında çıkan söylemlere bakıldığında, CHP’li belediye başkanı, ilçe başkanı ve Milletvekili Nurettin Demir hep eylemlerden bahsediyorlar. Olayı bir nevi Gezi eylemlerine dönüştürmek çabasındalar. Bu tür eylemlerin yapılacağı duyumlarını biz yılbaşından önce almıştık. Kolluk kuvvetlerini uyarmıştık. Devriye geziyordu. Demek ki onların burada olmadığı bir anda tamamen profesyonelce yapılan bir eylem.

Açıklama böyle… Oldukça düşündürücü! Hem Yuvarlakçay’da, Bafa’da, Kaarot’ta ve hatta Yatağan Termik Santrali’nde olmayan Dalyan’da neden olsun?

Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin ulaşım zammına topyekun tepki veremeyen Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi öğrencileri mi gezi parkına çevirecek Dalyan’ı? Komik!!

xx        xx        xx

CHP’li Ortaca Belediye Başkanı Hasan Karaçelik’de olaydan duyduğu üzüntüyü belirtirken “Hiçbir provakatif söylemimiz olmadı. Hatta her fırsatta Ramazan Oruç’un bu süreçte mağdur olduğunu dile getiriyorum. Bizim mücadelemiz ihalenin veriliş biçimine karşı bir hukuk mücadelesi. Ramazan Bey, kendisi ile görüşüp konuştuğumuz bir insan. Kendisine ‘geçmiş olsun’ diyorum ve olayı ve yapanları kınıyorum.” derken CHP’li Muğla Milletvekili Prof. Dr. Nurettin Demir de şöyle demiş:

Son toplantımızda da ‘hukuk süreci beklenecek’ diye taraflar anlaşmıştı. Ben kendilerini yolda görsem tanımam. Herkesin aklı başında. Ben bir hekimim, mülayim bir insanım, insancıl tarafımı herkes bilir. Ancak ben de kendilerini mağdur göstermek için yaptıkları bir eylem olduğunu düşünüyorum. Her kim yaptıysa da kınıyorum.

Sayın Oruç’un deyişiyle “tamamen profesyonel yapılan bir eylem” de sadece kapı yanması ve kendi kendine sönmesi düşündürücü… Gerçi Sayın Ramazan Oruç son yağışlarda iş yerinin zemininin ıslandığını, o nedenle kapıdaki alevlerin içeriye girmediğini söylüyor, ama o yağışlarda Dalyan’da ev ve işyerlerine su baskını kaydı da bulunmuyor!

İnsanın aklına her şey geliyor. Umarız Jandarma bir an önce bu üzücü olayı çözer, kundakçıları ortaya çıkarır…

xx        xx        xx

Bu ilginç kundaklama olayı beni yıllar öncesine, dönemin Muğla Valiliği işletmesi MELSA tarafından Ölüdeniz Kumburnu günübirlik alanlarının işletmesinin gündeme gelmesine götürdü.

Dönemin Valisi Dr. Lale Aytaman idi… Muğla’da başta ipek böcekçiliği ve el tezgâhı dokumacılığının kadınların ellerinde canlanması için MELSA’yı da O kurmuştu.

O yıllara gelinceye kadar Ölüdeniz başta olmak üzere Orman Bakanlığı tarafından ihaleye çıkarılan günübirlik alanlarda silahlar konuşurdu. Günübirlik alanların işletmesi mafya eline geçerdi. Oralarda her türlü gayri yasal işler olurdu… Bu durum turizmi de olumsuz etkilerdi…

Vali Aytaman o zaman hem bu olumsuzluğu ortadan kaldırmak hem de MELSA’ya kaynak yaratmak için MELSA’nın Ölüdeniz’in işletmesini üstlenmesini sağladı…

Muğla’nın Büyükşehir’e geçmesi ve İl Özel İdaresi’nin kapanması ile birlikte MELSA Büyükşehir Belediyesi’ne geçti ve Valilik MELSA’nın yerine Muğla’ya Hizmet Vakfı marifetiyle MUÇEV’i kurdu.

Bir Valilik kuruluşu olarak MUÇEV tıpkı MELSA gibi günübirlik alanları işletmeye devam etseydi hiçbir sorun olmayacaktı…

xx        xx        xx

Geçtiğimiz günlerde yerel basında MUÇEV’in bir ihale ilanı çıktı. İlan ayrıca basın bültenine dönüştürülüp, gazetelerde haber olması sağlandı. Keşke bu yöntem DALÇEV’in kazandığı söylenen İztuzu ihalesinde de uygulanmış olsaydı. Bunca kıyamet kopmazdı!

Yayınlanan ihale ilanı ve haberlere göre, Marmaris’in Selimiye ve Karacasöğüt mahallelerindeki her türlü tasarrufu Muğla Çevre Eğitim Vakfı İktisadi işletmesine ait olduğu belirtilen iki yüzer iskelenin, 19 Ocak’ta açık artırma usulü ile 2 yıllığına kiraya verileceği bildiriliyor.

Muğla Valiliği’nin daha önce yaptığı açıklamaya göre, günübirlik alanların işletmesi ile ilgili tasarrufun Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından Valilik şirketi MUÇEV’e bırakıldığını biliyoruz.

Bilmediğimiz bu yüzer iskeleler nereden çıktı?

xx        xx        xx

Muğla’ya Hizmet Vakfı’nda veya MUÇEV Yönetimi’nde biri masa başına oturup “Daha nerelerden nasıl para kazanırız?” diye düşüncelere mi daldı? Valilik MUÇEV ile kıyıları para olarak mı görmeye başladı? Muğla’nın nerelerine daha kaç yüzer iskele daha yapılacak?

Vali Lale Aytaman döneminde Ölüdeniz günübirlik alanları MELSA tarafından işletilmeye başladığında işin başında İbrahim Akoğlu vardı. Kendisi bir emekli olarak ya Muğla’ya Hizmet Vakfı’nda veya MUÇEV’de görev almış biri olarak Vali Amir Çiçek’e dönemin Valisi Aytaman ile gerçekleştirdikleri doğruyu anlatabilir.

Valiliği ticarethaneye, kıyıları rant kapısına çevirmenin alemi yok. Ne DALÇEV ne de Ortaca Belediyesi… İztuzu’nu MUÇEV işletebilir. Bu daha doğru olacaktır. Yoksa o günübirlik alanlar yeniden mafyanın cirit attığı yerlere dönüşecektir!

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.