Lazkiye’den Muğla’ya gelen teröristler hakim karşısında

Bu haber 10 Mayıs 2018 - 1:10 'de eklendi ve 320 kez görüntülendi.

PKK terör örgütünün Ege-Akdeniz açılımı grubu içerisinde faaliyet göstermek üzere geçen yıl Lazkiye den deniz yoluyla Muğla’ya gönderdiği ve düzenlenen operasyon ile yakalanan 15 sanık hakim karşısına çıktı. Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada tutuklu sanıklardan bazıları Muğla’ya örgütün kendilerini Ege-Akdeniz açılımı kapsamında daha sonra gelecek gruplara lojistik destek sağlamak için gönderdiklerini söylerken, örgüte 2013 yılında katılan S.Ş. savunmasında , “Savaşı Türkiye geneline yaymak için bizi gönderdiler” dedi.

Kadir Tamer

PKK terör örgütünün Ege-Akdeniz açılımı grubu içerisinde faaliyet göstermek üzere geçen yıl Lazkiye den deniz yoluyla Muğla’ya gönderdiği ve düzenlenen operasyon ile yakalanan 15 sanık hakim karşısına çıktı.

Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen dava teröristlerin Muğla sahillerine gelmesini sağlayan gemi kaptanı Ossama Jouni’nin savunmasının dinlenmesi ile başladı.

Tercüman aracılığı ile savunmasını veren tekne kaptanı Ossama Jouni, teröristlere yardım ettiğini yakalandıktan sonra polislerden öğrendiğini söyledi.

Savunmasına tekneye aldığımız kişilerin PKK’lı olduğunu bilmiyordum diyerek başlayan Ossama Jouni, “Suriye’de hükümet kalmadı. Herşey mafyanın elinde. Bunlarda silahla tehdit yoluyla teknemize bindi. Türkiye’ye bizi zorla getirdiler. Lazkiye’de teknelerin acentelik yapan Cafer Zırva, bu kişileri Türkiye’ye götürmek için bizi silahla tehdit etti. Götürmemiz durumunda ailemize zarar vereceğini, çocuklarımızı öldüreceğini söyledi. Ben Türkiye’ye 5 defa geldim. 4 defasında gemiden kıyaya insan getirdim. Bir kere ise indiremeden geri döndüm. Burada gerçekleri tam olarak anlatmam halinde yine ailem tehdit altında. Mahkeme huzurunda diğer sanıklardan çekindim herşeyi anlatamadım ama ayrıntılı emniyete verdiğim ifade doğrudur. Burada gerçekleri tam olarak anlatmam halinde yine ailem tehdit altında. Mahkeme huzurunda diğer sanıklardan çekindim herşeyi anlatamadım ama ayrıntılı emniyete verdiğim ifade doğrudur” dedi.

15 günde 2 kez gelmişler

Gemi mürettebatından Monır Dıb, mahkeme heyetine verdiği savunmasında 15 gün içinde 2 kez gemiyle Türkiye’ye insan taşıdıklarını söyledi.

İlk gelişlerinde gemide 8 kişi bulunduğunu ve kimseyi indiremeden geri döndüklerini, ikinci gelişlerinde ise 5 kişiden 4’nü kıyıya indirebildiklerini kaydeden Monır Dıb, “Cafer Zırva bana gemiyle gidenlerin başına bir şey gelirse seni de öldürürüm dedi. Gemiyle iki defa insan taşıdık. Biz üst katta diğerleri geminin altında duruyordu. Onlarla konuşmamız yasaktı. Bunların güvenilir kişiler olmadığını anladım. Eğer düzgün insanlar olsalardı yasal yollardan giderlerdi. Gemideki şahıslardan Muhmammad Raşo, arada yanımıza gelip gidiyordu. Bir tehlike sezdiğinde dönün diyordu. İlk geldiğimizde tehlike fark etti ve döndük. Bir hafta sonra 5 kişiyle tekrar geri geldik. Gemi yanaştığında bir filika indirerek 5 kişi bindi ve bunları kıyıya bıraktı. Filikaya kullanan gemi personeli ve Raşo geri döndü. Bu sırada sahil güvenlik ekipleri bizi yakaladı.”

Emri ‘Mervan’ kod adlı kişi verdi

Gemi mürettebatının dinlenmesinin ardından duruşma, düzenlenen operasyonlarda yakalanan terör örgütü üyelerinin savunması ile devam etti.

Seydikemer İlçesi’nde düzenlenen operasyon ile gözaltına alınan M.C.İ., örgüte 2013 yılında katıldığını söyledi. M.C.İ., “Suriye üzerinden Kuzey Irak’a geçtim. Yaklaşık 2.5 ay Kobani’de eğitim aldım. Daha sonra başka bir bölgeye geçerek eğitimlere devam ettim. Örgütte hem lojistik hem de askeri anlamda eğitimler gördüm. Buralara gelmek için gerçek adını bilmediğim ‘Mervan’ kod adlı kişiden talimat aldım” dedi.

Mahkeme başkanının ‘geliş amacınız neydi’ sorusuna ise M.C.İ., “Bize geliş amacımızın askeri hamleden ziyade erzak, giyecek gibi alt yapı hazırlıkları için olduğu söylendi. Önceliğimiz alt yapıyı hazırlamaktı. Alt yapıyı hazırladıktan sonra gelecek talimatlara yönelik hareket edeceğimiz söylendi” diye cevap verdi.

Mahkeme başkanının ele geçirilen malzemeler arasında bazı haritalarda işaretlemeler vardı bunlar hakkında bilgin var mı sorusuna ise M.C.İ., “Hangi amaçla işaretlendiğini bilmiyoruz. Gabar kod adlı Ekrem Altay grup sorumlusuydu” dedi.

