LİDERLER OKUYANLARIN ARASINDAN MI ÇIKAR?

Bu haber 21 Ocak 2010 - 0:00 'de eklendi ve 783 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Ankara Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından geliştirilen, daha sonra diğer illerde uygulamaya konulmak istenen bir uygulama, yerli yerinde.
Hele Türkiye gibi, gelişme hamlesi içerisinde olan bir ülke için.
Buna ilişkin değerlendirmeler, ülkemiz adına hiçte iç açıcı olmadığına göre, eğitim camiasının bilgilendirilmesi, akabinde uygulamaya geçilmesi, gerçekten yadsınmaz bir girişim.
Söz konusu girişim “Adnan Kahveci Projesi”
Projeden amaç, dahice düşünme, düşünce hızında öğrenme.
Muğla Milli Eğitim Müdürlüğünce organize edilen seminerde, Zihinsel Gelişim Uzmanı Ziya Baran, öylesine önemli ayrıntıların altını çiziyor ki, karşı çıkmak olası değil.
Zira tespitler, tam da bizim öğrencilerimizin eğilimleri.
Baran diyor ki;
Öğrencilerimiz, keyif vermeyen şeylere yaklaşmıyor.
Buna karşın gençlerimiz maalesef, cep telefonu, internet ve televizyonların esiri olmuş vaziyette.
Her halde kimse kalkıp itiraz edemez.
Edemez, öğrenciler cep telefonu, televizyon ve internetten başını kaldırıp, yeterince kitaplara yönelemiyor.
Oysa, gelecekte ülkemizi omuzlayacak gençlerin, tam donanıma sahip olması gerekir.
Onlar, ne denli gelişmelerden haberdar, dolayısıyla Türkiye’yi çağdaş ülkeler düzeyine eriştirecek bilgi ve becerilere sahip oldular, ancak üstlendikleri sorumluluğu yerine getirebilirler.
Aksi halde, şimdi olduğu gibi çağın hastalığı olarak kabul edilen cep telefonu, internet ve televizyonlara takılı kalırlarsa, kaybeden sadece kendileri değil ülke olacaktır.
***
Zihinsel gelişim uzmanı Baran’ın açıklamaları sadece bunlarla sınırlı değil.
Yavaş okumak halinde bilgilerin zihinde fazla kalmadığı, buna karşın hızlı okumanın beyinde dikkati arttırdığını vurguluyor.
Bir önemli ayrıntının daha altını çiziyor.
Şayet alışkanlık kazanılması halinde, dakikada bin kelime okunabilir.
Tamam da sizde bir okuma alışkanlığı gelişirse, aynı sürede bin kelime okunur.
Aksi halde değil bin kelime, yüz kelime dahi okunamaz.
İşte bariz gösterge.
Kitap okuma üzerine 40 ülkede yapılan araştırmada, en fazla okuyan ülkelerin başında Almanya’nın, en ez kitap okuyan ülkenin de maalesef Türkiye olduğu ortaya çıkıyor.
Almanlar günde 24 dakika bir kitap okurken, Türkler ancak 13 saniye kitap okuyor.
Ortaya çıkan bu tablonun ne denli hazin olduğunu her halde görmemezlikten gelemeyiz.
Bu arada, konuyla ilgili bir önemli noktanın altı çiziliyor.
Liderler, okuyanlar arasından çıkar.
Bu görüşte gerçek payı olsa da tümüyle doğru olduğu tartışmaya açıktır.
Elbette liderler, her türlü gelişmelerden haberdar olması gerekir.
Dolayısıyla bunun kazanılmasında asıl olan okumaktır.
Ne var ki tek başına yeterli olduğu söylenemez.
Zira liderlik bilgi sahibi olmak yanında ileri görüş ve cesaret isteyen bir haslettir.
Bu arada, liderler okuyanların arasından çıkar derken Mustafa Kemal Atatürk’ü ayrı tutmak gerekir.
Ulu Önder her türlü bilgiyle sahip olmanın ötesinde cesaret timsali birisi olduğu halde, ona gönülden bağlı halkın, okuma oranı yok denecek düzeydeydi.
Onun için, bu yönüyle Atatürk’ün nasıl bir deha sahibi olduğu, bir kez daha kanıtlanmıştır.
Neticede, Muğla Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından öğretmenler ve yöneticilere yönelik olarak verilen bu içerikteki seminer, yerinde bir girişim olduğu kadar geç kalınmış olduğu da bir gerçektir.
Zira seminerin özünde yatan;
Düşünce hızında öğrenme,
Öğrenme ve öğretmede yeni stratejiler,
Anlayarak hızlı okuma,
Fotografik hafıza teknikleri,
NLP ile beyin gücünü kullanma,
Ennegram yöntemiyle kişilik tipleriyle öğrenme modeller.
Bu kriterler, öğrencilerin alt yapıya sahip olmaları bağlamında kaçınılmaz teknikler olduğuna göre, hiç değilse bundan sonrasında uygulamaya konulması bir kazanç olacaktır.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.