Latife Hanım, gerçekleştirilen reformlarda rol oynadı

Bu haber 28 Ekim 2016 - 0:02 'de eklendi ve 651 kez görüntülendi.
Dr. Gülten Şimşekgultensimsek@hamlegazetesi.com.tr
Bakış

Gülten Şimşek

 Latife Hanım Atatürk ‘ün değerli eşi.

Cumhuriyet, 29 Ekim 1923’te Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde “Yaşasın” nidalarıyla kabul edildi. Ve Atatürk ‘ün yanında, çağdaş Türk kadını Latife Hanım vardı.

2,5 yıl süren evlilik ve sonrasında eşine duyduğu derin aşkı ve özlemi mektuplara dökmekten kendini alamamış bir Cumhuriyet kadınıdır Latife Hanım.

Benim güzel ülkemde Atatürk devrimleri sonrasında kadınlarımız haklar kazandılar.

Şanslı olduğumu düşünüyorum.

Seçme ve seçilme hakkım var.

Üniversite eğitimi aldım. İnançlıyım fakat özgür irademle saçlarım açık. Ekonomik özgürlüğüm var. Fikirlerimi 10 senedir yerelde  köşe yazarlığı ile beyan etmekteyim.

Ve bunlar Büyük Atatürk’ün sayesinde.

Kurduğu bağımsız ülke de, yönetim şeklinin kazanımları.

Atatürk Türk Kadınları için devrimler yaratırken, Latife Hanım rol modellik etmiştir.

Latife Hanım çağdaş bir kadınıdır. Derin bilgisi ile biz kadınların yolunu açmıştır.

Zor şartlarda Cumhuriyet kurulmuş Cumhuriyetin ilanında Atatürk ‘ün en büyük destekçisi Latife Hanım olmuştur.

Bu cesur kadını hatırlamak adına; tarihçi yazar Murat Bardakçı’nın yayınladığı, Latife Hanım’ın Atatürk’e yazdığı  mektubu sizin  için buraya taşıdım..

( Ben Bu mektubun aşığıyım  )

Latife Hanım Diyor ki;

“Kastamonu, Bursa, Balıkesir, Akhisar, Manisa, nihayet benim güzel yurdum, kokusu ölmeyen güller gibi kokan temiz İZMİR…

Sana hissiyle fikriyle, bütün mevcudiyetiyle, ebediyen mağlub ve merbut (bağlı) bir aşık sıfatıyla! Bütün geçtiğin yollarda seni hatve hatve (adım adım) takip ettim. Ne ilahi bir adamsın. Hepimizin vazifesi hitabelerinin her kelimesini vatanın müdavileri olacak olan genç neslin ta kalbine hakketmektir.

……Büyük, küçük, hep sana müteveccihiz (yönelmişiz)..

Bir zamanlar ‘Hedefiniz Akdeniz…. Düşmanı harim-i ismetinde (vatanın kutsal koynunda)
boğacağız….ileri’ dedin ve orduların başına geçerek, misli görülmemiş bir süratle, İzmir’e girdin..

Hatırlıyor musun?
Orada, esir Türk kızı, kara zincirlerle bağlanmış, ağlıyordu. Sen doğruca ona gittin. Onu istiklâline kavuşturduğun İzmir’in, ‘zafer kızı’ yaptın. Fakat elindeki, ayağındaki zincirleri çözen sen… Onun gönlünü müebbeden (sonsuza kadar) kilitledin. Evet. Zafer sana aşıktır, büyük adam! Sen “Zafer, ‘Zafer benimdir’ diyenindir” dersin. Kendinde bu kuvvet ve kudreti bihakkın (hakkıyla) görecek bir dâhiyi, saatler, günler değil… Asırlar yaratır. Bu gün de, azîz reisim, yüksek dehâ tepesinden “Hedef medeniyet… Daima ileri” diyorsun. Muvaffak olacağına eminim. Zafer sana âşıktır. Fakat bu defaki mücadele zamanladır. (…) Büyük reisim! Hitabelerin baştan başa birer şâheserdir. Fakat İzmir’de söylediğin sözler, ancak derin his sahiplerinin telâffuz edebileceği bir şiir mecmuasıdır. “Hissî”dir. Benim güzel yurdumun aziz misafiri! Haklısın, İzmir his ve vefa memleketidir. Bilsen ne kadar mahzunum. Vefâdan bahsedenler bizzat vefâkâr olanlardır. .. “Beni
senin mavi gözlerinden hiçbir kuvvet ayıramaz”. Bütün İzmir sana arz-ı sadakat ederken (bağlılığını gösterirken), sen de onları sevdiğini söylerken, kendimi bu sürüden ayrılmış addetmiyorum. “İzmir’i, İzmirliler’i bütün millet bir hedef-i istihlâs (kurtuluş hedefi) telâkki etmiştir buyuruluyor… Bu halâs (kurtuluş) güneşinin
doğduğu gün, karşına, genç bir Türk kızı olarak çıkmak cesaretini evvelâ ben gösterdim. Bundan dolayı çok mazrurum (zarar içerisindeyim). Çünkü karşıladığım sensin.” diye devam eder….

Yüce duygu ve hislerle kaleme alınmış bir mektup… Latife Hanım’ın  yayınlanmamış ve TTK  aile tarafından verilmiş mektupları kim bilir, hangi hüzünlerle hangi duygularla kaleme alınmıştır. O zaman ki, TTK Başkanı Sayın Hallaçoğlu’nun “Latife Hanım’ın mektupları okunmadan Cumhuriyet tarihi yazılamaz”  beyanı hafızalarda aynı tazelikte durmakta. Ve bu biyografide kadın haklarının savunucusu, eşi karşısında güçlü duran, ona destek olan kültürlü bir kadını görüyoruz…

Dünya basını, Latife Hanım’ı ilk günden itibaren bir kadın hakları savunucusu olarak tanıdı ve tanıttı. Bugün
yarın Cumhuriyet Bayramı, Cumhuriyetin ilanında Atatürk’ün yanında olan Latife Hanım’ı  satırlarıma taşımak ve sizlere anlatmak istedim..

Latife Hanım biz kadınlar için yaptıklarınıza minnettarız.

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI
Yeşim Ertan 28 Ekim 2016 / 17:33

Bir Türk kadını olarak, bu yazınız beni heyecanlandırdı. Zamanımız gerçekten bir ileri iki geri giden kadın haklarındaki kayıplarla dolu.Türk Kadınları çok emek harcamadan, Atatürk’ün ileri görüşüyle kazandıkları haklara maalesef gerekli duyarlılığı gösteremiyor. Kadın olmanın, vatan mücadelesi sırasında bile aşkla verilebilecek en yüce desteğin yeniden hatırlatılmasında gösterdiğiniz duyarlılık için teşekkürler.