Kutlu Aya Eriştik

Bu haber 05 Haziran 2016 - 23:29 'de eklendi ve 780 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

İnananlar ve iman sahipleri için ne büyük mutluluktur ki, bir kez daha mübarek ayla müşerref olduk.

Bu nedenle inananlara düşen vecibe, Yüce Yaradan’a hamd etmektir.

Böylelikle bugün, klasik bir yaklaşım olsa da “11 ayın sultanı” olarak nitelendirilen bir müstesna ayın ilk günündeyiz.

Hiç kuşku yok ki inananlar, böylesine mübarek bir ayın yüklediği sorumlulukları, eksiksiz yerine getirmeye çalışacaklardır.

Hem de yaşamları süresince.

Ve de dünya durdukça.

Hepsinden öte sağlığımız elverdiği ölçüde.

O takdirde, bizlere farz olan görevi ifa etmenin mutluluğu içerisinde geleceğe uzanırız.

Hem de daha mutlu ve huzurlu bir şekilde.

***

Aslında bugün, dünyada konuşlanan 1.5 milyarın üzerindeki Müslümanlar için bayramdır.

Onlar, Yüce Yaratana olan görevlerinden birini yerine getirmek böylesine müstesna bir ay ile mümkün olduğundan, çok daha sevinçli ve mutludurlar.

Nasıl olmasınlar ki!

Onlar, inancı gereği önemli bir vecibeyi yerine getirmenin hazzını tadacaklardır.

Bu nedenle Yüce Yaratana ne kadar hamdüsena etseler azdır.

Dünyada bu sayıdaki Müslümanlar, Ramazan ayı boyunca kendilerine farz kılınan orucu, tutma gayreti içerisinde olacaklardır.

***

Sonra, üzerinde durulması gereken önemli bir ayrıntıyı gözardı etmek mümkün değildir.

Biz inananlar için oruç tutmak farzdır.

Tabi, insanımızın sağlığı yerinde ise!

Oruç tutmasına mani bir hal yoksa!

Ancak bu takdirde farz kılınmıştır.

Yok eğer kişinin sağlığı oruç tutmasına engel ise,

Önemli mazereti varsa,

Seferi halde ise, “kefaretini ödemek suretiyle oruç tutmayabilirler” mealinde karşılığını bulmaktadır.

Dolayısıyla yüce dinimiz, kimler oruç tutmalı, kimler muaf tutulur bağlamında geçerli müeyyideleri açık ve net olarak ortaya koymuştur.

Bunun dışında hiçbir gerekçe ve yorumun geçerliliği yoktur.

***

İlişkin olarak, oruç tutma ile ilgili gözardı edilemeyecek bir başka husus daha var.

Bazıların hiçte hakkı olmadığı halde, oruç tutmayanlara yönelik tavırları!

Dolayısıyla, birilerine sen niye oruç tutmuyorsun! şeklinde yaklaşımda bulunulması, kesinlikle caiz değildir.

Bilinmelidir ki kişi, hatasıyla sevabıyla kendinden sorumludur.

Ahirette cevabını verecek olanda kendisidir.

***

Üzerinde durulması gereken temel nokta Ramazan’ın nasıl bir ay olduğudur.

Dolayısıyla kabul edilen Ramazan ayının fazileti bağlamında çok şerefli bir ay olduğudur.

Zira bu ayda yapılanlar 70 ayda yapılanlara eşittir.

İşte bu nedenle Ramazan ayının fazileti ve hikmeti bağlamında, asla tereddüde yer yoktur.

Olamaz da.

Yüce dinimizin temel rehberi kabul edilen Kur’an-ı Kerim bu ayda indirilmiştir.

İlişkin olarak bin aydan daha hayırlı kabul edilen Kadir Gecesi bu ayın içerisinde yer almaktadır.

Bilmem Ramazan ayının hikmeti üzerine daha da neler söylenir.

Kaldı ki, Kur’an-ı Kerim’in indirilmesi yanında en hayırlısı kabul edilen Kadir Gecesinin bu ayın içerisinde yer almasının hikmeti, her şeyi açıklıyor.

***

Kabul edelim ki Ramazan ayının hikmeti sayılamayacak kadar çoktur.

Bu ay şerefini, onurunu, izzetini ve bereketini Kur’an dan almıştır.

Ramazan sabır ayıdır.

Sabrın karşılığı da cennettir.

Tekrar tekrar vurgulamak gerekirse Ramazan ayı, insanlara yol gösterici, doğrunun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak Kur’anın indirildiği aydır.

Ramazan ayı her yönüyle birlik, beraberlik ve kardeşlik duygularının nazariyattan fiiliyata döküldüğü ve daha da güçlenerek pekiştiği bir aydır.

Ve bu ayla ilgili daha nice hikmetler var ki saymakla bitmez.

Her biri insanlara doğru, güzel ve iyiliklere götüren müeyyidelerden ibaret.

Kısaca mübarek Ramazan ayı, bin aydan daha hayırlı bir ay olarak, inananların kutsal saydığı mübarek günlerdir.

Tüm inananların Kutlu Ay kabul ettiği mübarek günleri huzur içerisinde geçirmeleri dileğiyle, Ramazanlarını gönülden tebrik ediyorum.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.