Deniz yolu ile gelmek için 7-8 kez girişimde bulunduklarını anlatan M.C.İ. savunmasına şöyle devam etti:

Bu bölgeye gelmek için 7-8 kez tekne ile girişimimiz oldu ama başaramadık. Daha sonra 6-7 kişilik bir grubun giriş yaptı. Bunun üzerine bir kez daha denizden yola çıktık. 3 gece boyunca kıyıya çıkmak istedik ama başaramadık. Lazkiye’ye geri döndük. Burada soyadı Derviş olan bir kişi ‘bize ne olursa olsun giriş yapmamız gerektiğini’ söyledi. Bölgede ki faaliyetleri görmemize rağmen zorunlu olduğumuz için gelmek zorunda kaldık. Biz 4 kişiydik. Sahile çıkmayı başardıktan sonra bir tepeye tırmanmaya başladık. Tepeye tırmandığımızda bizi getiren geminin yakalandığını gördük. Yanımızda bulunan çantalarda silah, mühimmat, el bombaları vardı. Teknenin yakalandığını görünce araziye kaçtık. Yaklaşık 10 gün boyunca kimseyle temas kurmadık. Erzak sıkıntısı yaşamaya başladık. Ağabeyimle irtibat kurdum. Kendisinden iki arabayla gelmesini istedim. Amacım ailemin yanına gitmek daha sonra teslim olmaktı. Arabaya bindikten kısa bir süre sonra yakalandık. Örgüte katıldığım andan itibaren hiçbir faaliyete katılmadım. Bildiğim herşeyi eksiksiz olarak anlattım. Etkin pişmanlık yasasından yararlanmak istiyorum.”

Yakalanan teröristlerden V.Ş., örgüte 2015 yılında katıldığını belirterek, “Örgütteki kod adım ‘Kamuran’ idi. Urfa’dan Kobani’ye oradan Kuzey Irak’a geçtim. Yaklaşık 50 gün savaş eğitimi aldım. Ardından yaklaşık 5-6 ay lojistik eğitimi gördüm. Bana Suriye’de bir grup olduğu, bu grubun Ege’ye gideceği söylendi. Bende gitmeyi kabul ettim. Kobani’de grupla buluştuk. Burada 3-4 ay kaldım. Daha sonra Halep üzerinden Lazkiye’ye geçtik. Bir kez gemiyle geldik sorun çıktı dediler geri döndük. İkinci gelişimizde sahile çıktık. Geliş amacımız konusunda bize tam olarak net bir şey söylenmedi. Herhangi bir eylem planı verilmedi. Örgütün yerleşmesi için alt yapı çalışmaları yapacağımız söylendi” dedi.

Bindiğimiz kayık battı

Daha sonra savunmasını yapmak için söz alan ve örgüte 2013 yılında katıldığını kaydeden S.Ş. ise, “2013 yılında örgüte katıldım. Örgütte görevim şoförlüktü. Normal verilen eğitimleri aldım. Özel bir eğitim almadım. Buraya geliş sürecinde Suriye’de kaldık. Daha önce grupların gidip geldiğini duymuştum. Daha sonra 3 kişinin sahile çıktığını ama teçhizatlarının olmadığını öğrendik. Sonra biz yola çıktık. Gemiyle geldik. Daha sonra kayıka binerek sahile doğru gittik. Ancak kayık battı. Herkes dağıldı. Yüzerek sahile çıktım. Yanımızdaki çantalarda tabanca, kısa namlulu otomatik silahlar, el bombaları vardı. Ancak hepsi kayıkla birlikte battı. Benimle birlikte 4 kişi sahile çıktı. Bir süre saklandık. Sonra çatışma çıktı. Ben çatışmadan önce kaçtım. Bir süre sonra babamla iletişime geçtim. Amacım teslim olmaktı. Çatışmada diğer arkadaşlarımın öldüğü tahmin ediyordum. Korktuğum için ailemin yanına gidip onlarla görüştükten sonra teslim olmak istedim. Çok pişman oldum. Böyle bir yaşam tarzını benimsememiştim. O yüzden kaçmak için bölgeye gelmiştim. Etkin pişmanlık yasasından haberim yoktu. Hata yapmıştım, hatanın neresinden dönersem kardır dendiği için bildiğim herşeyi polise anlattım” dedi.

5 grup belirlendi

Mahkeme Başkanının, buraya geliş amacınızı biliyormuydun? Sorusuna ise S.Ş., “Savaşı Türkiye geneline yaymak için bizi buraya gönderdiler. Bunu herkes biliyordu. Akdeniz açılımı için 5 grup belirlendi. Gruplar 4-6 kişi arasında değişiyordu. Her grubun bir sorumlusu vardı. Hedeflerin hepsi grup komutanlarında bulunuyordu” dedi. Duruşma diğer sanıkların dinlenmesi ile devam ediyor.

5 yıldan 15 yıla kadar hapisleri isteniyor

Davada yargılanan 15 sanık, örgüte bilerek isteyerek yardım etme, görevi yaptırmamak için direnme, silahlı terör örgütlerine silah sağlama, göçmen kaçakçılığı yapma, resmi belgede sahtecilik, görevi yaptırmamak için direnme, tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme, sayı ve nitelik bakımından vahim olan silah veya mermilerin taşınması, silahlı terör örgütlerine silah sağlama suçlarından sanıkların 5 yıldan 15’er yıla kadar hapisle yargılanıyor.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.